SON DAKİKA

Genel, Güncel, Manşetler

Genel, Güncel, Manşetler

İlimden Kasıt Salih Ameldir

Bu haber 21 Kasım 2018 - 9:02 'de eklendi ve 105 views kez görüntülendi.

 

Müslüman’ın amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır. Yeryüzüne geliş amacımız budur. Ancak Allah’ın rızasını kazanmamız için evvela Allah’ı tanımamız, sonra da onun rızasını nasıl elde edeceğimizi öğrenmemiz gerekir. Bunlar birbiriyle bağlantılı konulardır. Cibril hadisi olarak meşhur olan “İman-İslâm ve İhsan” üçlemesi burada devreye giriyor. Bu üçleme müminin halini izah eden önemli bir ayrıntıdır.

İslam dairesine girmek için “iman” gerekiyor. İman her şeyin başıdır. O olmadan hiçbir şey olmaz. İmanın sağlıklı ve sıhhatli olması için salih amel gerekir. Salih amel, iman ettiğimiz İslam’ın emir ve nehiylerine uymak demektir. Bu konuda göstereceğimiz performans kulluktaki seviyemizi belirler. Müminlik vasfı bundan sonra devreye giriyor. Herkes Müslüman olabilir ama “mümin” olmak ayrı bir şeydir. Ne diyor Cenabı hak? “Ey iman edenler iman ediniz!”(Nisa, 4(136) Yani iman edenlerin de, ben Müslüman oldum diyenlerin de imana, imanlarını tazelemeye, kulluk görevlerinde kendilerini ispatlamaya, bedellerini ortaya koymaya ihtiyaçları vardır. Bedelin adı salih ameldir. Bedel ödemeden burada tutunmak zordur. Burada tutunmak için her şekilde tedbire ihtiyacımız vardır. Bunun içinde ilme yani okumaya mecburuz. Nelerden kendimizi koruyacağız, salih ameller nelerdir, neler değildir? Bunlar okumayla, araştırmayla, yaşamayla öğrenilecek, hazmedilecek mevzulardır. Onun için ilim öğrenmek kadın erkek herkese farz kılınmıştır. “Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın; hem dünyayı hem ahireti isteyen ilme sarılsın.” (Tirmizi)

 

İlim müminin zırhıdır. Bu zırhla kendini korur.  “İlim Çin’de de olsa gidip onu alınız” diyor Hazreti peygamber. Maddi ilim, manevi ilim hiç fark etmez. İlim insan içindir, insan da Allah içindir. Onun için ilim amaç değil araçtır. Amaca hizmet içindir. Amaç, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Varımız-yoğumuz, tüm mücadelemiz bunun içindir, bunun için olmalıdır. Mümin her şekilde savaştadır. Zahiri düşman yoksa manevi düşmanlar vardır. Nefis, şeytan, dünya sevgisi, şan-şöhret takıntısı vesaire bütün bunlar manevi düşmanlardır. Bütün bu şer cephesine karşı uyanık ve tedbirli olmalıyız. İlim bunun için vardır. Dışarıdan saldıran kâfire karşı tedbir aldığımız gibi içeriden saldıran kâfire karşı da tedbir almalıyız. Bu tedbirlerin cümlesine ilim denir. İlim, Zahiri ve Bâtıni olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki ilme de muhtacız. Tanka, topa, bombaya, uçaksavara ne kadar muhtaçsak, içeriden yani nefsimizden, şeytandan gelen saldırılara karşı da bizi koruyacak ilme muhtacız. Bu da batıni ilmin işidir. Nefisle mücadele konusuna girer. Nefisle mücadele, ona karşı koymaya, ondan korunmaya yönelik bir çaba içinde olmayı gerektirir. Bu çabaya mücahade denir. Mücahade nefis tezkiyesi demektir. Nefsini kontrol altına alamayan mümin olamaz. Nefisle mücadeleyi esas alan ilmin adı tasavvufturTasavvuf ilmi bunun için önemlidir. Nefis terbiyesi olmadan manevi olgunlaşma olamaz. Bu olgunlaşma öyle zannedildiği kadar kolay değildir. Hazreti peygamber bir savaş sonrası “Küçük savaştan büyük savaşa gidiyoruz” deyince ashap şaşırır. Şaşkınlığı şu sözlerle yatıştırır cenabı peygamber: “En büyük savaş (cihad) nefisle yapılan savaştır.”

Allah resulünün hayatı bizim için örnektir. Yolumuzun rehberi odur, onun sünnetidir. Sünnet Kurân’ın; tasavvuf sünnetin yaşanmasıdır. Büyükler tasavvufu “Allah Resulüne benzeyebilme sanatı” diye tarif etmişlerdir. Müminin tüm uğraşı bu olgunluğa ulaşmak içindir.  Bazılarının dillerine pelesenk ettikleri gibi tasavvuf keramet göstermek, havada uçmak, denizde yüzmek, olağan üstü haller peşinde koşmak değildir. Tasavvuf, Allah’a kul olmaya azmetmektir, kulluğu şuurluca yaşamaktır, ibadetlerden tat almaktır, severek yapmaktır. Mutasavvıfların, Allah dostlarının, mürşidi kâmillerin hayatı incelendiğinde hepsinin bu kriterlere riayet ettikleri görülecektir. Allah resulünün hilafına görünen hiçbir iş, eylem ve amel içinde olmamışlar, olanları da tasvip etmemişlerdir.

Bayezidi Bestami’ye veli bir kuldan söz ederler. O da madem veliyse gidip ziyaret edelim, der ve talebeleriyle birlikte o zatın evine doğru yola çıkarlar. Evine daha varmadan kendisini yolda görürler. Bayezidi Bestami yanındakilere hadi geri dönelim der ve dönerler. Yanındakilerin kafası karışır ve Bayezidi Bestami’ye niçin geri döndüklerini sorarlar. Bayezidi Bestami meğerse kendisini kıbleye karşı tükürürken görmüş. Şöyle der: “Kıbleye karşı tükürülmemesi gerekir hadisinden bihaber olan birisi evliya olamaz.” Şeriat, kıbleye karşı tükürülmez diyor. Evliya bu kurala uyan kişidir. İlmi yoksa da kalbi vardır.Evliya kalbiyle yaşayan kişi demektir. Kalbiyle yaşayan kişiye arif denir. Arif, edeb ve adap sahibidir. İşte insanı, kemal derecesine eriştiren, olgunlaştıran, zirveye taşıyan tasavvufi ruh budur. Bu ruh bugün müminin yitik malıdır, tez elden arayıp bulmalıdır. Bu imanımızın gereğidir. Bunun en basit ve anlaşılır tanımı salih ameldir. Bildiklerimizle amel etmektir. Kitap yüklü merkepler olmamak için salih amel işlemeliyiz. Allah, Kuran’ın birçok ayetinde iman ettikten sonra salih amel işleyenleri sevdiğini söylemektedir. Bizim görevimiz bu sevilenlerden olmaktır, olmaya çalışmaktır. Bizi salih amel işlemeye yöneltmeyen ilmimizi tekrar gözden geçirmeye ve kendimizi yeniden inşa etmeye mecburuz. Yoksa çabalarımızın hepsi boşa gidecektir. Ayinesi iştir (salih amel) kişinin lafa bakılmaz vesselam.

Abdulbari KARABEYESER
Abdulbari KARABEYESERabdulbarikarabeyeser@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hasan Fehmi ATAOĞLU10 Ocak 2019 / 13:24Cevapla

Sevgili Abdulbari, ilmin ve İlmiyle amel etmenin ehemmiyeti hakkındaki yazınızı sonuna kadar dikkatle okudum. Beğendim de ancak Zahir ilimlere misal olarak tank, top, bomba ve uçakta var gibi savaş aletlerinin isimleri yerine daha barışçıl olan Uzay mekiği, bilgisayar ve/veya benzeri insanlığa hizmete müteallik cihazatı zikretseydiniz keşke. Savaş ve ölüm kokan tüm nesnelerden artık midemiz bulanıyor. Hele senin gibi naif bir insanın daha daha hassas olması seni çok değerli gören ben ve benim gibilerin beklentisidir. Sağlık ve huzur dolu yarınlar diliyorum. Sevgilerimle.