Özden, Göğüsten Radyoterapi Almış Olmak Bir Risk Faktörüdür! | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Muhtarlar Toplantısı Düzenlendi

Genel, Güncel, Manşetler

Özden, Göğüsten Radyoterapi Almış Olmak Bir Risk Faktörüdür!

Bu haber 30 Ekim 2018 - 15:31 'de eklendi ve 73 views kez görüntülendi.

Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Öğrt. Üyesi Hüseyin Özden Meme Kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Öğrt. Üyesi Hüseyin Özden açıklamalarında: “Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı olarak bilinir. Biz de bu konudan bahsedeceğiz. Meme kanseri memedeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşur. Meme kanserinin nerdeyse tamamı kadınlarda görülür. Erkekler de de görülebilir. Meme kanseri ülkemizde ve dünyamızdaki kadınlarda en sık görülen ve en sık ölüme sebep olan kanser türüdür. Meme kanserinde yaşam şekli ile ilgili değiştirilebilecek risk faktörleri vardır. Bunlardan başlıcaları kilolu veya obez olmak, Yeterli fiziksel aktivite yapmamak, hiç doğum yapmamış ya da ilk doğumu 30 yaşından sonra yapmış olmak, doğum kontrol hapı, iğnesi kullanmak, menopoz sonrası vagon tedavisi almak, alkol kullanmak, özellikle günde bir bardaktan daha fazla alkol tüketimi risk faktörleri arasındadır. Aynı zamanda değiştirilemeyen risk faktörleri de vardır. Bunlardan başlıcaları genetik faktörler. Bazı tespit edilmiş genler meme kanseri gelişiminde etkilidir. Bunlar için bir şey yapamayız. Kadın olmak risktir. Çünkü kadınlarda erkeklere oranla yüz kat daha fazla görülür. Yaşlanmak zaman içerisinde risk taşır. Yaş aldıkça riskimiz artar. Ailede meme kanseri öyküsünün olması bireyin meme kanseri riskini artırır. Kişinin bir memesinde kanser olursa diğer memesinde kanser gelişme riski normal kadına göre daha fazladır. Yoğun büyüme dokusuna sahip olmak bir risktir. Erken adet görmeye başlamak, özellikle 12 yaşından önce, menopoza özellikle 55 yaşından sonra girmek riski artırır. Göğüsten radyoterapi almış olmak bir risk faktörüdür.” İfadelerine yer verdi.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Öğrt. Üyesi Hüseyin Özden meme kanseri belirtileri hakkında şu ifadelere yer verdi: “Meme kanserinin belirtilerinden bahsedersek en fazla rastlanan belirtisi memede ağrısız bir kitlenin bir yumrunun zaman içerisinde büyüyerek oluşmasıdır. Ayrıca ele gelen yumru olsa da olmasa da bazı kriterler vardır. Bunların dışında meme ucunda ağrı olması önemlidir. Meme kenarlarında, çevresinde kaşıntı, egzama olması bir risk faktörüdür. Meme ucunda çekilmeler önemlidir. Memedeki portakal kabuğu görünümü meme derisindeki tahriş, tek taraflı meme ucundaki akıntı, özellikle kanlı akıntı olması, Koltuk altında bir yumru, kitlenin olması, Memenin bir kısmında veya tümünde şişlik, memede şekil değişikliği, memede veya meme ucunda kızarıklık, kabuklaşma, kalınlaşma bir belirtidir. “

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Öğrt. Üyesi Hüseyin Özden tanı ve korunma hakkında: “Meme Kanserlerinde en önemli olan erken tanı koymaktır. Erken teşhisteki en önemli faktörde kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Bunun için de bazı önerilerimiz var. 20-40 yaş arasındaki kadınlar için ayda bir kez kendi meme muayenesini yapmaları gerekmektedir. Yılda en az bir kere de doktora meme muayenesi için başvurmaları gerekir. 40-69 yaş arası kadınlar ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapacaklar.   Yılda bir kere doktora meme muayenesi için gelecekler ve iki yılda bir kez de meme mamografisi çekinmelerini öneriyoruz. Ülkemizde her il de olan ve Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) ücretsiz olarak mamografi çekinmekte. Ayrıca kendi kendine meme muayenesi eğitimleri broşürler ücretsiz olarak verilmektedir. Meme kanserinin tedavisinde farklılıklar görülür.  Kanser tedavisi için cerrahi bunun bir parçasıdır. Bununla birlikte kemoterapi gibi ilaç tedavisi, radyoterapi gibi ışın tedavileri de tedaviye eklenir. Korunma olarak da halkımızın yapacağı daha çok sebze ve meyveden zengin diyetle beslenmek faydalıdır.Bununla birlikte egzersiz öneriyoruz. Özellikle haftada en az 150 dakika en az da 10 dakika tempolu yürüyüş olmak üzere egzersiz yapılması, eğer mümkünse 75 dakika da ağır egzersiz yapılmasını öneririz. Uygun ideal kiloda kalmayı öneririz. Yani kilo almak verme değil de aynı kiloda kalmayı öneririz. Uygun kiloda olup olmadığınızı da Aile hekimlerinize başvurarak öğrenebilirsiz. Özellikle bir buçuk iki yıl emzirme anne memesini korumada olduğu çalışmalarda ispatlanmıştır.”  Dedi.

(Fatma ARIÖZ)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.