SON DAKİKA

Genel, Güncel, Manşetler

Genel, Güncel, Manşetler

HZ. SÜLEYMAN VE YARALI GÜVERCİN

Bu haber 18 Mayıs 2020 - 17:02 'de eklendi ve 6.164 views kez görüntülendi.

 

                             

 

İnsanoğlunun yaşamında ibret dolu yaşanmışlıklar, hikâyeler, efsaneler vardır. Bu sözlü ya da yazılı anlatımlar bireylerin hayatlarının şekillenmesinde, inanç farizalarının gelişmesinde, ahlaki olgunluğa ulaşmasında önemli yer teşkil eder. Bu yazımda size Hz. Süleyman zamanında vuku bulan bir güvercin hikâyesinden bahsedeceğim.

Adamın biri yolda yürürken yol kenarında kanadı kırılmış, yerlerde sürünen bir güvercin görür ve güvercini aldığı gibi Hz. Süleyman’a götürür.

“Efendim.” der, “Bu güvercini yaralı bir hâlde buldum. Kanadını kırmışlar, uçamıyor.”

Tüm hayvanların dilinden anlayan, onlarla konuşan Hz. Süleyman güvercine sorar; “Senin kanadını kim kırdı?”

“Kılığıyla, duruşuyla inançlı görünümlü, kafası sarıklı bir insan, irice bir taşı fırlatarak kırdı kanadımı.”

Bunun üzerine o kafası sarıklı adamın bulunması için hemen talimatlar verilir, kısa bir aramadan sonra adam bulunur ve Hz. Süleyman’ın huzuruna getirilir.

Hz. Süleyman, adama kuşun kanadını neden kırdığını sorar.

Sözde inançlı gözüken adam bir çıkmaza girdiğini anlayınca hemen savunma mekanizmasını harekete geçirir.

“Bir yanlışlık oldu efendim. Amacım kuşun kanadını kırmak değildi.” dese de bu yaptığının bir suç olduğu aşikârdır.

Hz. Süleyman, adamın yaptığının yanlış olduğunu vurgulayarak güvercine sorar; “Neden kaçmadın bu adam geldiğinde?”

“Efendim, inançlı görünen bir insan asla kurda, kuşa, yerdeki karıncaya dahi zarar vermez. Çünkü inanan insan Yaradan’ın ne emrettiğini bilir ve onun yolundan çıkmaz. Ben de bu adamın giyimine aldandım ve kaçmadım.”

Hz. Süleyman her zaman adildir ve bu olayda da adilliğini gösterir. Verdiği karar kısasa kısastır. İnançlı görünen adamın kolu kılırılacaktır. Adamın zavallı bir hâle düşmesini gören güvercin yeniden söz ister.

“Efendim.” der, “Bu inançlı görünümlü adamın kolunu kırmayın.”

“Peki, ne yapalım?” diye sorar tereddütünü gizlemeyen Hz Süleyman.

Güvercin, inançlı görünen bu adamın üzerindeki kıyafetlerin çıkartılması, başka kuşların ve diğer mahlukatın dinî duyarlılığa haiz giyinenlere kanılmaması gerektiğini vurgular. Bunun üzerine güvercinin bu talebi yerine getirilir ve elbisesinden dolayı inançlı görünen adamın üzerindeki elbiseler çıkartılır, yerine başka elbiseler giydirilir.

Günümüzde de benzer örneklere rastlamak mümkündür. Din kisvesi altında Müslümanlığı para kazanma, dünyalığını kurtarma adına kullanan çok insane rastlamak mümkündür. Özellikle Ramazan televizyon kanallarının reytingini yükseltmek amacıyla boy gösteren madrabazlar sazlarını çalmakta fazla zorlanmazlar. Fakirlik edebiyatı yapar, aza kanaat etmeyi anlatırlar. Oysa o madrabazların bu kutsal ayda kazandıkları para üç garibanın başını sokacağı üç daire parası kadardır.

Müslüman, komşusu açken tok yatmayan insandır. Sakalla sarıkla Müslümanlık olmaz. Müslümanın başkasının malında, mülkünde, ırzında, namusunda gözü yoktur. Müslüman, tok gönüllüdür. Müslüman, ahlaklıdır. Müslüman, yaşantısıyla örnek olan kişidir. Müslüman, kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’deki Allah’ın emirlerini yerine getiren insandır. Müslüman adam kralın adamı değil adamın kralı olan adamdır. Bir dostum, amcasının üç kere hacca, birkaç kez de umreye gittiğinden yakınmıştı. Çevresinde o kadar aç, okumaya muhtah, kirasını ödeyemeyen insan dururken amcasının bunlara bakmayıp Arap Yarımadası hayaliyle yanıp tutuşmasına bozulmuştu. Güya amcası gitmeye o topraklara gitmeye doyamamış! Tamam haç dinimizin beş şartından birisidir git ümreni haccını yap dinin gereğini yerine getir Hem de sevabı çokmuş… Ne sevabı be! Böyle sevap mı olur Allah aşkına! Sevapsa görevini yaptın kalan imkanlarınla  Sen bir yetimi doyurma, sırtını sıvazlama, yeme, içme, para biriktir… Sonra ver elini Arap Yarımadası… Neymiş, kutsal topraklarmış! Neymiş, sevapmış! Tamam kutsalsa bir ker görev yapman için kutsal Yok öyle dava! Üç ker beş kere gitmek kutsallığını kaybeder  Dinimizi bu kadar ucuzlatamazsınız be ahmaklar!

Şahıs olarak “kutsal toprak” lafının da kullanılmasına karşıyım. Ben, Allah’ın yarattığı her şeyin kutsal olduğuna inanıyorum. Bir toprak parçasını ayırıp da burası kutsal topraktır demek, Allah’ın yarattığı diğer toprakların kutsal olmadığı intibaını uyandırır ki bu da bence Allah’a şirk koşmanın ta kendisidir.kaldıki Allahın yarattığı her belde kutsaldır!

Kıymetli okurlar, aslında Müslüman olmak çok kolay. Kur’an’ın emirlerine uyduğun zaman olay bitmiştir.

Giyimin, kuşamın, gösterişin Müslümünlıkla uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Dinimiz cahil kalmayı değil çağın gereklerine, teknolojiye ayak uydurmayı yani kısaca bilimi emreder.

Müslüman, hem akıllı hem de uyanık olmak zorundadır. Bu güzel dini kötülemek için özellikle Yahudilerin aramızda sızdırdığı ajanlara, ekranlara boy gösteren sözde din adamlarına itibar etmemek gerekir. İtibar edeceğimiz tek şey Allah’ın emirlerinin yer aldığı Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasakları, Peygamber Efendimiz’in de sünnetleridir.

Bu vesileyle tüm okurlara hayırlı Ramazanlar diliyorum.

GERÇEK İNSANIN KİMLİĞİ.

Kuranı    tanıyan    incitmez   kuşu,

Vicdanı   kör   olan   insan  olamaz.

İnsan bir melektir yaşar hep  huşu,

Nefsiyle   var  olan  insan   olamaz..

 

Boşuna gelmedin sen bu dünyaya,

Kaptırma nefsini boş  bir  rüyaya,

El açıp  da yalvar  yüce Mevla’ya,

Amacı   şer  olan   insan   olamaz…

 

Her can mukaddestir arşı alemde,

Hepsinin hakkı var levhi kelemde,

Mahşer de  kalırsın  kalbi elemde,

Şirreti   kâr  olan   insan  olamaz,

Taşıdığın   bu   can  sana  hediye,

Zalimlik  yaşarsın  gaflet ne diye,

Beklide  yaşarsın  insansın  guya,

Şeytana  yâr  olan  insan olamaz..

 

Duman oğlu derki ey insan düşün,

Habersiz   geliyor   boranın  kışın,

Vebali    büyüktür   attığın    taşın,

Arzusu  şer   olan    insan   olamaz…

Murat DUMAN 07.05.2020 ANKARA

 

Murat DUMAN

 

 

Murat DUMAN
Murat DUMANmuratduman@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.