Protokol Tutkusu | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

6 Katlı Bina Karantinaya Alındı

Genel, Güncel, Manşetler

Protokol Tutkusu

Bu haber 18 Mayıs 2020 - 16:56 'de eklendi ve 1.864 views kez görüntülendi.

 

Protokol hastalığının tedavisi var mı?

Tedavisinin olduğunu sanmıyorum.

Yalnız bulunduğu mevkiden, makamdan ne zaman gider işte o zaman hastalığı gitse de, içinden gitmez, fakat protokol nezdinde gider.

Unvanı elinden alındıktan sonra ne protokol kalır, ne saygı, ne sevgi, ne hürmet.

Bazen resmi ve diplomatik törenlerde, uyulmadığı zaman büyük krizlere neden oluyor.

Protokol kuralları, iş ve sosyal ilişkilerde de düzeni sağlamak, belirsizliğin yarattığı rahatsızlığı çözümlemek için önem taşısa da bizde bir başka oluyor.

İnsanların büyüklük gururu, kibir hastalığı protokollerde daha öne çıkıyor.

Bizim ülkemizin de maşallahı var protokollerde hiç bitmez.

Ankara’da seçilmiş bakan,  vekil, üst düzey gelir hadi protokol toplanır.

Nedir Allah aşkına protokol tutkusu.

Batıda aynı bürokrasi var, aynı yönetim tarzı var, neden onlarda bu şatafat yok.

Ya bizde bir terslik var ya onlarda.

Bence terslik bizde…

Batı görevini yapıyor bizde şovunu.

Protokol denince akan sular durur.

Nedense ayrıcalıklı bir zümre, saltanat yaratma ihtiyacı hep olmuştur.

Özel olarak illerde bu işleri organize eden devletin memurları var.

İşte protokol, bu ihtiyaca karşılık verir.

Protokol her şeyin önüne geçer. 

Protokolcülerin özelikleri hiç değişmez.

Takım elbiseleri, gömlekleri ve ayakkabıları birbirine uyumludur…
Ve her zaman önde otururlar…

Yerleri her zaman hazırdır…

Bunlar o kadar çok ileri giderler ki cuma günleri bayram namazlarında camilerde bile yerleri hazırlanır.

Yerleri hazırlanmadığı ve bir düzensizlik olduğu zaman çok kızarlar…

Makamların boy sıralamasına çok önem verirler…

Hele birinin yerine bir başkası oturmuşsa işte kıyamet o zaman kopar…

Protokolün çadırı kışın kara, soğuğa, yağmura, yazın sıcağa kapalı vatandaşınki açık olur.

Protokolün koltukları da farklı olur, öyle her isteyen istediği yere kıçını koyamaz.
Yaşlıların, kadınların, çocukların ayakta kalmaları onların umurunda değildir…
Onların yerleri günler öncesinden hazırlanmıştır…
Camilerde, Konserlerde, konferanslarda, yemeklerde hep öndedirler…

Masaları, tabakları, çatalları önceden ayarlanmıştır…

Hiçbir zaman ortada, arkada oturmazlar, oturamazlar, oturtmazlar…

Öne oturduklarından birde etraflarına şöyle bakarlar kendine bakıp selam veren var mı diye.
Oturdukları yere bir şerit, barikat, kuşak, bazı zamanda zincirler çekilmiştir…
Aralarında da büyükleri ve küçükleri yani astları üstleri vardır…
Otururlar…

Mevsimlere göre gözlerine siyah gözlük takarlar.
Önlerinde çiçekleri ve suları vardır…

Tabaklarda çerezleri, pastaları, tatlıları, meyveleri hazırdır.

Fotoğraflara güzel gülümserler…
Çok ağır dururlar, ağırlıklarını hep hissettirirler…
Gelirken de giderken de ayaklarına kalkılmasını beklerler…

Göz ucuyla da bunu kontrol ederler…

Es kaza kalkmayan varsa hesap sorarlar.

Gurur ve kibir abidesi protokol böyle bir tutku…

Değişmiyor gelen giden fark etmiyor protokol saltanatı devam ediyor.

Zafer ÇAM

Zafer ÇAM
Zafer ÇAMzafercam@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.