SON DAKİKA

 Kırşehir’de Konaklar Vardı 

Bu haber 17 Ağustos 2020 - 9:41 'de eklendi ve 33 views kez görüntülendi.

Altmışlı ve yetmişli yıllarda Kırşehir’ de yaşayanlar çok iyi bilirler. 

Kırşehir’in konakları vardı. 

Dışarıdan geldiğinizde iki tokmaklı iki katlı çift kanatlı kapı karşılardı sizleri. 

Gelenin kimliğini sorgulayan tokmaklı kapılar.  

Büyük tokmak yabancı erkek misafirin; küçük tokmak ise yabancı kadın misafirin habercisiydi. 

Bugün tokmakların yerlerini zil, konakların yeri beton kuleler oldu.  

Bu konaklar o yıllarda Kırşehir’in simgesiydi. 

Sıra sıra dizili konakların her birinin geçmişe dayalı anıları vardı. 

Konaklara geldiğinizde, çift kapılı avludan içeri girdiğinizde iki katlı konağın merdivenli çamdan yapılmış desenli penceresi balkonu gelenleri karşılardı.  

Ev halkının vazgeçemediği; yaz, kış, düğün, dernek ve bayram gibi hazırlıkların yapıldığı avluyu. 

İki metreden yüksek kerpiçten yapılı duvarının içerinsin de mevsimlik güzel ağaçlar olurdu. 

Dut ağacı, gül, kayısı, elma, armut, kiraz mahallenin vazgeçilmesi ceviz ağacı her konağın avlusunda bulunurdu. 

Baharla birlikte güllerin, ıhlamurun, iğdenin kokusu konağın parfümüydü. 

Avlunun bir kenarında dut ağacının altında emme basma bir tulumba ve önünde küçük bir havuzu olurdu.  

Havuzu gölgeleyen asma ya da sarmaşıkla örtülü çardak bulunurdu. 

Havuzun etrafına yazın oturmak için kerpiçten yapılmış toprak sedirler olurdu. 

Yazla birlikte üzerine hasır, pala, kilimler serilirdi. 

Akşam olduğunda, ayın şavkı vurduğunda, aile ile bir arada çaylı sohbetler olurdu.  

Havuzu gölgeleyen asma ya da sarmaşıkla örtülü çardak altında misafir eksik olmaz komşular her akşam bir arada çayda buluşurdu. 

Misafirler ağırlanır komşuluğun tadı olurdu. 

Konağın ihtiyacı kuyu suyundan karşılanırdı. 

Yemek, çamaşır, bulaşık, bahçe sulama bütün ihtiyaç kuyudan çekilirdi. 

Bugün kuyuların yerini şehir şebekesi aldı, havuzların yerini göklere yol almış beton yığmalar. 

Avlulu iki katlı konak evler…  

Avlulu konak evleri özler olduk… 

İki katlı kerpiçten yapılan konakların kendine has mutfağı, odaları, salonları, hamamı olurdu. 

Tuvaleti genelde evin dışında bulunurdu. 

Evlik dediğimiz odası günümüzdeki buzdolabının yerini tutardı.  

Misafirler için ayrılmış en geniş odası, erkek misafir ağırlayan akraba veya komşuların zaman zaman sohbet için buluştuğu özel tasarlanmış odalar olurdu. 

Avlunun bir köşesinde ekmek damı, yanında tandır olur, hayvan barınağı ahırı, samanlığı, kümesi, köpek damı hep bir arada konağın sembolleriydi. 

Bazı konakların yanına misafir odaları da olurdu. 

Köyden, uzaktan gelmiş yatılı misafirle için tasarlanırdır. 

Bu konaklar bitti yok artık. 

Koruyamadık devamını sürdüremedik. 

Bizlere miras kalan atalarımızın konaklarına sahip çıkamadık. 

Çarpık şehirleşmenin getirdiği yıkımları yaşıyoruz. 

Kırşehir’in ahşap kerpiçten el işlemeli çift kapılı tokmaklı konaklarını özlüyoruz. 

 Zafer ÇAM

Zafer ÇAM
Zafer ÇAMzafercam@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.