SON DAKİKA

Besmeleli Alman Doktora Tezi

Bu haber 16 Haziran 2020 - 10:00 'de eklendi ve 1.694 views kez görüntülendi.

 

 

Sevgili okuyucularım, bir Alman üniversitesi tarafından kabul edilen doktora tezinin kapak sayfasında Bismillâhirrahmânirrahîm yazısı bulunabilir mi? Avrupa’nın süper gücü olursanız bulunabilir.

Söz konusu doktora tezi sıradan bir düşünürün çalışması değil. 1755’te Königsberg Üniversitesi’ne sunulan doktora tezi aydınlanma çağının büyük düşünürü olarak kabul edilen ve aydınlanmanın ilk açık seçik tarifini yapan Alman filozofu Immanuel Kant’a ait. O dönem Avrupa’da doktora tezlerinin başına bir Hristiyan geleneğine göre Latince olarak „in nomine Jesu“ (İsa’nın adına) veya „in nomine Dei“ (Tanrının adına) ibaresi yazılırdı. Kapak sayfasındaki yazılar aynı zamanda doktora ünvanının ilan edileceği toplantı için basılan davetiyede de yer alırdı. Bu davetiyeler o dönem doktora belgesi yerine geçiyordu. Kant‘ın doktora davetiyesinin en üst kısmında, yani kendisine doktor ünvanı ( Gradium et insignia) verilecek toplantı için basılan davetiyenin başında el yazısıyla Arapça harflerle yazılmış bir besmele ( „Bismi-llâhir-rahmânir-rahîm“) bulunuyor.

Bu durum Avrupa’daki ve Türkiye’deki birçok insanı şaşırtıyor. Bazıları inanmak istemiyor. Sadece sansasyon yaratmak için üretilmiş bir haber zannediyor. Modern düşüncenin felsefi temelini kuran bir düşünürün doktora tezi davetiyesinde, nasıl olurda İslâmî ve önemli bir ibare bulunur, diyorlar. Ve farklı yorumlar getiriyorlar.

Bu konuda iki önemli araştırma var. Birincisi Almanya’da yaşamış İranlı Profesör Abdoldjavad Falaturi’ye ait. Falaturi 1979’da yayınladığı „Immanuel Kants Doktorurkunde und der koranische Einleitungsvers: Bismillah ar-Rahman ar Rahim“ başlıklı araştırmasında doktora tezinin başındaki besmelenin sebebini açıklamaya çalışıyor. Sebep olarak o dönem Alman bilim adamlarının yüksek bilgi düzeyini ve Hristiyanlığa ait olmayan değerlere de

önem verdiklerini gösteriyor.

1993’te yayınlanan ve „Immanuel Kant und die ‚Basmala‘“ başlıklı ikinci araştırma, Kur’an-ı Kerim’i de Almancaya tercüme etmiş olan Şarkiyatçı Profesör Hartmut Bobzin’e ait.

Bobzin yazısında başka bilimsel araştırmalarda da besmelenin var olduğunu ve doktora tezine bir farklılık kazandırmak için besmelenin konduğunu ifade ediyor.

Kant‘ın doktora tezinin kapak sayfasındaki ve davetiyedeki besmelenin en önemli sebebi İslâm‘ın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun 16., 17. ve 18. yüzyıl Avrupa’sındaki yüksek statüsüdür. Bugün dünyanın süper güçlerinden birisi Amerika Birleşik Devletleridir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD süper güç olarak ortaya çıktığı için, yayılan Amerikan kültürüyle birlikte İngilizce de bütün dünyada bilim dili olarak kendini kabul ettirdi. Televizyonlarda açık oturumlara çıkan tartışmacıların kullandıkları kelimelere bakın. Mutlaka araya bir İngilizce terim katıyorlar. Bunu neden yapıyorlar? Çünkü İngilizce dünya çapında genel kabul gören bir bilim dili. Türkçe yayınlanan bilimsel makalelere bakın. Mutlaka İngilizce bir özet bulunuyor.

Yani her dönemin genel kabul gören bir kültürü ve dili oluyor. 18. yüzyıl Avrupa’sında

İslâm ve Osmanlı kültürü genel kabul gören, değer verilen, saygın bir kültürdü. 1683’teki Viyana kuşatmasındaki başarısızlığa rağmen Osmanlı’nın itibarı uzun süre devam etmiştir. Çünkü büyük imparatorlukların zayıflaması da uzun sürer. Osmanlı ordusu aslında Viyana’yı alacak güçteydi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın ihtirası yüzünden, yani daha çok ganimet

almak için şehre girme emrini geciktirince, Polonya ordusu yardıma yetişecek zamanı bulmuş ve Avrupalılar kuşatmadan kıl payı kurtulmuşlardır.

İslâm kültürünün itibarını çeşitli alanlarında görmek mümkün. 1987 senesinin temmuz ayında Bamberg Üniversitesi’ndeki bir sergiye gitmiştim. Serginin tanıtım afişinde Türklerle konuşabilmenin büyük bir mutluluk olduğunu belirten Almanca şöyle bir tarihi alıntı vardı:

„Ein glück für jeden fremden Mann,

Der selbst mit Türken sprechen kann.“

Türkçeye şu şekilde tercüme edilebilir:

Türklerle bizzat kendisi konuşabilen

Her yabancı adama ne mutlu!

Bu alıntı Türkçenin ve Osmanlı’nın itibarını gösteren en çarpıcı örneklerden biri. İslâmi kültüre gösterilen ilgi özellikle 1704 senesinde Avrupa’da Binbir Gece Masalları’nın yayılmasıyla büyümüştür. İslâmi kültürün üstünlüğünü Fransız yazar Montesquieu’nün 1721 senesinde yayınlanan İran Mektupları’nda da görmek mümkün. Meşhur komponist Mozart‘ın „Türk Marşı“ (Alla Turca) olarak bilinen bestesi başka bir örnektir. Mozart bu marşı 1783/84 senelerinde Viyana’da bestelemiş. Yani Kant‘ın hayatta olduğu yıllarda. Yine Kant‘ın hayatta olduğu yıllarda yaşayan ve Arapça harfleri okumayı öğrenen büyük Alman şairi Goethe’nin şu sözleri çok ilginçtir:

„Eğer Islam, Tanrıya teslim olmak demekse,

hepimiz İslâm’da yaşıyor ve İslâm’da ölüyoruz!“

(Wenn Islam Gott ergeben heißt,

Im Islam leben und sterben wir alle!)

Besmele’nin doktora tezinin kapağında yer almasının başka sebepleri de var: Kant‘ın İslâm kültürünü tanımış olması bunlardan birisidir. Kant‘ın İslâm alimleri İbn Rüşd ve İmam Gazali gibi İslâm alimlerinin eserlerini okuduğu tahmin ediliyor. Salt Aklın Eleştirisi adlı kitabında yer alan yöntem öğretisinde İslâmî prensiplerin izi görülür. 1827 senesinde bu yöntem öğretisi Vatikan tarafından yasaklanmıştır.

Kant‘ın yaşadığı Königsberg şehri Prusya Krallığı sınırları içindeydi. O dönem krallığın başında müslümanlara karşı hoşgörülü davranan kral Büyük Friedrich vardı. Büyük Friedrich Prusya ordusundaki müslüman askerler için 1732 senesinde Potsdam yakınında bir mescit inşa ettirmiştir. Bu mescit muhtemelen Almanya sınırları içindeki ilk mescitti.

Besmeleli ilk Alman doktora tezi Kant‘ın tezi değildir. 17. yüzyılda Jena ve Wittenberg Protestan üniversitelerinde de besmele kullanılmış. Mesela 1640 tarihli Theodor Hackspan’a ait doktora tezinde de besmele var.

  1. yüzyılın gözlüğünden dünyaya bakarsak, kültürümüzü ve dünyayı eksik tanımış oluruz. Kant‘ın deyimiyle gerçek bilgilere değil, sübjektif algılara dayanmış oluruz. Halbuki İslâm kültürü bir bütündür. Sadece bir yüzyıllık (yani 21. yüzyıl) geçmişi yoktur. 14 yüzyıllık bir geçmişi vardır.

Prof. Dr. Ünal ABALI

Prof. Dr. Ünal Abalı
Prof. Dr. Ünal Abalıerayofset@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.