SON DAKİKA

Sünnetullah’a Uymak

Bu haber 23 Ekim 2018 - 15:23 'de eklendi ve 16 views kez görüntülendi.

Konuma bir ayet mealiyle başlamak istiyorum. Bu ayetin kapsamı çevresinde konumu devam ettirmek istiyorum.
‘’Sen yüzünü, Allah’ı birleyici olarak doğruca dine çevir. Allah’ın yaratma kanununa (uygun olan dine dön) ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler’’ (Rum Suresi 30.ayet)
Yüce Allah yeryüzüne, diğer bir ifadeyle tabiata kanunlar koymuştur. Yeryüzünün hayatının idamesi bu kanunlara bağlıdır. Yeryüzünde yaşayan özellikle insanlar bu kanunlara uyarlarsa herhangi bir problemle karşılaşmadan hayatı mutlu ve huzurlu bir şekilde devam ettirirler. (İnsanların dışında kalan varlıklar sünnetullah’ın dışına çıkmazlar) Şayet insanlar bu kanunları ihlal ederlerse belki geçici olarak bir süre faydalanabilirler. Lakin bu uzun sürmez. O yasaları koyan tarafından bir gün mutlaka cezalandırılırlar.
Örneğin: bir dere kenarına ev yapan bir insan, o evden bir süre istifade eder. Çoluk çocuğunu barındırır. Ev sahibi oldum diye de sevinir. Lakin bir süre sonra yağmur ve sel felaketi olur ve o evi içindekilerle birlikte alır götürür. Sünnetullah’a uymamanın bedeli böylece çok ağır ödenir.
Bu örnekte olduğu gibi, Yüce Allah; insanlar arasında da huzur ve asayişin güzel devam etmesi için belli yasalar koymuştur. Bu yasalar: Sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma, hak ve sorumlulukların yerine getirilmesi, hukukullah’a riayet vs. Bunlara riayet edilerek huzur ve mutluluk sağlanır. Bu yasalar ihlal edildiği zaman, ihlal eden insanlar geçici olarak bazı maddi menfaatler elde etseler de, sonunda huzur ve mutluluk diye bir şey kalmaz. Hor görülen, hakları gasbedilen insanlar sessizliklerini bozar ve kıyam ederler. Artık o toplumda huzur diye bir şey kalmaz. Bugün yeryüzünde var olan huzursuzlukların temelinde sevgisizlik, saygısızlık, hak ve hukukun ihlal edilmesi, sorumlulukların yerine getirilmemesi gibi sebepler yatmaktadır.
Bir apartmanda yaşayan aileleri düşünelim. Bu insanlar birbirlerine selam verir, hal ve hatırlarını sorarlarsa, birbirlerine misafirliğe gider, ikramlarda bulunur, birbirleri ile sohbet eder, dertlerini dinler, sıkıntılarını birbirine aktarır, yardımlaşırlarsa, düğünlerinde, cenazelerinde birbirlerini yalnız bırakmaz, sevinç ve kederlerine ortak olurlarsa, birbirlerinin sıkıntılarını hafifletmek için yardımlaşırlarsa, o apartmanda veya çevrede huzur ve mutluluk olmaz mı?
Bir de bunun tersini düşünün. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Selam vermiyor. Komşuluk ilişkileri kalmamış. Yardımlaşma, dayanışma diye bir şey yok, insanlar dert ve sıkıntılarını kimseyle paylaşamıyor, birbirlerine asla güvenmiyorlar. En ufak bir yardımı bile birbirlerinden esirgiyorlar. Böyle bir ortamda huzur diye bir şey kalır mı? Sosyal hayatta da sünnetullah böyle işliyor.
Hz. Peygamber(sav) şöyle buyuruyor. ‘’Nefsim elinde olana yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size bir şey getireyim mi? Şayet yaparsanız birbirinizi sevmiş olursunuz: Selamı aranızda yayınız.’’ (Ebu Davut, Tirmizi ve Müslim Ebu Hureyre den rivayet ediyorlar)
İlahi yasalardan biri olan sadece bir selamlaşma bile Müslümanlar arasında bir ülfet, kaynaşma, sevgi, saygı aracıdır. Barış içinde tanış olarak yaşamayı sağlar. Selam verip alanlar birbirlerine Allah’tan iyilik, esenlik, rahmet, bereket dilemektedirler. ‘’Ben Müslümanım, bana güven, benden sana zarar gelmez’’ demektedirler. Bu sebeple selamlaşma Kur’an ve sünnette teşvik edilmiştir.
(Selamlaşma ile ilgili Nisa 86, Nur 27 ve 61.ayetlere ve tefsirlerine lütfen bakınız.)
İlahi yasalara fert, aile ve toplum olarak riayet eder, onları ahlak haline getirirsek, hem bu dünyada mutlu ve huzurlu bir hayat yaşar hem de ahiret için iyi bir azık edinmiş oluruz. Aksi takdirde hem dünyamızı huzursuz eder hem de ahiretimizi kaybetmiş oluruz. Selam ve dua ile…
Süleyman FAYDALI

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ali Uçar08 Ocak 2019 / 20:45Cevapla

Karika bir konu, Sayın Süleyman Faydalı hocam kalemine yüreğine sağlık.