Hayat Bir İmtihandır | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

“Gün Birlik Olma Günüdür”

Genel, Güncel, Manşetler

Hayat Bir İmtihandır

Bu haber 07 Mart 2019 - 9:08 'de eklendi ve 20 views kez görüntülendi.

Dünya bir imtihan alanıdır. İmtihanın nasıl olacağına ise, onun sahibi yüce Allah karar verir. Bu sebeple irademiz dışında gelmiş olduğumuz bu dünya hayatında bizi nelerin belediği, nasıl bir ortamda vücut bulacağımız tamamıyla takdir-i ilahidir. Yüce Allah bizi var olduğumuz şartlar içinde ve verdiği nimetlerle her an sınamaktadır. Nimetlerini kimi zaman azaltır, kimi zaman çoğaltır. Karşımıza bazen çok olumlu bazen de çok olumsuz şartlar çıkarır ve bu şartlar karşısında bizim nasıl bir tavır takınacağımıza bakar. Acaba şükredenlerden mi olacağız yoksa nankörlük edenlerden mi?… Esas mesele budur.

Yüce Allah kullarına karşı çok merhametlidir. Onları imtihan ederken, verdiği akıl ve iradeyle, karşılaşacakları imtihanlarda nasıl başarılı olacaklarının yollarını da göstermiştir. Bununla birlikte yol gösterici olarak numune-i imtisaller olan Peygamberler göndermiş, o yüce insanları örnek almamızı, onlardaki iyi hasletleri iyi izlememizi ve bu sayede dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmemizi istemiştir.

Çok iyi şartlarda dünyaya gelen, dünyada bir insanın ulaşabileceği en yüksek makamlara ve imkânlara ulaşan ve yine de tevazu ve kulluğu elden bırakmayan Hz. Süleyman bize örnek olarak sunulmuştur.

Yine çok olumsuz şartlarda dünyaya gelen, çoluk çocuğunu, malını mülkünü kaybeden, kendisi de amansız bir hastalığa yakalanan fakat bütün bunlara rağmen asla asi olmayıp Allah’a kulluğundan asla vazgeçmeyen Eyyub (a.s.) örnek olarak sunulmuştur.

Bir Müslüman olarak, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i anlayarak okuduğumuz zaman; bütün peygamberlerin farklı zamanlarda ve farklı şartlarda yani, insanların muhtemel olarak karşılaşabilecekleri olumlu ya da olumsuz şartlardan birinin içinde bulunduklarını görürüz. Ve onların bu olumlu ya da olumsuz durumlar karşısında sergiledikleri tavırlar, bizlere yaşanmış örneklikler olarak sunulur. Bizler onların hayatlarına bakarak, iyi ve de kötü zamanları, şartları karşılamanın Müslüman’a yakışan yollarını öğrenmiş oluruz. Ve kurtuluşumuzun bu örneklere tabi olmamıza bağlı olduğunu yine yüce kitabımızdan öğreniriz.

Rabbimiz, yüce kitabında bahsettiği peygamberleri ve onların gönderildiği kavimleri ve o kavimlerle mücadelelerini, sadece bizim tarih merakımızı gidermek, bizi tatlı kıssalarla oyalamak için anlatmamıştır. Onları okuyup anlamamızı, örnek ve ibret almamızı, iyilerin ve kötülerin akıbetlerinin nasıl olduğunu bilerek akletmemizi ve hayatımızı bu doğrultuda şekillendirmemizi istemektedir.

Çok olumsuz şartlarla karşılaşan bir peygamber olan Hz. Eyyub (a.s.)’un kıssasını ve onun ortaya koyduğu örnek kulluğu kısaca aktararak sözlerimi sonlandıracağım.

Eyyub (a.s.), Kur’an’da adı geçen ve Allah’ın kendisine ilim ve hikmet verdiği bildirilen peygamberlerdendir. En’am Suresi 84. Ayette buyrulduğu üzere Hz. Eyyub(a.s.), ağır bir hastalığa yakalanmış ve bu hastalıktan kurtulmak için Allah’ın merhametine sığınarak O’ndan şifa dilemiştir. Yüce Allah, duasını kabul etmiş, ayağını yere vurmasını, oradan çıkan su ile yıkandığında iyileşeceğini bildirmiş, böylece onu sağlığına kavuşturmuştur. Ayrıca ona, aile efradını ve bunlarla birlikte bir mislini daha vermiştir.

Kitab-ı Mukaddes’e göre; Allah’tan korkan, kötülüklerden sakınan kâmil bir insandı. Yedi oğlu, üç kızı vardı. Deve, sığır ve koyun sürüleri vardı. Zengin bir kimseydi. Daha sonra gerek tabii afetlerle, gerekse düşmanlarının saldırısına uğrayarak çocukları ile birlikte malı mülkü de telef oldu. Kendisi de ağır bir hastalığa yakalandı. Ancak o, bu afet ve felaketleri büyük bir sabır ve tevekkülle karşıladı. Daima Allah’a secde eder ve “Anamın bağrından çıplak olarak dünyaya geldim, toprağın bağrına da çıplak olarak döneceğim. Rab verdi ve rab aldı. Rabbin ismi mübarek olsun.” der, hastalıktan şifa bulmak için Allah’a dua ederdi. Allah onu sağlığına kavuşturdu. Kendisine, önceki çocukları sayısınca çocuk ve önceki malından daha çok mal verdi.

Eyyub (a.s.), hem aile efradını hem de malını mülkünü kaybettiği, ardından da amansız bir hastalığa yakalandığı halde büyük bir sabır ve metanetle; Allah’a kulluk görevini, halkı Hakka çağırma vazifesini aksatmamak için fevkalade bir gayret ve dikkat göstermiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Sabır denince akla hemen Eyyub (a.s.) gelir. Sabır, Eyyub (a.s.)’ın şahsında kemalini bulmuş, O, bu konuda insanlara en güzel örnek olmuş, sabrın; imanî bir sıfat ve insanî bir yetenek olduğunu göstermiştir.

Sabır imandandır ve Müslüman’ın potansiyel gücüdür. Sabır, en etkili duadır. Sonunda rahmet ufukları bulunan selamet kapılarının tek anahtarıdır.

Bu imtihan dünyasında karşılaşacağımız tüm musibetlerde “Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz” diyerek tam bir teslimiyetle O’na yönelmeli ve Eyyub (a.s.) gibi bir peygamberi bile çok ağır imtihan ettiğini düşünerek, O’nun gibi, Rabbe sonsuz bir teslimiyet göstermeliyiz.

Eyyub (a.s.)’la ilgili israiliyat kaynaklı çeşitli kitaplarda anlatıldığı gibi vücudu kurtlanacak derecede çirkin görünüşlü bir hastalığa uğradığı, yaralarını o kurtçukların rızkı sayarak temizlemekten kaçındığı, kesinlikle gerçek değildir. Hiçbir peygamberin, etrafındaki insanların nefret edeceği şekilde çirkin ve de kendisini insanları Hakk’a davetten alıkoyacak bir hastalığa yakalanmış olması makul değildir. Bu konuda, dinleyenleri, okuyanları acındırmak için aşırı sözler söyleyenler; bir peygamberin sabır derecesini gösterelim derken peygamber imajını zedelediklerinin ve İslam inancına ters düştüklerinin farkında değiller. Bu durum bir kez daha gösteriyor ki, dinlediklerimiz ve okuduklarımız neticesinde edindiğimiz malumatları Kur’an süzgecinden geçirmeden, onları imanımıza konu etmememiz gerekir.

Selam ve dua ile…

Süleyman FAYDALI

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.