SON DAKİKA

TOBB İç Anadolu Bölge Toplantısı Yapıldı

Genel, Güncel, Manşetler, Özel Haber

Sevgide Dengesizlik

Bu haber 31 Aralık 2018 - 9:16 'de eklendi ve 44 views kez görüntülendi.

En çok şikayet ettiğimiz, eleştirdiğimiz huyların aslında meydana gelmesinin en büyük sorumluları bizleriz.
Kişi alim olsa ne yazar, aşırı sevgi onu bile şaşırtır hak yolundan.
Kırşehir de yönetici olacak kişi, siyasi parti başkanı, Belediye Başkanı, Milletvekili, STK Başkanları, bunun kim olduğu önemli değil! Çok aşırı ve çok fazla seviyoruz. Ya da seviyormuş gibi gösteriyoruz.
Daha makamına oturmadan, ayaklarını yerden kesiyor, kendini olağanüstü görmesini, hissetmesini sağlıyoruz. Daha da sonra,  biz bu kişileri kendini beğenmiş, egolu, kibirli, olduğunu söyleyerek “Alçak gönüllü değil!” diye eleştiriyoruz. Küçük dağları ben yarattım havasıyla gezenlerin mimarları bizleriz.
Hele ilgiye hasret yaşamış bireyler, az bir şaşalanma gördüğü zaman kendilerini hepten kaybediyorlar. Geldiği yeri ve konumunu unutuyorlar.
Bu kadar fazla sevmeye, yüceltilmeye, ilgiye, inanın nefis dayanmaz! Kirsehir’imizde bu tür olumsuzlukları fazlaca görmeye başladık. Bazı haber siteleri ve gazetelerde de konuya uygun haber ve başlıklardan okuyucular da rahatsız oluyor. Bu sebepten! Adayları, yöneticileri yağlarken, ballarken, beklentilerinizi yüksek tutmayın!
Çünkü! Onu ilk hatasında siz eleştirecek, tefe koyup ilk siz çalacaksınız. Bozduğunuz karakteri ve duruşu ilk siz beğenmeyeceksiniz.
Kendi anne, baba, evladına gösterilmeyen sevgi ve muhabbet! Makamından dolayı hayatımızda ilk defa gördüğümüz kişilere göstermelerimiz, tam bir karakter bozukluğudur. Bizlerin bu yaklaşımı yüzünden,  kibir ve egosundan yanlarına yanaşamadığımız, karun diye eleştirdiklerimiz zulüm erbabı oluyorlar.
Hata yapmaz, yanlışı olmaz diye diye yaptığı doğruları da yok ediyoruz.
Çok aşırı seviyor, öyle dengesiz yüceltiyoruz ki!
Sevdiklerimizi diri diri toprağa görmüyoruz. Geleceklerini yok edip bitiriyoruz.
Sevdiğimizi zannettiğimiz kişilere en büyük kötülüğü bizler yapıyoruz.
Ve doğru kişiler olmalarına rağmen onları sevgimizin içine zehir katıp hayatlarını karartıyoruz.
Dünyevi şeyler için kırk yıllık dostların birbirini yok saydığı günlerden geçiyoruz. Hesap yapmaktan iş yapmaya veya dostluk kurmaya vakit bulamayanların sayısı her geçen gün artıyor. Bazı dost bildiklerimiz ise kırıcı, kıyıcı ve ifşa edici oluyor. Oysa dostluk açmayı değil, kapatmayı gerektirir. Söz gelimi dostunun sırrını saklamak, ayıbını örtmek, sözüne müdahale etmemek , iyiligini istemek, onun hüznüyle mahzun olmak dostluğun adaplarındandır.
Çünkü dostluk ve kardeşlik, öldükten sonra da devam eden kıymetlerimizdendir. Ahiret kardeşliği diye boşuna denilmiyor…
Ayrıca İnsanın acısını, öfkesini, kırgınlığını, kızgınlığını, çaresizliğini anlamamak için sürekli kapattık kulaklarımızı. Umurumuzda olmadı. Bir diğeri bizden farklı düşünüyor diye başına gelen her şeyi hak ettiğini düşünüp sırtımızı döndük. Maalesef eski ve yeni bir dünya arasında yaşıyoruz. Bozuk terazi ve yetersiz bilgi, insanı sürekli haklı ve alacaklı gösterir. Kibir de böyledir. Dengemizi perişan eder. Her konuda orta yolu bulmanın, haddi aşmamanın bir türlü yolunu bulamadık.

Mehmet Emin TURPÇU
Mehmet Emin TURPÇUmehmeteminturpcu@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.