SON DAKİKA

5 Ekim’de B20 Küresel Diyalog Toplantısı Yapılacak

Genel, Güncel, Manşetler, Özel Haber

Kim Bir Kavme Benzerse Onlardandır

Bu haber 22 Aralık 2018 - 9:27 'de eklendi ve 28 views kez görüntülendi.

Şöyle bir bakıyorum, biz kime benziyoruz veya kime benzemeye çalışıyoduz. Hedefimize neyi koyduk? Sorulduğu zaman ” Elhamdülillah müslümanım”diyoruz fakat yaşadığımız hayatta İslam ı ne kadar temsil ediyoruz, İslam a ne kadar uyuyoruz. islam önderlerinin sahip oldukları mütevazi hayat tarzını ne kadar örnek alıyoruz.

Kur an ı Kerim bize bazı ibretlik sahneler sunuyor. Örneğin: İlahlık iddia eden Firavun, sahip olduğu konumunu koruyabilmek için, köşkler, saraylar yaptırıyor. Yüksek kuleler yaptırıyor. “Ne kadar ihtişamlı görünürsem, o kadar yeryüzüne egemen olurum. Gücüm karşısında herkes bana teslim olur” diyor, kim daha varlıklı, daha güçlü ise herkes ona boyun eğer diğe düşünüyor, Hz Musa as ı ve ona inananları küçük görüyordu. Çeşitli hilelerle iktidarını devam ettirmek istiyordu. Etrafında da bir sürü Belamlar (ona yaltakçılık yapan din damları ve sihirbazlar) ülke ekonomisini birlikte paylaştıkları Karun ve ona ihtişamlı kuleler yapan Hamanları vardı.

Fakat bütün bunlar onun iktidarını ayakta tutmay yetmedi. O, küçük gördüğü, hafife aldığı Hz Musa as ona galip geldi. Çünkü o, gücünü, haktan alıyordu. Hak ve adaletin gücünün galebe çalacağına inanıyordu. Sonunda Hz Musa ve ona inananlar galip geldi. Firavun ve yandaşları helak oldular.

Yücel Allah onlara, önceki kavimleri de hatırlatarak, güce değil hakka, hakikata teslim olmalarını, o, övündükleri gücün, Allah ın gücü karşısında bir şey ifade etmediğini hatırlatıyordu.

“Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur,görsünler! Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlam idiler. Fakat kazandıkları şeyler onlara asla fayda vermemiştir.” (Mümin suresi 82.yet)

Hz. Muhammed sav de mütevazi bir hayatı tercih etmişti. Hiç bir zaman gücü servette, taş binalarda görmedi. Onun karşısındaki Ebu Cehiller, Velid bin Muğireler, Ebu Süfyanlar, sahip oldukları ekonomik güçlerine güveniyor, Hz Muhammed sav i ve ona inananları basit ve zavallı kişiler olarak görüyorlardı. Fakat kısa bir zaman içerisinde onların gücü parçalanmış, yer ile yeksan olmuştu. Hz Muhammed sav ve ona inanan müminler galip gelmiş, Mekke, Medine ve bütün Arabistanın hakimi durumuna geldiler. Allah ın dinini yeryüzüne hakim kıldılar. Fakat kendilerine köşkler, saraylar, yatlar, katlar, yazlıklar, kışlıklar yapmadılar, yaptırmadılar. Yeryüzüne hakim olmayı hiçbir zaman sahip oldukları taş binalarda, şatafatlı, ihtişamlı yapılarda görmediler. Allah ın kitabına ve onun emirlerine bağlılık ve itaatta gördüler. Hatta Hz Muhammed sav, hem kendi servetini, hem de eşi Hz. Hatice nin servetini bu yolda feda etti.

Adaleti ile bütün dünyaya nam salan Hz Ömer ra da gücünü taş yapılardan, ihtişamlı saraylardan ve etrafındaki pervane dönen dalkavuklardan almıyordu. O, gücünü Allah ın koyduğu sınırlara riayet etmekten ve uyguladığı İslam adaletinden alıyordu.

Bugün nedense müslümanlarda anlayış değişti. Hakim olmayı, galip gelmeyi hep maddi güçlerde görmeye başladılar. Sahip olduklarını müslümanca kullanmak, İslam önderlerinin mütevazi hayatlarına özenmek, onları örnek almak yerine tam tersine düşmanlarına benzemeye başladılar. Adeta onlar gibi düşünmeye başladılar. “ne kadar maddi güce sahip olursak, ne kadar ihtişamlı görünürsek, o kadar hakim olur, üstün duruma geliriz” anlayışına geldiler.

Söylediklerimden şöyle bir sonuç çıkarılmamalı. “Müslümanlar asla dünyalık için çalışmamalıdırlar” Hayır, ben asla bunu söylemiyorum.

Müslümanlar çok çalışıp, dünya nimetlerinden en güzel şekilde istifade etmeliler. Lakin bu istifade tüm İslam ümmetinin birlikte refahı için olmalıdır. Sadece birilerinin servet yığması ve Karunlaşması için olmamalı. İmkanlar ve fırsatlar hep Karunlaşanlardan yana olmamalı. Kurulan sistem hep sermayeden yana olmamalı, emek ve alınteri karşılığını, hak ettiğini almalıdır. Birileri fildişi kulelerde yaşarken, birileri aç ve çıplak olmamalıdır. Buda ancak o yüce Peygamberi ve onun mütevazi yaşayışını örnek almakla olur.

Kime benzemeye çalıştığımız ortada görünüyor. Mevcut sistem hep karunlar üretiyor. Doymak bilmeyen ihtiraslar, hep servet yığan, yoksullarla paylaşmayı hiç akletmeyen, hatta insanları tuzağa düşürerek onların ellerindeki basit metaları bile kendi servetlerine katmayı düşünen modern, kravatlı hırsızlar üretiyor. Tefecilik yapan bankalar, onların tuzağına düşen, elini verip kolunu kaptıran, hatta gövdesini kaptıran bir yığın zavallı…

Bütün çabalar güç odaklı, güçten ve güçlüden yana. Bu anlayışla bir yere varılması mümkün değildir.

Ne zaman ki, hakkı üstün tutar, hakkı hakim kılanları örnek alır, onlara benzemeye çalışırsak, o zaman Allah ın yardımını umabilir, istediğimiz başarıyı ve zaferi hem bu dünyada hem de ahirette yakalayabiliriz. Selam ve dua ile…

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.