İnsan İnsandır | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

“Gün Birlik Olma Günüdür”

Genel, Güncel, Manşetler

İnsan İnsandır

Bu haber 24 Nisan 2019 - 9:04 'de eklendi ve 19 views kez görüntülendi.

İnsan haddini bilmelidir. Zira insanın gücü sınırlıdır. Bazı insanlara olağanüstü güçler ve roller yükleyenler, onların da kendileri gibi bir insan olduğunu unutuyorlar. Allah dan vahiy alan peygamberlerin bile güçleri sınırlıdır. Onlar peygamberlik davasıyla ortaya çıkınca, onlardan olağanüstü isteklerde bulunanlar ( kur an ın ifadesiyle) şöyle dediler.

” Onlar: ” sen, dediler,bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”

“Veya senin Bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öğle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın”

” Yahut iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah ı ve melekleri gözünüzün önüne getirmelisin”

” Yahut da altından bir evin olmalı, yahut göğe çıkmalısın. Bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece göğe çıktığına da inanmayız” (İsra suresi 90-92.ayetler)

Bu istekler üzerine yine kur an ın diliyle Peygamber şöyle buyurdu.

“De ki Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece beşer Bir elçiyim. ( İsra suresi 93.ayet)

Bu akıl dışı istekler karşısında Peygamber ne buyuruyor.

Ben de sizin gibi bir insanım. Yani, Allah ın bana vahyetmesinin dışında, ben bir güce sahip değilim. Benim öğle Bir gücüm ve öğle Bir iddiam yoktur.

Şu ayetlere de kulak verirmisiniz:

“Ben size; Allah ın hazineleri benim yanındadır demiyorum, gaybı da bilmem, ben bir meleğim de demiyorum… ” (Nuh süresi 31.ayet)

” De ki: “Ben Allah ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette dana çok hayır yapmak isterdim. Ve bana hiçbir fenalık da dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”(A’raf süresi 188.ayet)

Söylediği şeyler çok açık. Ben de sizin gibi bir insanım, gaybı bilmiyorum. Şayet gaybı bilseydim, gelecekte başıma gelecekler için tedbirler alırdım. Ve başıma kötülükler gelemezdi.

-Zira, Taif de taşlanacağını bilseydi oraya gitmezdi.

-Uhud da yenileceğini bilse, önceden tedbirini alırdı.

-Bi’ ri mauna da 70 tane seçkin hafızın katledileceğini bilse, o güzide sahabileri oraya göndermezdi. Vs…

Aklını yeterince kullanamayan veya aklını devre dışı bırakan bir sürü gruplar var. Üstadlarını, hocalarını, şeyhlerini olağanüstü güçlerle tavsif ediyorlar. Onları görüp gözettiklerini, ihmal ettikleri görevlerini onların tamamladığını, başlarına gelecek bazı kaza ve belaları onların engellediğini, yatağında iken cephede düşmanla çarpıştığını, savaşan askerlere yardımcı olduğunu… Adeta bir tür uyduruk masallar ve uyduruk rivayetleri anlatırlar. Ve bunlara imanın şartları gibi inanırlar. Siz bunara itiraz etseniz, sizi inançsızlıkla suçlarlar. Oysa ki insanı insan olmaktan çıkaran ve onlara ilahi birtakım güçler yüklemek sapkınlığın ta kendisidir. İstikame üzere olmak, olağan üstü güçlere sahip olmak değildir.

Özellikle İslam ülkelerinde aklını kullanmayan tembel insanlar, kendilerinin ihmalleri yüzünden başlarına gelen musibetleri, üzerlerine çöken kara bulutları, olağanüstü güçlere sahip birilerinin gelip düzelteceğine inanırlar. Hatta böyle birierini hayal edip beklerler. Mehdi ve İsa beklentisi böyle bir tembelliğin ürettiği bir inançtır.( Allah rahmet eylesin.Aliya İzzet Begoviç böyle diyor.) Akıllarını başlarına alıp, sünnetullaha uyarak problemlerine çözüm üretmedikleri sürece, Allah ın lutfettiği yetenekleri ve imkanları harekete geçirmedikleri sürece, daha beter musibetlerle yüz yüze gelecekleri bir hakikattir. Bekledikleri hiymenler de asla gelmeyecektir.

Türkiye deki laik kesimler de aynı bağnazlığa ve tembelliğe sahipler. Onlar da M. Kemal e aynı, olağanüstü güçlere yüklerler. Onu adeta bir yaratıcı gibi görürler. Gölgesinin üzerlerinde dolandığına inanırlar. Onun da bir insan olduğunu, gücünün sınırlı olduğunu düşünmezler. Şayet gücü yetseydi kendi ömrünü uzatırdı. Oysa kullandığı aşırı alkol yüzünden, amansız bir siroz hastalığına yakalanmış, o hastalıktan kurtulmayı başaramamış, ilahi iradeye teslim olup 57 yaşında dünyadan göçmüştür. Ömrünü uzatamamıştır.

Türkiye de hatta İslam dünyasında gerek İslami kesim, gerekse dini hayat dışına iten laik kesim, aklını yeterince kullanmamakta, tembelliğine çeşitli bahaneler üretmekte, başlarına gelenlerden hep başkalarını sorumlu tutmaktadırlar. Kendi tembellik ve ihmalkarlıklarını hiç hesaba katmıyorlar.

Oysa Yüce Allah: ” Başlarınıza gelen musibetler hep ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir. Yinede Allah çoğunu affeder.” (Şura süresi 30.ayet) buyuruyor.

Birilerini putlaştırmayı, onlara olağanüstü güçler yükleyerek gereksiz beklentileri bir tarafa bırakarak gerçek başarıları konuşalım. Başarının yollarını arayalım. İlme, irfana yönelelim. Rabbimiz in sağlam ipine sarılarak gerçek izzet ve şerefin, onurlu yükselişin ancak sırat ı müstakim olan İslam a tâbi olmakla, onun emirleri doğrultusunda hareket etmekle mümkün olacağını unutmayalım. Selam ve dua ile…

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.