SEÇİMLERİMİZ KADERİMİZDİR | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Savunma Sporunun Önemi

Genel, Güncel, Manşetler, Spor

Taekwondocular Milli Takımda

Genel, Güncel, Manşetler, Spor

SEÇİMLERİMİZ KADERİMİZDİR

Bu haber 07 Ocak 2020 - 9:47 'de eklendi ve 24 views kez görüntülendi.
Gerçek olan şudur ki: Bir hikâyede hüzün ve keder varsa yaşayanı yıpratıp üzdüğü gibi, anlatanı da, dinleyeni de, kaleme alanı da ziyadesiyle etkiliyor. 

Şimdi sizlere hüzünle dinlediğim ve kaleme aldığım yaşanmış, hâlâ soğumamış, dramatik bir hadiseyi aktaracağım.

 Ankara’da yaşanmıştır, bu olayı yaşatan da yaşayan da hayattadır. İsim vermeyeceğim çünkü özel hayata,  kişilik haklarına saygılı olmak, gizliliğine özen göstermek durumundayız.

Hikâye’yi birinci ağızdan değil, her ikisini de tanıyan, her ikisini de dinleyerek uzlaştırmak için gayret gösteren bir üçüncü şahıstan dinledim ve aynen aktarıyorum:

Ahmet bey, işçi emeklisi. İlk eşinden ayrılmış, belli bir zaman geçince de evlenmek ihtiyacı, zarureti hissetmiş.  Mütevazı bir hayat yaşayan, emekli olmuş, bekâr bir erkek için yalnızlık gerçekten çekilmez takdir edersiniz. Ahmet Bey de bir şekilde yeniden evlenmeye karar verir. Tanıdıklarının araya girmesiyle, tavsiyesiyle bir bayan bulunur ve tanıştırılır. Görüşüp tanışmadan bir zaman sonra da evliliğe karar verilir. Anladığıma göre, tanışma esnasında bayan rolünü o kadar güzel oynar ki Ahmet bey “Allah’ım sana şükürler olsun, bana bu dünyada cenneti yaşatacaksın” diye sevinçten dört köşedir.  Hemen bir resmi nikahla evlilik akdini gerçekleştirirler.

 Hani derler ya “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.” Asıl mesele bundan sonra başlar. On gün, balayı amaçlı bir kaplıcaya tatile giderler. Ankara’ya döndüklerinde kadın der ki: “Ben bu evde, eski eşyalarla oturamam.”  Ahmet Bey de bu ilk isteği, mantıklı ve doğru bulur, doğru diye düşünür. Evde ne varsa, kap kacak, halı kilim, dolap vitrin, yatak yorgan hepsini eskicilere satarlar, yerine yeni ev düzerler. Bu şekilde yeni hayatlarına başlarlar.

Tabii, Ahmet Bey borçlanmıştır. Garibim borcunu ödemekle ugraşadursun,   kadın eski oturduğu evi kapatmaz, “Akrabalarım gelince orada kalırlar” diye Ahmet beye bir mazeret gösterir. Ev kiradır, dolayısıyla bu durumda Ahmet bey o evin kirasını da ödemek durumunda kalır. Yeterli geliri olmayan Ahmet bey, içine düştüğü bu borçların, sıkıntıların altında ezilerek,  hanımefendinin zulmüyle hayatını sürdürmek mecburiyetinde kalmıştır. Eskilerin dediği gibi, yırtık büyük yama küçüktür. Sıkıntılar had safhaya gelir, didinir, çırpınır ama çırpındıkça daha derine batar.  Neticede aralarında geçimsizlik başlar. Hanımefendi içindeki şeytani arzuları,  oyunları, planları tek tek sahneye koymaya başlamıştır. Ahmet Bey çaresizdir.

Bu arada bir de kızları olur.

Ahmet Bey bu çaresizlikle bankadan kredi çeker, ödeyemez. Eşten dosttan borç alır, ödeyemez. “Perişanlığın bini bir pula” derler ya tam da o durum.

Hanımefendi eski hayat tarzına devam etmektedir, üç aylık bebeğini de bırakarak evi terk eder,  üstüne üstlük Ahmet Bey’e bir de nafaka davası açar.

Tabii, kötü gün hep kararıp kalmıyor. Ahmet bey iyi derecede saz çaldığından yaşadığı bütün olumsuzlukları sazının teline döker. Bu arada etrafında hatırı sayılır dostlar oluşturur. Bu dostlar Ahmet Bey’e maddi destekte bulunurlar, olaylara vâkıf  olduklarından mahkemede de şahitlik yaparlar; Ahmet Bey’i hem bu(!) kadından hem de nafaka vermekten kurtarırlar.

Ahmet Bey’in emekli maaşı bankadan aldığı krediye kesildiğinden ancak dostlarının yardımıyla  geçimini sağlar, kız çocuğunu büyütmeye devam etmektedir. İşte hayatın insana ne oyunlar Hazırladığı bilinmez ama ne iş yaparsak yapalım acele etmeyelim hele evlilik gibi önemli bir değeri araştırmadan karar vermeyelim Atlarımız aynen şöyle bir söz ederlerdi evlilikte mutlaka araştırın araştırıp soruşturmadan sakın karar vermeyin bırakın evliği kapınıza köpek dahi alacaksanın mutlaka o köpeğin dahi aslını araştırmadan almayın derlerdi.

İşte aşağıdaki şiirin dilimden satırlara dökülmesinin nedeni bu acıklı hikâyedir.

Takdiri siz değerli okurlarıma bırakıyor, saygılar sunuyorum.

TESLİM OLMA

Gönlü harap biriyle,

Sakın çıkma yollara,

Kalbi berbat şeriyle,

Sakın düşme dillere…

                           Derde salar bilmezsin,

                           Ömür boyu gülmezsin

                           Asla huzur bulmazsın,

                            Zehir katar ballara…

Önce dur da bir tanı,

Vardır elbet saf yanı,

Teslim etme mekânı,

Koyar türlü hallara…

                              Hakk’a yönelt özünü,

                               Sakın kısma gözünü,

                               Yorgun düşen dizini,

                               Yük edersin sallara…

Duman oğlu neylesin,

Derde derman eylesin,

Sana son söz söylesin,

Bayrak asar dallara…

Murat DUMAN 03.01.2020  ANKARA

 

Murat Duman 

Avatar
Murat DUMANmuratduman@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.