SON DAKİKA

Ahi’nin Vatan Hocası

Bu haber 23 Ekim 2018 - 15:16 'de eklendi ve 24 views kez görüntülendi.

Öyle garip bir şehir olduk ki.
Hasetlik, fesatlık, çekememezlik, çıkarcılık, menfaatçilik bazılarının içine işlemiş.
Benim dediğim olacak, çaldığım düdük diyen hödükler çoğalıyor.
Kimileri siyasi gücüne güveniyor, kimileri basın olduğuna.
Biri iyi bir şeyler yaptı mı, mutlaka altında bir ‘hinlik’ aranıyor. Çekememezlik, kıskançlık, hırs, hazımsızlık almış başını gidiyor.
İş yapanı yerden yere vuruyorlar.
İş yapmayanı ise göklere çıkarıyorlar.
Neden iş yapanla yapmayanı aynı kefeye koyuyorsunuz.
İşiniz iş yapanımı dövmek mi?
Güzel ve anlamlı bir atasözümüz var:
“Meyve veren ağaç taşlanır”.
Ne kadar özlü ve ne kadar manidar bir sözdür.
Meyve veren ağaç neden taşlanır diye hiç düşündünüz mü?
İşte konunun bu kısmı çok hassastır ve bunun birçok nedeni vardır.
Burada amaç çok önemlidir.
Amaç, en masumane şekliyle meyve yemek olup çok daha art niyetlere kadar uzanan ağacın dalını budağını kırıp meyve veremez duruma getirmeye kadar gider bu iş.
Amaç meyve yemekse amenna…
Komşunun ağacı güzel meyve vermiştir.
Senin bahçende de yoktur.
Birkaç tane de sen yersin.
Helal hoş olsun.
Amaaaa, sende olan ağaç komşuda da varsa ve sen komşunun ağacı meyve vermesin, sadece benim ağacım meyve versin, sadece bende olsun, etrafa benim meyvelerimi vereyim ve ben sağa sola yaranayım diyerek ağacı taşlarsanız, kolunu dalını kırmaya çalışırsanız işte esas “etik” diye bahsedilen ve “etik” kurallarına uymayan kısım budur.
İllaki meyve veren muz ağacını niye taşlıyoruz.
Neden yaramaz çocuklar gibi davranıyoruz.
Burada zararı hem ağaca, hem ide meyveye veriyoruz.
En çok da zararı ağaca verdiğimiz neden farkında olmuyoruz.
Amacımız meyve yemek mi, yoksa bağcıyı mı dövmek.
Amacımız meyve yemekse niye bağcıyı dövüyoruz.
Toplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kişiler neden kıskanılır, eleştiri ve saldırılarla karşılaşır.
Ahi üniversitesi son yıllarda Kırşehir’in parlayan yıldızı olmuş ve sürekli ön plana çıkmıştır.
Gözde olan bir kurumun yöneticileri de göz önünde olacak ve yapılan işlerden dolayı hak ettikleri takdirleri, taltifleri doğal olarak alacaklardır.
Yapılan başarılı çalışmaların ardından alınan takdirler ve taltifler tabidir ki, bürokrat olan yöneticilerin bir anlamda önlerini açacaktır.
Zamanı geldiğinde terfi etmelerine, daha iyi, daha yüksek mevkilere gelmelerine vesile olacaktır.
Bu devlet yapısında ve hiyerarşisinde çok da olağan bir durumdur.
İşte ahi üniversitenin yükselen binaların hali ortada…
Hep söyledim, söylüyorum;
Kırşehir özellikle üniversite adına şanslı bir dönem yaşıyor.
Rektör Vatan hoca ülke geneline örnek teşkil edecek yatırımları, hizmetleri birbiri ardına gerçekleştiriyor.
Hoca ve ekibi öyle ‘kapı duvar’ insanlar değil.
Makamlarında oturmayı sevmeyen, sürekli örgencilerin içinde olan, ‘halk adamı’ profili çizen insanlar…
Bugün bağ başı yerleşkesi şantiye haline gelmişse, yaşanılabilirlik seviyesi tavan yapmışsa bu tamamıyla rektör vatan hocanın ve ekiplerinin eseridir.
Vatan hocanın eksiği varsa hep birlikte daha güzelini yapmalıyız.
Böyle bir rektöre sahip olmak ise Kırşehir üniversitesi için büyük şanstır diyorum.
Zafer ÇAM

Zafer ÇAM
Zafer ÇAMzafercam@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.