SON DAKİKA

Yaşlılığın Çeşitliği ve Gerontoloji

Bu haber 16 Mart 2019 - 9:15 'de eklendi ve 578 views kez görüntülendi.

Yaşlılık anlamı belirsiz bir kavramdır. Yaşlı kimdir sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün değildir.

Çalışma yaşamının sona ermesi ile başlayan yeni yaşam dönemi de,yani emeklilik,yaşlılığın başlangıcını temsil eden kavram özelliğini çoktan yitirmiştir.

Emeklilik sigortası ile birlikte yaşlılık bir yaşam dönemi olarak topluma yerleşti, ama bugün yaşlanmanın “çoğulculuğu” ve “belirsizliği” öne çıkmıştır.

Toplumsal modernleşme ile yaşam dönemlerini ve yaşlılığı, sınırları belirli bir sosyal grup olarak tanımlamada kullanılan algı kısmen ayakta kalabildi.

Ama buna ek olarak yaşlanmayı biyografiye bağlı süreç olarak değerlendiriyoruz. Kronolojik yaşın rolünü analiz etmek için, yaşlı insanları, yaşam dönemi olarak yaşlılığın içine oturtmak istiyorsak, mecburen yaşlanma sürecini dikkate almak gerekiyor. Bu ise belli bir yaşta başlamıyor. Doğumdan ölüme dek sürüyor.

Yaş gruplarını ve yaşlılığı toplumsal gerçekliğin anlık durumu olarak kabul edemeyiz. Onun süreç özelliğini dikkate almalıyız. Süreç ise dinamizm kavramıyla ilişkilidir. Dolayısıyla yaşlanma dinamik özellikleriyle ele alınması gereken bir olgudur.

Kuşaklar arası ilişkilerin zamanla uğradığı anlamsal değişimi dikkate almak gerekir. Bunu yaşlı ve yaşlılık üzerine tasavvurlardan görebiliyoruz. Kuşakların ilişkilerini çok boyutlu olarak kavramak önemlidir. Aile ve toplum düzlemlerindeki ilişkilerin yaşlanma ve yaşlılığa etkilerini ancak bu detaylı bakış tarzıyla kavrayabiliriz.

Yaşlılık döneminin yapısını daetkileyen gelişmelerin yanı sıra beri kadınların yaşlı grubunda sayısal üstünlüğü ele geçirdiklerini biliyoruz. Diğer taraftan – söylemler aksine işaret etse de – kadının sosyal değerindeki kayıplar dikkatlerden kaçmıyor. Kadına şiddeti toplum olarak kanıksamış bir görünüm sunuyoruz. Acaba yaşlılığın toplumsal değerinin azlığında, kadının yaşlı grubundaki fazlalığı da roloynuyor mu?

Dikkatlerden kaçmaması gereken unsurlardan biri de yaşlılıkta sosyal strüktürel koşullara bağlı sosyal eşitsizliklerin içindeki miras olaylarının yaşlılığa kazandırdığı anlamlardır. Yaşlılar arasında sayısal açıdan üstünlük elde eden kadının fakirliği yaşlılıkta devam etmektedir. Miras, öncelikle yaşlı erkekle birlikte algılanan bir sosyal olgudur.

Yaşlılığın maddi koşulları –eleştirilere rağmen – eskisine göre daha iyidir.Emeklilik ve sağlık sigortaları, bakım aylığı gibi yeni olanaklar toplumsal modernleşme sürecinde elde edilen kazançlardır.

Ancak hastalık ve bakıma muhtaçlık yaşlılığı temsil eden yegâne olgular değildir. Bugün bireysel, sosyal ve kültürel çeşitliliği ile dikkat çekmektedir.  Bu yüzden yaşlanma ve yaşlılığı araştıran bilim dalına,yani Gerontolojiye, ihtiyaç azalamayacak, aksine artacaktır.

Yaşlılığın çeşitliliği sebebiyle sosyal bilimlerinbakış açısından yaşlılık anlamlı bir kategori değildir. Yaşlıların yaşam durumundaki çeşitliliği öne çıkarmak ve bunu kavramak gerekir. Yaşam durumu tezi ile bu çeşitliliği daha iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum.

Yaşam durumları tarihsel süreç içinde ortaya çıkmıştır. Sosyal yapının parçasıdır ve bu yapının içindeki dış koşullarla bağlantılı ilişkilerin sonuçlarıdır. Diğer taraftan bu objektif koşulların içinde, bunlara bağlı olarak gelişen insanın, bunları algılayışı, yorumlayışı ve bunlara bağlı eylemleri, yaşam durumlarının sübjektif boyutlarla da ilişkili olduklarını göstermektedir. Dolayısıyla yaşlılıkta yaşam durumlarını kavramak istiyorsak, o zaman objektif koşulların sübjektif etkilerinin de dikkate alınmaları gerekir.

 

 

Avatar
Prof. Dr. İsmail TUFANismailtufan@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.