Şahsiyet Zedelenmesi | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

15 Dönüm Arpa Tarlası Yandı

Genel, Güncel, Manşetler

Şahsiyet Zedelenmesi

Bu haber 01 Şubat 2020 - 11:09 'de eklendi ve 702 views kez görüntülendi.

Kırşehir’de ve Kırşehirliler için en büyük problem nedir? diye bir soru yöneltsek, herkes kendi zaviyesinden bir cevap verecektir. Kimine göre trafik, kimine göre park, kimine göre sağlık, kimine göre eğitim, kimine göre çarpık yapılaşma, kimine göre esnafın dürüst olmaması, kimine göre ahlaki çöküş, kimine göre dışarıdan gelen göçmenler, mülteciler, kimine göre hayat pahalılığı, kimine göre işsizlik, kimine göre gelir yetersizliği, geçim sıkıntısı, kimine göre siyaset vs. Bunların her biri gerçekten problem. Bazıları daha önemli bazıları daha az önemli olsa da, herkesin karşılaştığı problem ona göre en önemli problemdir. Bu problemlerin bir kısmına değinelim.

Kırşehir’in aslında eğitim düzeyi istatistiklere bakılırsa ileri seviyede, fakat bunun hayata yansımasına bakmak lazım. Ahiler diyarı Kırşehir’imiz de esnafımızın Ahilik ruhuna yakışır bir dürüstlüğünü göremiyoruz. Esnafımız kaldırımları işgal ediyor, adeta vatandaşa kaldırımda geçecek yer bırakmıyor. Bu konuda belediyenin zabıta ekiplerinin yeterli denetimleri yapmadığı kanaatindeyim. Esnaf kaldırımları işgal etmekle, satacağı malı adeta vatandaşın gözüne sokarak satacağını zannediyor. Anormal bağırmalar, argo ifadeler insanları uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Hele Kırşehir de araba park problemi başlı başına bir rezalet. Şehir planlamasında bunun göz ardı edilmiş olması veya yeterince araba park yerlerinin oluşturulmaması sorunun büyük bölümünü teşkil ediyor. Vatandaşın araba park ederken özen göstermemesi, sadece kendini düşünmesi, başkasını hiç hesaba katmaması apayrı bir vurdumduymazlık örneği. Bu konuda denetimlerin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Yaya geçiş yerlerine park yapılması, engellilerin, arabalarıyla kaldırımlara çıkması ve kaldırımdan inmesi için yapılan rampaların önüne park yapılması asla tasvip edilmeyecek büyük bir suçtur. Bunların mutlaka cezalandırılması ve hatta arabalarının gerekirse çekicilerle kaldırılması lazımdır. Bunun ne kadar büyük bir hak ihlali olduğunu bir engelli vatandaşla konuştuğunuz zaman anlarsınız. Hele de şu soğuk kış günlerinde evinden çıkan engelli bir vatandaş arabasıyla kaldırıma çıkamadığını veya çıktığı kaldırımdan, yanlış park edilen araba sebebiyle inemediğini, orada dakikalarca beklediğini düşünün. Zaten hayatı zorlaşmış bir insanın hayatını daha da zorlaştırmak hangi vicdana sığar? Bu sebeple bu insanlar kaldırımlara çıkamayarak normal arabaların yolunu kullanmak zorunda kalıyorlar ve tehlikelerle burun buruna geliyorlar.

Ben böyle bir arkadaştan evinden çıktığında ne kadar sıkıntı çektiğini, evine dönünceye kadar ne gibi zorluklarla karşılaştığını bizzat dinledim ve çok üzüldüm. Eğitim! Seviyesi yüksek olan Kırşehir’e asla yakıştıramadım. Bu konuda bir vesile ile gezdiğim Çorum un halkının çok duyarlı olduğunu gördüm. Araba parkı konusunda asla kuralları ihlal etmiyorlar. Ya halkı daha duyarlı ya da denetimler çok sıkı yapılıyor. İhlallere asla fırsat vermiyorlar. Aslında insanımız bu kuralları bilmiyor değil. Bile bile ihmal ediyorlar. Bir suçu bile bile işlemek daha büyük suçtur. Hep Avrupa’yı örnek alarak orada kurallara şöyle uyuluyor, böyle uyuluyor diye anlatırlar. Oralarda kurallara harfiyen uyan insanlar, sınırı bu tarafa geçince kuralları çiğnemeye başlıyorlar. Çünkü oralarda denetimler sıkı, cezalar yüksek, kurallara uymamanın bedeli ağır. Burada ise denetim eksikliği ve cezaların caydırıcı olmaması insanları adeta suça itiyor.

Her kural ihlali aynı zamanda bir kul hakkı ihlali anlamına gelir. Kul hakkının ne demek olduğunu ise müslümanım diyenler çok iyi bilirler. Bu ihlalleri yapanların hangisine sorsanız Müslüman olduğunu söyler. Müslüman lakayt davranmamalıdır. Sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Sorumluluklarını yerine getirmeyen insanlar Müslümanlığın en büyük özelliği olan güven ahlakını(vasfını) kaybetmiş demektir. Güven vasfını yitirmiş toplumda dayanışma diye bir şey kalır mı? Müslümanların birbirine güveni kalmayınca birlikte hiçbir iş yapamaz hale gelirler. Birlik ancak güvenle olur. Nitekim bugün büyük birliktelikler kurulamıyor. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler güven duygusunu sıfırladı. Yüce Allah Kur’an-Kerim de “Ey iman edenler, Allah’a ve Resulüne iman edin” buyuruyor. İman, güvenmek, güvenilir olmak ve güven vermektir. Yani inandığınız Allah’a güvenin ve sizlerde etrafınıza güven verin, insanlar size güvenmiyorlarsa sizde iman problemi var demektir.

Yüce Allah bizleri tüm haklara riayet eden ve etrafına güven vere, sorumluluklarını yerine getiren gerçek Müslümanlardan olmayı nasip eylesin. Selam ve dua ile…

Not: Bu yazıyı 2016 da yazmıştım ve yine bu gazetede yayımlanmıştı. Kendimce önemli bulduğum için, ufak rütuşlarla  tekrar yayımlamak ihtiyacı duydum. Umarım faydalı olmuştur.

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ali Uçar 01 Şubat 2020 / 12:36 Cevapla

Güzel bir konuya deginmisin sayın hocam kalemine yüreğine sağlık duyarlı vatandaş yok bizde