SON DAKİKA

Çocuğun Sesi Olalım

Bu haber 07 Kasım 2018 - 8:07 'de eklendi ve 28 views kez görüntülendi.

Yine çocuk istismarının astronomik boyutlara eriştiğine dair bir haber insanın canını sıkmakla kalmayıp, toplum olarak bir yozlaşma sürecinde miyiz, sorusunu akla getiriyor.

Çocuk sevgisinin de yaşlıya saygı gibi lafta kaldığı anlaşılıyor. Çocuk istismarı sadece Türkiye’de değil, diğer ülkelerde de yaygınlaşmaya devam eden büyük bir sorun olarak dikkat çekmektedir.

Çocuk istismarına yönelenler arasında her kesimden insana rastlıyoruz. Bunların arasında en popüleri Katolik Kilisesi’nde yaşanmış ve hala yaşandığına inanılan çocuk istismarıdır. Öyle anlaşılıyor ki, din adamı olmak, çocuk istismarına yeltenmiyor, anlamına gelmemektedir.

Binlerce çocuğun istismar edildiğinin kanıtlanmasının ardındanönce susan, ama kamusal baskıya dayanamayıp konuşmaya başlayan Katolik papazlar, onlarca yıldırbinlerce çocuğa cinsel taciz ve istismar uygulamışlar.

Arttık saklanacak bir şey kalmadıktan sonra harekete geçen Papa ve Kardinalleri özür dilemek zorunda kaldı. Ama kuru bir özürle olmaz. Bunun suçları cezalandırılmalıdır ve bunun koşulları ortadan kalkmalıdır.

Hıristiyan dünyası çocuk istismarı ile çalkalanırken, bizim de “masum” olmadığımızın kanıtları aratarak ortaya çıkıyor. Sadece bizim eksikliğimiz, çocuk istismarı sorununun, medyatik alanda sıkışıp kalmasıdır. Halbuki çocuk istismarınıtabulaştırmak yerine tartışmaya açmak gerekir.

Katolik papazların istismar ettiği, bugün orta yaşlı kişiler yaşadıklarını anlatırken olayın etkisinden hala kurutulamadıkları görülmektedir. Sesleri titriyor, gözleri doluyor, hıçkırarak ağlıyorlar. Aralarında hem erkek hem de kadınlar var. Bir kısmı psikolojik tedavi görüyor. Başından geçenleri anlatamamış olanların durumu daha fena. Onlar şimdi, diğerlerinden aldıkları cesaretle yavaş yavaş ortaya çıkıyorlar.

Bunu örnek almamız gerekir. Bizim de suskun, cinsel taciz kurbanı konuşmayan çocuklarımızın olabileceğini dikkate almamız gerekiyor. Onları konuşturmalıyız.Ancak o zaman sorunun boyutlarınıgörebiliriz.  Bu çocuklar hep çocuk olarak kalmayacak. Onlar da bir gün çocuk sahibi olacak.İçlerindeki bu sonsuz acıyı ise kendilerine, ailelerine ve topluma ne şekilde yansıtacakları belirsizdir.

Hiç olmazsa bunu düşünelim ve dile getirelim ki toplum olarak duyarlılığımız artsın ve çocuk istismarı sansasyon haber olmaktan kurtarılıp, çözüm aranan bir probleme dönüşsün. Çünkü çocuğu sevdiğini söyleyip, çocuk istismarına duyarsız kalmak, pek hayra alamet değildir.

 

Avatar
Prof. Dr. İsmail TUFANismailtufan@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.