SON DAKİKA

Güzel ve Boş Laflarla Yaşlılık

Bu haber 08 Aralık 2018 - 9:41 'de eklendi ve 53 views kez görüntülendi.

Hazzetmiyorum. Güzel söz söyleyeni hazzetmiyorum. Güzel denilen sözlerin güzel olmadıklarını, aksine çirkinlikleri ve daha beteri bilgisizliği gizlemek için söylenmiş sözler olduklarına inanıyorum. “Gelecek kafada başlar” lafı bunlardan biridir. Kimin geleceği kafada başlıyor? Çoğunluğun geleceği, henüz onlar dünyaya gelmeden önce belirlenmiştir. Kim geleceğin kafada başladığını söylüyorsa, onun gizlemek istediği bir şeyler vardır. Gelecek, eylemlerle başlar. Sen istediğin kadar düşün, eğer icraat yoksa, hiçbir şey başlamaz. Gün uzadıkça gazel okuyanlardan olmayalım. Uzun yaşıyoruz, ama kaliteli yaşıyor muyuz? Bilgi çağında yaşıyoruz, ama bilgili miyiz? Yaşlılar çoğalıyor, ama yaşlılık yaşanmaya değer bir yaşam dönemi midir?

İcraat yok, konuşan çok. Yaşlılara ev hayvanı iyi geliyormuş. Yaşlılara “gelir” daha iyi gelir. Gelirsiz yaşlılara ev hayvanı lazım değil, onlara ilgi lazım. Kaderlerine razılar ama kadersiz olmamalılar. Sesleri çıkmadıkça kimse tınlamıyor. Samsun’un Bafra ilçesinde yollar çok iyi olduğu için 72 yaşındaki adamın evinin önü yağmur suyu ile dolmuş. O da ne yapsın, almış eline bir kürek, suyu dağıtmaya çalışıyor. O anda bir araba hızla suyun için dalıyor ve yaşlı adamın üzeri sırılsıklam oluyor. Bunun üzerine yaşlı adam hızla gelip geçen arabanın arkasından bağırıyor. Araba aniden fren yapıyor ve geri geri gelip yaş adamın önünde duruyor. Arabadan genç bir adam inip yaşlı adamı yere yatırıp defalarca yumrukluyor. İşte, kültürümüzde yaşlıya saygı var diyoruz, ama içimizde böyle orman kaçkınları da çıkıyor. Sonra da polise ifade verirken, paçayı kurtarmak için sözde pişman olmuş tavırları takınıyor, mahkemede iyi halleriyle hâkimi etkilemeye çalışıyor. Yaşlıya kötü, hâkime güzel sözler! Güzel söz söyleyenler boş laf ediyor. Yaşam süremiz uzuyor, ama hayatını boş laflarla geçirenler çoğalıyor. “Libya nerede?” diye soruyor röportajı yapan gazeteci. Cevaplardan bazıları: “Kuzey Irak’ta” veya “Hiç gitmedim bilmiyorum” veya “Akdeniz kıtasında”.

Her dört yaşlıdan biri gündelik yaşamında yardıma ve bakıma ihtiyaç duymaktadır. Alzheimer hastası yaşlıların sayısı 500-600 bin civarındadır. Her 10 yaşlıdan 3’ü gelirsizdir. Yaşlısına bakan kadınların bedensel ve ruhsal sağlıkları bozulmaktadır. Bakım parası genelde bakım için değil, amacının dışında kullanılmaktadır. Kimi yaşlılar şiddete maruz kalıyor, ihmal ve istismar ediliyorlar. Bir bayan hekim 82 yaşındaki adamı polise şikâyet edip, yaka paça hastaneden attırıyor, adamcağız kalp krizi geçirip ölüyor ve açığa alınan bayan hekim ölen yaşlıdan davacı oluyor. Sonrada “Yaşlıya Saygı Haftası” kutlamaları düzenliyoruz. Bu etkinlik döneminde yaşlılar hakkında güzel sözler söyleniyor. Yaşlıları sözde “başımızın tacı yapıyoruz.” Halbuki hiç olmazsa sözde kral olmalıydılar. Taçsız krallar! Yaşlılara “gönül tahtında” yer ayırıyoruz, ama toplumda yer ayırmak aklımıza gelmiyor. Dedim ya hep boş ve güzel laflar. Kaç seçim gördük, bir tanesi bile yaşlılara tek söz etmedi. Yaşlıların hangi sorunlarını ve nasıl çözeceğini anlatmadı. Çünkü seçmen olarak bile dikkate alınmadılar. Türkiye’nin gündeminde ne yaşlı insan ne de yaşlanan toplum var.

Bilgi toplumu olamadık ama oyun toplumu olduk. “Survivor” ve “Kim milyoner olmak ister?”, “Yetenek Sizsiniz”, “Ben Bilmem Eşim Bilir”, “Aileler Yarışıyor”, “Bir Milyon

Canlı Para”, “Pasaport” vs. Bu kadar işsiz yaşlanan insan var, zamanı nasıl dolduracak? İşte böyle safsata oyunlarla. Atalarımız ne demiş? “Deliye her gün bayram”. Vur patlasın çal oynasın, hayat öyle de böyle de geçer. Yakında Kurban Bayramı var. Kestiğiniz kurban etinden birazını da yoksullara, özellikle yoksul yaşlılara verin de, hiç olmazsa sevaba girin. Yaşlısı aç yatarken kendisi tok olana ben Müslüman diyemem.

Avatar
Prof. Dr. İsmail TUFANismailtufan@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.