SON DAKİKA

Seçmenlerin Belediye Başkanlarından Beklentileri

Bu haber 17 Aralık 2018 - 9:09 'de eklendi ve 27 views kez görüntülendi.

Yerel seçimler yaklaştı. Partilerin adayları belirlendi. Sıra Kırşehir Merkez ve İlçeler ile Beldelerden Belediye Başkanlığına Aday olanların seçmenekendilerini anlatmaya ve oy istemeye geldi. Yöneteceği belediyeye talip olan adaylar neleri vaadedecek. Kırşehir genelinde seçmenler Belediye Başkanlarından ne bekliyor. Seçmen katılımcılık ve istişare kavramlarını çok duymakta ancak ete kemiğe bürünmüş bir biçimde sistemleştirilmiş önerisini adaylardan görmek istiyor. Bu seçmene göre en büyük proje. Yol, su, üst geçit, kanalizasyon, çöp gibi bunlar artık tip proje halini aldı neredeyse. Siz sadece karar veriyorsunuz o kadar. Bunlar artık övünülecek belediyecilik hamleleri değil.Zaten yapılması gerekenler yani.  Seçmen için kültür, sanat, eğitim, yeşil alan, sosyal tesisler, yeni açılan geniş bulvarlar daha gerçekçi geliyor.Seçmen en büyük projelerden bir diğerinin de belediyeyi doğru yönetecek Belediye Başkanı istiyor. Söze gelince istişare kanallarını açık tutacağız,birlikte yöneteceğiz vs. lafizlarına da artık inanmıyor. Sadece STK’lar ile istişare yetmez. İşin uzmanlarını unutmamak lazım. Mesela esnaf kentin kalbidir ve çözüm önerileri net ve sonuç odaklıdır. Yine, çocuklara mesela nasıl soracaksınız.En menfaatsiz talebi onlar yapar. Gençlere nasıl ulaşacaksınız. Nasıl enücradaki hanımefendiye ulaşacaksınız. Onları dinlemeden yapamazsınız, doğru bilgi alamazsınız. Öyle mekanizmalar oluşturmak lazım ki, en aykırı insan bile rahatça gelip kendini ifade edip talepte bulunabilsin. Bunları çözünce bir bakıyorsun ki, gençlik merkezleri, çocuk alanları, kültür mekanları, yeşi lalanlar ve benzeri yapılar çıkıyor karşımıza. Doğru soru sorunca, sonuç taüretilen iş de kaliteli ve doğru oluyor.
Yönetime katılımın tüm kanallarını açmak lazım.Bunun için başkan ile doğrudan temas kurulması dahil tüm iletişim alanlarını açık tutmak lazım. Mesela yaşadığımız yerle ilgili önemli bir konuyu her kesime sormak lazım. Her fikirden insan yaşıyor bu şehirde. Devlet belediyeye para gönderirken hangi kıstasla hareket ediyor. Nüfus sayısına bakıyor. Irka, dine,cinsiyete ve benzeri kriterlere bakmadan gönderiyor. Kişi başına para gönderiyor ve belediyeler de bu para ile şehri yönetiyor. Başkanlar,seçildikten sonra bunu unutuyorlar sanki. Keşke unutmasalar. 
Yerel katılım dediğimiz husus. Yani,yönetilenlerin, yönetme sürecinde aktif rol alması. Bir başka konu da seçilen Başkanın hesap verebilmesi. Özellikle harcamalarının her ay neler olduğunu bir hesap olarak ortaya istenmeden koymalıdır. Dedikodulara fırsat vermemelidir.Denetime açık olmalıdır.
Şayet siz bir yeri imara açıyorken bunu halk,meclis kararından sonra öğreniyorsa, hesap verilebilirlik doğru anlaşılmamış demektir. Ya da vatandaş harcamaları sorduğu zaman sizden cevap alamıyorsa buna şeffaf yönetim diyemeyiz. Kamu harcamalarının kaynağını yönettiginiz yerin sakinleri hesap sorabilir, kamunun da hesap verebilir olması gerekir.
Seçmenin Başkandan bekledigi bir diğer ilke ise,hizmetlerin etkin ifa edilmesidir. Yani bir hizmet sunulurken, alınan sonuç vatandaşı memnun etmekte midir, ediyorsa, etkili bir yönetim var demektir.Kamusal hizmetler eşit olarak halka ulaştırılabiliyor ve bu sonuçlardan seçmen memnun oluyorsa bu durumda kamu yönetiminin etkinliğinden söz edilebilir. Aksi halde etkin olmayan bir belediye vardır. Meşru, hesap verilebilir ve etkin bir yönetim olmasına ek olarak vatandaşın katılımı da çok önemli. Halk karar alma süreçlerine iştirak ediyor mu? Vatandaş karar alma sürecini takip etmede yardımcı olunuyor mu? STK’lar belediye meclis toplantılarına katılıp fikir alışverişinde bulunuyor mu? katkı sunuyor mu? Vatandaşın talebinin ne olduğu nasıl alınıyor. Kısaca vatandaşlar alınan kararlardan ne derece etkili oluyor.Yaşadığımız yerin sakinlerinin katılımını sağlarsanız çok güzel bir yönetim anlayışı doğar. Seçmen, Başkan ile kenti için tartışan, ona akıl veren,düşüncelerini söyleyen insanlar ve onları büyük sabırla dinleyen başkanları hayal ediyor. Belediyeleri yöneten Başkanların bulundukları yerlerin bir makam değil, bir görev olduğunu unutmaması lazım.
Belediye Başkanlığı zor olduğu kadar kolay,karmaşık olduğu kadar sade, yorucu olduğu kadar rahat ve yükü ağır olduğu kadarda manevi hazzı yüksek bir iş. Bir insan, bir anda bir şehri değiştirebiliyor.Bir nesil ondan bahsediyor. Yaptığı şeyleri eserleri konuşuyor. Bu çok güzelbir haz. Seçmen ben bilirim havasına girmeyen Başkan istiyor. Her insan herşeyi bilemez. Bilse de bilemez. Onu tamamlayacak ekibi hem bürokratik olarak hem de belediye meclisi olarak kurması lazım. Belediye Başkanı bir işi planlıyor, yapacak adam bulamıyor. Yada kararlaştırıyor kendisi olmadan işi çevirecek kimseyi bulamıyor. Belediye tek kişi ile temsil edilir, ama tek kişi ile yönetilmez. Belediye meclisinin bir başkanı olur ama oylamada bir çok el kalkar. Başkan muhataplarının insan olduğunu unutmamalı onları hesaba almalı.Başkan dinlemeyi bilmeli, dinlemek için çaba sarf etmeli. Mesela, vatandaş geliyor, başkanla görüşeceğim diyor, niye? Zira alt kademe işi çözmüyor, çözse adamın orada ne işi olacak. Halkın arasında olmak ve ulaşılabilir olmak lazım aksi halde, bir dönem başkanlık yaparsınız ve Allah size bu millete hizmet etmeve gönüllerinde yer etme imkanı vermez. Seçmen şunu çok iyi biliyor ki güçlüher vakit işini görür, başkan sesi duyulmayanları duyan kimse olmalı.
Belediye Başkanları bu makamların geçici olduğunu bilmeli, daha çok da vebalin kalıcı olduğunu bilmelidir.
Seçmen beş yıl idare edecek Başkanlara emanet edilen imkanları ve makamları, bir diğer yerel secim de mutlaka elinizden alacaktır. Buradaki esas mesele, onları teslim ettikten sonra elinizin temiz kalıp kalmadığıdır.

Mehmet Emin TURPÇU
Mehmet Emin TURPÇUmehmeteminturpcu@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.