Kırşehir Anadolu İmam-Hatip Lisesinde 2015-2016 Dersyılı Başında Meslektaşlarıma Yaptığım Konuşmam (Emekli Olduktan Bir Yıl Sonra) | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

“Gün Birlik Olma Günüdür”

Genel, Güncel, Manşetler

Kırşehir Anadolu İmam-Hatip Lisesinde 2015-2016 Dersyılı Başında Meslektaşlarıma Yaptığım Konuşmam (Emekli Olduktan Bir Yıl Sonra)

Bu haber 09 Eylül 2019 - 9:15 'de eklendi ve 48 views kez görüntülendi.

Değerli meslektaşlarım, hepinizi Allah’ın selamı ile selamlıyorum. Allah hepinize bolca ikramda bulunsun. Eş, dost ve çocuklarınızla sağlık sıhhat ve afiyetler versin ve bu sağlık, sıhhat ve imkanları hayırlı hizmetlerde kullanmanızı nasip ve müyesser eylesin.

Değerli müdürüm Mustafa Karadeniz bey beni davet edince bundan büyük bir şeref duydum. Siz değerli meslektaşlarımla biraraya gelmenin heyecanı beni sardı. Buna ne kadar sevindiğimi burada ifadede zorlanıyorum. 30 yılı aşkın bir süre İ-H liselerinde görev yaptım. Elimden geldiği, dilimin döndüğü kadar öğrencilerime birşeyler vermeye çalıştım. Tabi bizim zamanımızda imkanlar çok sınırlıydı. Gerek maddi imkansızlıklar, gerekse teknolojik eksiklikler birçok bilgiye ulaşmayı zorlaştırıyordu. Her bilginin ya hocasını bulacaksın ya da kitabını. Bunların her ikisine de ulaşmak hem zaman hem de imkan istiyordu. O imkansızlıklar içinde birşeyler yapmaya çalıştık. Hocalarımız eğitim pedagojisi açısından yetersiz despot hocalardı. Hocalarımıza soru sormaya korkardık. Hocalarımızın yanında esas duruşta dururduk.Bayram Makine hocam Allah selamet versin derdi ki “Hocaların en zalim zamanında öğrencilik yaptık, öğrencilerin en zalim zamanında da öğretmenlik yapıyoruz.” Gerçekten şimdi imkanlar da teknoloji de çok geniş. Çok kısa zamanda çok büyük değişiklikler oldu. Bu değişikliklere ayak uydurmakta zorlandık.

Zamana göre donanmak gerekiyor. Yoksa çağın gerisinde kalıyorsunuz, insanlarla iletişiminiz kopuyor. Onlara birşeyler vermekte zorlanıyorsunuz. Diller farklılaşıyor, kavramlar farklılaşıyor, zevkler farklılaşıyor, ilgi alanları farklılaşıyor. Bu değişim ve dönüşümler yaşanırken birşeye çok dikkat etmek gerekiyor. Geçmişle bağları asla koparmamak. Eğer buna dikkat edilmezse, yeni nesillere geçmiş unutturulursa, bırakın dedeyle torunu, babayla oğul arasında bile uçurumlar oluşur. Birbirlerini anlamaz olurlar. Ortada sahip çıkılması ve korunması gereken değerler diye bir şey kalmaz.

Siz genç nesiller, şimdi çağı daha güzel okuyorsunuz. Bizlerin sahip olduğu imkanlardan daha iyi imkanlara sahipsiniz. Çağın en önemli hastalığı, doymak bilmeyen bir hırs. Sürekli gelişen teknolojiye ayak uydurmak, modası geçen şeyleri atıp hemen daha yenisini almak. Yeni nesil böyle bir yarış içinde, az ile tatmin olmuyor; “bukadarı yeter” demiyor. İnsan kendisini böyle anlamsız bir yarışa kaptırdımı artık iflah olmaz, olmuyor da. Daha iyi arabam olsun, daha büyük evim olsun, daha üst model telefonum olsun, şu olsun bu olsunun sonu yok.

Halbu ki Kur’an bizi bu konuda uyarıyor. Kasas suresi 76-77. Ayetlerde Karun’dan bahsediyor: “Karun, Musa’nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: “Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah’ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez” demişlerdi.”

Sonunda bu kadar dünyalıklara sahip olan Karun da helak oldu gitti. Kasas suresinin müteakip ayetleri bunu haber veriyor. Yani sahip olduğumuz dünyalıklarla şımarmamalıyız. Onların, yüce Allah’ın bir lütfu olduğunu unutmamalıyız. Rabbimiz bizi deniyor. Şükredicilerden mi olacağız yoksa nankörlerden mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dengeyi iyi ayarlamak gerekiyor. Kantatın topuzunu kaçırmamak lazım. Aksi takdirde helak oluruz. İslam vasat yolu tavsiye ediyor. İfrat ve tefritten kaçınmamızı istiyor. Yahudiler tamamen dünyaya meylettiler. Bütün çabalarını dünyayı ele geçirmek için harcadılar. Dünyevileştiler, ekonomik anlamda bütün hedeflerine ulaştılar. Hedefe götüren her yolu mübah saydılar. Hristiyanlar ise dünyayı tamamen terkettiler. “Bir tokat yediğinde öbür yanağını çevir.” Yani bir tokatta öbür yanağına vursunlar. Gerçi, bugün ki hristiyanlık dünyası böyle bir anlayışa sahip değil. Ortaçağ hristiyan anlayışı böyleydi. Bugün ki hristiyan dünyası da aynen yahudiler gibi dünyevileşmiştir. Onlar için de hedefe götüren her yol mübahtır.

Bugün ki müslümanlar, islamın vasat olan yolunu takip etmek yerine ortaçağ hristiyanlarının sahip olduğu düşünce yapısını benimsemişlerdir. Büyük bir çoğunluğu böyledir. Az bir kısmı da, yani yüzde beşlik elit tabaka, daha çok yönetimi elinde bulunduranlar(istisnaları vardır) da dünyevileşmişlerdir. Onlar için de hedefe götüren her yol mübah hale gelmiştir. Hedef nedir? Hedef; para, pul, makam, mevki vs.

Değerli meslektaşlarım, sizler çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Bu görevin üzerinde daha kutsal bir görev tanımıyorum. Şayet bu görevin hakkını verebilirsek hem bu millet nezdinde, hemde Allah katında çok büyük takdire mazhar olacağız. Sizlere emanet edilen körpe dimağlara hakikatleri öğretmek ve onların iki dünyasını kurtaracak ilahi düsturları anlatarak, onları kişilik sahibi, sorumluluk duygusuna sahip, dengeli davranan şahsiyetler olmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için de önce mesleğinize aşık olmanız gerekmektedir.

Öğretmen olmak için belli bir formasyon gereklidir. Hepiniz bu formasyonu aldınız öylece öğretmen oldunuz fakat sizin sahip olduğunuz bu formasyon zaman içerisinde yetersiz kalabilir. Karşılaştığınız ve karşılaşacağınız öğrenci profili sizi zorlayabilir. Sizler kendinizi sürekli yenilemeli, sürekli daha liyakatli bir konuma gelmelisiniz. Aksi takdirde akla hayale gelmedik numaralar çeviren öğrenciler karşısında çaresiz kalabilir, onların bu numaraları karşısında aciz duruma düşebilirsiniz.

Kendinizi yenilemek için sürekli okumalısınız. Gerek mesleğinizle alakalı, gerekse çağın teknolojisiyle alakalı gelişen yeniliklerden haberdar olmalısınız. Hizmet içi kurslarından mutlaka yararlanmalısınız. Bu kurslar gerek başka illerdeki meslektaşlarla tanışma, onların faklı deney ve tecrübelerinden yararlanma, gerek o kurslara hoca olarak gönderilen değerli hocaların bilgilerinden yararlanma, gerekse seyahat kültürünün artması açılarından çok yararlı olacaktır. Kendinizi yenilemezseniz bir kısır döngü içerisinde döner durursunuz. Öğrencide hiçbir merak uyandıramazsınız. Öğrenci sizi görmekten bıkar. Halbuki öğrenciler, sizdeki gayreti ve fedakarlığı, onlara sunduğunuz yeni ve orijinal gelişmelerşi gördükçe, sizin dersinizi adeta iple çekmeli. Bu kendiliğinden olmaz. Sizin çabanızla, gayretinizle olur. Mutlaka dersinize hazırlıklı girmelisiniz. Soracağınız soruları, anlatacağınız fıkraları, yapacağınız esprileri bile önceden belirlemelisiniz. Sorulabilecek soruları önceden tahmin ederek onlara bile hazırlıklı olmalısınız.

Bildiğiniz gibi arz talep çok önemlidir. Siz öyle şeyler arzedeceksiniz ki, onu talep edenler de ona göre iştahla takip edecekler. Bir ticarethane düşünün, müşteri çekmek için hergün vitrinini değiştirir, yeni mallar getirir. İnsanların ihtiyaçlarını belirler, onlara uygun mallar getirir ve reklamını yapar. Böylece iyi kazanır ve işini daha da büyütür. Bizlerde öğrencilerimizi, sahip olduğumuz bilgi ve performansla adeta büyülemeliyiz. O takdirde onlardan istediğimiz sonucu alabiliriz. Bir de bu yaptıklarımızı Allah rızası için ve onun dinini sevdirme gayretiyle yapmalıyız. Eğer samimi olursak yüce Allah tesirini halkeyler. Yeni eğitim öğretim yılının verimli geçmesi temennisiyle hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Süleyman FAYDALI Emekli Öğretmen.

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Necati Yilmaz 09 Eylül 2019 / 11:12 Cevapla

Yazinizi okudum,yararlandim,okuyan ve dinleyenlerinde yararlandiklarini düşünüyor iyilikler diliyorum…

Ali Uçar 09 Eylül 2019 / 15:22 Cevapla

Yorumun güzel hocam yüreğine saglik

Hamdi Temel çiloğlu 09 Eylül 2019 / 15:29 Cevapla

Hocam çok duygulandım kırmadan mesajınızı iletmişsiniz. İnşallah bu mükemmel yazınızdan dinleyen okuyan herkes üzerine düşen dersi alır.Ankaradan Kırşehire Selamlar