SON DAKİKA

Biz Yaptık, Oluyor!

Bu haber 24 Kasım 2018 - 9:42 'de eklendi ve 30 views kez görüntülendi.

Araştırmalarda örneklem seçimi üvey evlat muamelesi görmektedir. Genellikle örneklemin seçiminde kullanılan yöntemin adı verilmektedir. Ama ilkeleri, ardındaki teori ve uygulanışı konusunda aktarılan bilgiler yetersiz kalmaktadır. Örneklem, anket yöntemi ile gerçekleştirilen araştırmaların bulgularında çok önemli rol oynamaktadır. Araştırma birimlerinden (deneklerden) hareket edilerek ana kütle (popülasyon) hakkında bilgiye erişmek, örneklemle ilişkilidir. Örneklemin seçiminde kafanıza göre takılamazsınız. Bunu yaparsanız, o zaman şu bilinen fıkraya benzer: Camide vaaz veren imam, “abdestsiz namaz kılınmaz” deyince, oradakilerden biri söz ister ve çekingen bir şekilde, “ben kılıyorum oluyor” der. Örneklemin de kuralları vardır. Bu kurallara uymazsanız, araştırmayı yaparsınız, ama bulgularınızın sadece o örneklemle sınırlı olduğunu da bilmeniz gerekir. Eğer bulgularınızı popülasyona aitmiş gibi gösterirseniz, o zaman birileri çıkar ve parmak kaldırıp, “böyle olmaz” der.

Ülkemizde yeni bir bilim dalı olmasına rağmen gerontolojinin öncelikle uygulamaları kamuoyunda git gide daha çok tanınmaktadır. Ama bunların ardındaki teoriler ve yöntemler konusunda kamuoyuna aktarılan bilgiler yetersizdir. Buna karşın anket kavramına halkımızın bir aşinalık kazandığı söylenebilir. Kamuoyu öncelikle seçim anketi ile bu kavramı tanımıştır. Ama seçim anketlerinin bilimsel niteliği yoktur. Bilimsel araştırmalarda standartlaştırılmış yöntemler arasında yer alan anketin ardındaki teorik varsayımları bilenler de çok azdır.

Gerontoloji, sosyal bilimlerin yöntemlerini kullanmaktadır. Verileri standartlaştırılmış anket başlığı altında toparlayabileceğimiz yöntemlerle bir örneklem üzerinden toparlanmıştır. Okuyucuların birçoğu örneklemin bir ana kütleden seçilen araştırma birimlerinden meydana geldiğini bilecektir. Sosyal bilimciler için örneklem seçimi rutin işler arasında yer almaktadır. Ancak örneklem seçiminde kullanılan kompleks tarzların rutinleşmesi araştırmalar açısından da bazı tehlikeleri beraberinde getirmektedir. Bunlardan biri örneklem kalitesinin metodik güvenilirliğin kriteri olarak görülmesidir. Örneklemin seçimi, anket ve analiz, araştırma sürecinin birer parçasıdır. Araştırma kapsamında cevaplanacak sorulardan bağımsız olarak değerlendirilmemelidirler. Fakat uygulamada buna dikkat edilmemektedir. Metodolojik literatürde kabul edilemez olarak nitelendirilen durumlara sıkça rastlanmaktadır (Scheuch1974).

Örneklemden yola çıkarak popülasyon üzerine çıkarımlar ortaya konulan yöntemlerden hepsinin güvenilir olduğu da söylenemez. Çıkarım yöntemi ve konsantrasyon prensibine göre seçim yöntemi, araştırma nesnesinde ekstrem ve birbirinin zıttı bağıntılarda güvenilir sonuçlar verir. Uzunca süre bilinçli seçim yöntemi (purposive selection) özellikle resmi kurumların istatistiklerinde önemli rol oynamıştır. Fakat bu yöntemin en zayıf yönü sübjektiflikle ve belli bir zamanda yapısı bilinen vakalarla ilişkili olmasıdır (Scheuch1974).

Bilinçli seçim yöntemlerinde olduğu gibi kota yöntemi de araştırılacak birimlerin seçiminde kolaylık sağlar, ama bulguların güvenilirliğini azaltır. Çünkü bu yöntemde de birimlerin seçiminde sübjektiflik rol oynamaktadır. Ardında ticari amaç olmayan araştırmalarda en çok olasılıklı seçim yöntemi tercih edilir. Popülasyon birimlerinin kontrollü bir olasılıkla örnekleme seçilme şansı vardır. Kontrollü demekle, birimlerin seçiminin gelişigüzel

olmadığını söylemek istiyoruz. Yapılanmış bir popülasyondan birimlerin olasılık teorisine bağlı olarak belli bir plana uyularak seçildikleri anlamına gelmektedir. Bu tür örneklemlerde seçim hatasını da hesaplamak mümkündür. Örnekleme giren birimlerin seçimi belli bir plana uyularak gerçekleştirildiği için sübjektiflik sorunu da ortadan kalkmaktadır. Öte yandan popülasyon özelliklerinin dağılımı hakkında minimal bilgi yeterlidir veya hiçbir bilgi olmasa da olasılıklı seçim yöntemlerinden bazıları açısından bu önemli bir dezavantaj değildir. Fakat yaşam koşulları veya benzer durumlar hakkında bilgi gereklidir. Ama bu bilgilerin sayısal değer olarak mevcut olması da gerekmez. Böylece olasılıklı seçim yöntemleri evrensel nitelikli yöntemlerdir (Scheuch1974).

Ülkemizde gerontolojik araştırmalar yaygın değildir. Buna karşın herkes yaşlanma ve yaşlılık hakkında söz söyleme hakkını kendinde görmektedir. Hayatında bir tek yaşlıyla görüşmemiş, bir kere olsun gerontolojik eser okumamış, gerontolojik bulguların nereden geldiğini merak etmemiş olan kişiler bile kamuoyunun önünde yaşlanma ve yaşlılık olguları hakkında bilgi(!) vermektedir. Biz “böyle olmaz” dedik, onlar “biz yaptık oluyor” diyorlar.

Avatar
Prof. Dr. İsmail TUFANismailtufan@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.