SON DAKİKA

5 Ekim’de B20 Küresel Diyalog Toplantısı Yapılacak

Genel, Güncel, Manşetler, Özel Haber

Büyükannemin Fotoğraf Kutusu-1

Bu haber 04 Ocak 2019 - 9:44 'de eklendi ve 36 views kez görüntülendi.

Bir zamanlar büyükannemin, içine siyah-beyaz resimlerini koyduğu, piramit şeklinde bir fotoğraf kutusu vardı ve zaman zaman bunu çıkarıp bana, aile geçmişimize dair hikâyeler anlatırdı. Çünkü ona bir kitap yazacağımı söylüyordum ve kadın da hatıralarının, geleceğe taşınmasını istiyordu.

Sırlar daima sembollerin arkasında saklanır. İnsanlar tarafından kültürlere ve tarihsel kesite göre birçok sembol kullanılmıştır. Benim için de o yıllarda piramit kutu bir semboldü ve sanırım gerisinde, esrarlı bir şeyler sezinliyordum. Böylelikle yatılı bir okulda kalırken mahalle aralarında dolaşmayı nasıl seviyorsam, büyükannemi dinlemeyi de öylece seviyordum. Çünkü kadın bana fotoğrafların nerede ve nasıl vs. çekildiğine dair öyküleyici bir anlatım diliyle konuşurken, kendimi o eski insanların yerine koyar, hayal gücümün son sınırına varırdım. Sanırım romancılığımın gereği olan empati (duygudaşlık) yeteneğini de bu sayede edinmeye başladım ve kendimi başkalarının yerine koydukça, giderek, bir piramidin basamaklarını tırmanır gibi, ruhumun inceldiğini fark ettim. Diğer taraftan, bir zaman sonra hayal gücümü besleyen bu fotoğraflarla beraber, onlarla aynı gün çekilmiş, başka fotoğrafları da diğer akrabalarımda (teyze, dayı vs.) bulmaya ve hepsini, nedenini bilmeksizin, tıpkı bir fotoğraf hırsızı gibi albümlerden aşırarak biriktirmeye başladım. Çünkü fotoğrafları büyükannemin piramit kutusunun raflarına çekildiği tarihlere göre sıralıyordum artık. Evet, en eski fotoğrafı en tepeye koyacaktım. Şimdi düşündüğüm zaman, o piramit kutusunun tepesine doğru yaklaştıkça, kalbimi kasvetle dolduran bir hüzün ve zevk karışımının, ruhumu da giderek işgal ettiğini anlıyorum. Acaba hayatımızı tek bir düşünce ya da bir duygu etrafında birleştirmek mümkün müdür? Ömrümüzün de bir piramidin tepe noktasına yerleştirilmiş eski bir fotoğraf gibi, bir resmi olabilir mi? Ben tüm o garip şeyleri bunun için mi yapıyordum acaba, bilmiyorum. Fakat ister farkında olarak, isterse olmayarak, bir merkez arayışında olduğumu söyleyebilirim. Sonraları bu merkez arayışı, romancılığıma da çok tesir etti.

Kimi zaman da yaşlı kadınla dedemin divanına oturup, siyah beyaz düşünmemizi sağlayan, siyah-beyaz Türk Filmleri izlerdik. Gene bu sırada büyükannem, ayrıntılarını şimdi unuttuğum gizemli öyküler anlatırdı bana. Fakat öyküleri, tıpkı televizyondaki bu filmler gibi otomatik pilota bağlanmıştı; yani siyah-beyazdı, iyi hep iyi, kötüde hep kötüydü anlayacağız. Öyleyken zaten ben seksen yaşındaki büyükannemden, yalnızca büyükannem olmasını bekliyordum; bir yazar falan olmasını değil yani. Bununla beraber, bilirsiniz, sürüp giden hayatınıza baktığınızda durum hiç de siyah-beyaz değildir. Yani hayat, soruları çok daha karışık, bir labirentten (dolambaç) farksızdır.

Doğrusunu söylemek gerekirse geçmişten ve çocukluk hatıralarımdan pek çok şey taşıyan tanıdık ve çekici bir yığın eşyayla dolu o apartmanda,

hakikaten mutluydum. Gıcırdayan taban tahtaları ve büyükannemin Mekke’den getirdiği esans kokuları beni benden alır, kalbimi romancı yapacak, güneşle dolu, mutlu bir âleme fırlatırdı. Sanırım bu yoğun mutluluk beni büyükannemin hikâyelerine de çeken temel dürtüydü. Fakat acaba kadın nasıl olup da hala, o eski günlerin birçok ayrıntısını hatırlayabiliyordu ki? Bir gün bunun sebebini sordum ona. Hafızasının güçlü olup olmamasıyla alakasını öğrenmeye çabaladım. Cevap olarak hafızadan daha ziyade, fotoğrafların da bir dili olduğunu ve onların, sadece eski günlerin görüntülerini değil, duygularını da, bir fotoğraf kutusu gibi sakladıklarını söyledi bana. Böylece anladım ki duygular, hayatın temel gücüydü. Ve ufacık bir duygu parçacığı giderek büyüyüp, hayatımızı kaplayabilirdi. Bundan başka her ne olursa olsun artık, ruhumda bilinmez gizli bir güç harekete geçmişti ve ben bunun temel bir duygu olduğuna inanıyordum, ne olduğunu da mutlaka arayıp bulacaktım.

 

Tuncay AYMELEK
Tuncay AYMELEKtuncayaymelek@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.