Firavunlar Ülkesi Mısır | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

“Gün Birlik Olma Günüdür”

Genel, Güncel, Manşetler

Firavunlar Ülkesi Mısır

Bu haber 01 Mart 2019 - 9:23 'de eklendi ve 17 views kez görüntülendi.

Zaman zaman Yusufları, Musaları barındırsa da genelde Firavunları ile anılmakta olan bir ülkedir Mısır. Tarih boyu olduğu gibi yine bu çağda Firavunları hüküm sürüyor. Zulümlerini işlemeğe, canlar yakmaya, Müslümanlara kan kusturmaya devam ediyor. Ne yazık ki dünyanın üçte bir nüfusuna sahip Müslümanlar olarak, cılız bir kısım ah vahların dışında bu zulmü durduracak bir adım atamıyoruz. Mazlumların feryadı arşı alayı titretiyor. Duyuyoruz lakin bize sıradan gibi geliyor. Artık Müslümanların ölümü sıradanlaştı. Her gün duyar olduğumuz bu haberleri olağan gibi algılamaya başladık.

Eskiden sanki biraz daha duyarlıydık. Şehirlerin merkez yerlerinde, kalabalıklar halinde toplanır, protestolar yapar, “kahrolsun zalimler” diye haykırırdık. Yapılan zulümleri ciddi ciddi dile getirir, dünya kamu oyunu, kamu vicdanını harekete geçirir, mazlumların sesi olduğumuzu, onlar için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olduğumuzu dile getirirdik. Bütün Müslüman ülkelerde buna benzer zalimleri telin mitinkleri olur, zalimlerin sınırlı da olsa geri adım atmaları sağlanırdı. Şimdi müslümanların sesleri iyice kısıldı. Artık o cılız sesleri kimse ciddiye almaz oldu. Zira o zalimlerin anlayacağı dilden konuşmuyoruz. Günümüz dünyasında zalimlere alkış tutanlar daha fazla. Zalimlerin ve firavunların egemen olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Müslümanlar olarak iyice bireyselleştik. Cemaatlerin, sendika ve derneklerin fazlaca bir önemi kalmadı. Buralar artık siyasi nüfuz sağlama, bir kısım menfaatler devşirme mekanları olmaya başladı. Artık buralar atlama tahtası görevi icra eder oldu. İnsanların çoğu artık buraları gereksiz ve fantazi olarak görüyor. Toplumları harekete geçirecek fazlaca bir etkileri kalmadı.

Oysa bu kuruluşlar maşeri vicdanı harekete geçirecek ciddi ve ses getiren, halkta yankı bulacak eylemler yapmalılar. Bir zulüm veya hak ihlalleri söz konusu olduğunda hemen müdahil olmalı ve güçlü bir şekilde varlığını hissettirmelidirler.

Müslümanlar olarak biz bu hale nasıl geldik. Neleri ihmal ettik diye ciddi ciddi kafa yormalıyız. Bu durum hafife alınacak bir durum değildir. Bu, “neme lazım”cı tavır bir toplumun iflasıdır. Isınmakta olan suya atılan kurbağaya döndük. Piştiğimizin farkında değiliz. Farkına vardığımızda ise iş işten geçmiş oluyor. Bu zulümler karşısında uykuları kaçması gereken, bütün imkanları seferber ederek bu zulüm ateşini söndürmek için dünyayı ayağa kaldırmak, dünyayı zalimlere dar etmek gerekirken, adeta hiçbir çaresi olmayan acizler gibi ah vah demekle yetiniyoruz.

Ayrıca bu firavun yönetimlerinin işlerini onlara süslü gösterecek ve onların zulmünü alkışlayacak, hatta onlara methiyeler dizecek sözde alim, belam ve kitap yüklü merkepler de mevcut.

Mısır da İslami bir hareket olan, hiçbir zaman şiddete ve teröre bulaşmadan islami tebliğ yapan ve kısa zamanda halk tarafından benimsenip büyük taraftar bulan “müslüman kardeşler” hareketini ve onların taraftarlarını, terör örgütü ve hariciler gibi niteleyip, onların Mısır da yaşamaya haklarının olmadığını, hatta öldürülmelerinin caiz olduğunun fetvasını veren de sözde bir müftüdür. Bu müftü El Ezher üniversitesinde hocalık yapmış, o zamanın firavunu Hüsnü Mübarek tarafından Mısır baş müftüsü olarak atanmıştır.

Bu tür Belamların fetvalarıyla iyice azgınlaşan Firavun Sisi nin asker ve polisleri zlümlerini artırdıkça artırıyorlar.

Mısır halkının kendi oylarıyla cumhurbaşkanı seçtiği, “Müslüman kardeşler” üyesi Muhammet Mursi ye karşı yapılan darbeyi protesto etmek için Rabia meydanında toplanan halkı, kurşun yağmuruna tutarak en az üç bin insanı o meydanda katlettiler. Tutuklanan Müslümanlara da zindanlarda akıl almaz işkenceler yaptılar. Elektrikli işkencelerle o Müslümanlara işlemedikleri bir kısım suçları zorla kabul ettirip, sözde mahkemelerde yargılayarak idamlarına hükmedip alel acele o masum insanları infaz ettiler ve etmeye de devam ediyorlar.

Sözde demokrat ve insan hakları savunucusu batı ülkeleri ve onların kuklaları olan birçok İslam ülkelerinin zalim yöneticileri de, terörle mücadele adı altında, darbeci Sisi yönetiminin bu zulümlerine alkış tutuyorlar.

Bu tür katliamlar hayvanlara karşı yapılsa, hayvan severler ayağa kalkarlardı. Demek ki hayvan severlerin gözünde bu Müslümanların havanlar kadar değeri yoktur.

Müslümanların izzet ve şerefini yine Müslümanlar korur. Müslümanlardan başkasından böyle onurlu bir davranış beklemek safdillik olur.

Burada yüce kitabımız Kur an ı kerimin Enfal suresi 73.cü ayetini mealen biraz da yorumu ile birlikte vererek bitirmek istiyorum.

“İnkar edenler (doğal olarak) birbirlerinin (yardımcıları, koruyucuları, müttefikleri ve) dostlarıdırlar. Eğer siz de (kendi aranızda) böyle (organize olmuş güçlü ve etkin bir toplum oluşturmak için üzerinize düşeni) yapmayacak olursanız, yeryüzünde (baskı ve zulüme dayalı rejimler boy gösterecek, kan ve gözyaşı asla dinmeyecek, bütün dünya korkunç) bir fitne (ve imansızlık akımı dalga dalga saracak) ve (böylece) büyük bir (kargaşa, anarşi,yozlaşma ve) fesat baş gösterecektir.”

O Müslümanlara Allah ta rahmet diliyorum. O şehitlerin kanları elbette yerde kalmayacak, yeni İslami hareketlere can suyu olup, hayat vermeğe devam edeceklerdir. Zalimler için yaşasın cehennem diyorum. Selam ve dua ile…

 

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.