Kaybolan Yanımız | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Kaybolan Yanımız

Bu haber 04 Aralık 2019 - 9:07 'de eklendi ve 32 views kez görüntülendi.

“Çağımızın en büyük hastalıklarından biri nedir?” diye sorsalar, hiç düşünmeden duyarsızlık derim. Duyarlılık, İngilizce bir kelimedir. Bizdeki karşılığı hassasiyettir. Dünya yıkılsa, yer yerinden oynasa umurumuzda değil. Tıpkı Orhan Veli’nin dediği gibi:

Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya!”

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyoruz. Ne garip bir anlayış! Müslüman’a yakışmayan ruh hali! Müslüman duyarlı olmak zorundadır. Çevresine karşı körleri ve sağırları oynayamaz. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” demiş Efendimiz.

Bir haksızlık gördüğünüzde elinizle ya da dilinizle düzeltin. Hiçbir şey yapamazsanız kalbinizle buğzedin yani onaylamayın” Müslüman bu hadisi bildiği halde çevresine karşı duyarsız kalabilir mi? Böyle bir lüksü var mı?

Dünyamız çok bozuldu diye şikâyet edip dururuz. Müslüman şikâyet eden değil, şikâyet edilen merci olmalıdır. Hayırlara motor, şerlere fren olmak zorundadır! Allah ona özel bir sorumluluk yüklemiş. “İçinizde hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun” (Ali İmran 3/104)

Bu topluluğun fertlerinin dilleri, renkleri, meşrepleri, ülkeleri farklı olsa da genel adları Müslüman’dır. Askerlik yapanlar bilir. Askerde her daim “hazır kıta” diye bir grup vardır. Bunlar her daim tam teçhizatlı bekleyen askerlerdir. En ufak bir tehlikede harekete geçerler. Onların vazifesi budur. Yeryüzünün hazır kıtası Müslümanlardır.

Daha kestirmeden söyleyelim. Yolda giderken gözüne ilişen çöpü kaldırıp çöp tenekesine koyan kişinin adıdır Müslüman! Çöpçü nerede diye sağa sola bakmaz, ortalığı velveleye vermez. Ne demişti Efendimiz “Yola gelişi güzel atılan bir taşı kaldırıp yolun kenarına koyan kişinin bir günahı affolur” Bu şuurda olan birisi çöpçü nerededir diye sağa sola bakar mı?

O bu yönüyle herkes için güvenilir bir limandır, sağlam bir sikadır, yıkılmaz bir dayanaktır, kulptur, emniyet sübabıdır. Nereye giderse gitsin el-emindir; oraya kendi güzelliğini taşır, orayı kendi rengine boyar. Din (adalet) yalnız Allah’ın oluncaya kadar mücadele eder. (2/193)

Mesela misafirliğe gittiğinde gelişi güzel zile basmaz, sokağa çöp atmaz, komşusunu rahatsız etmez, yüksek sesle konuşmaz, okulundaki dersine geç kalmaz, öğretmen dersin ortasındayken kapıyı çalıp içeri girmez, dersin akışını, öğrencilerin konsantrasyonunu bozmaz. Gideceği yere zamanında gider, zamana dikkat eder, canının istediği gibi hareket etmez, edemez. İmam Şafi “Zaman bir kılıçtır, sen onu kesmezsen o seni keser” der.

Her şeyin en iyisini, en güzelini yapmaya çalışır. Para, mal-mülk- iktidar sevdasıyla yanıp tutuşmaz. Bağımlılıklarını azaltır. İçindeki münkire teslim olmaz.  Her daim sınavda, imtihanda olduğunu bilir, ona göre hareket eder, ona göre yaşar.

Fitneye, dedikoduya, gıybete, kötü alışkanlıklara prim vermez. Herkesle iyi geçinir ama herkesleşmez, herkese mavi boncuk dağıtmaz. Kuralları, doğruları, prensipleri vardır; dayatmacı değildir. Huzur adresidir. Onu gören huzur bulur, onu kaybeden kendini kaybeder.

Tezatları, senlik- benlik davaları yoktur, yanılgıları vardır ama kusurlarıyla yüzleşmekten de çekinmez. Bunu yaparken de iğneyi kendine, çuvaldızı başkalarına saklamaz. Her daim en önde, en tehlikeli siperde mevzi alır. Onun mevzisi daima haktır, adalettir, kulluktur.

Sözün özü Müslüman daima Allah ile beraber olan kişidir. Daima Allah ile beraber olduğunu düşünen kişi nasıl olur var sen düşün!

Abdulbari KARABEYESER

 

Avatar
Abdulbari KARABEYESERabdulbarikarabeyeser@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.