Yeni Bir Yılı Bekleme | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Kırşehir’den Elazığ’a Destek

Genel, Güncel, Manşetler

Yeni Bir Yılı Bekleme

Bu haber 24 Aralık 2019 - 9:17 'de eklendi ve 23 views kez görüntülendi.

Bir bıkkınlık var üzerimizde, yorgunluğun üzerine bir çay içmek gibi değil bu, bir damla suyun bile bardağı taşıracağı bir yorgunluk. Toprak o eski toprak değil artık, insan da o eski insan değil. Dünya yorgun, biz yorgun.
Bir yılın son ayı ve sonu gelen her şey gibi tuhaf bir ağırlık altındaymışız gibi bir hisse kapılıyoruz sanki. Kiminle konuşsak, şu 2019 bir gitse de kurtulsak diyor. Umut işte, insan umut ediyor, rakamlar değişirse her şey sıfırlanır zannediyor. Sanki sil baştan yeniden yaşayacağız hayatı, dünya hiç kirlenmiş olmayacak ve biz tertemiz bir güne uyanacağımızı zannediyoruz. Ya tutarsa!
İnsan neden bu kadar yorgun? Yıllar neden bu kadar yorgun? Dünyayı ve tüm doğayı ve hatta bütün maneviyatı, her şeyi biz yorduk.
Mevlana’nın  “Sanma ki dert sadece sende var, sendeki derdi nimet sayanlar da var.” dediği gibi. Yolda yürürken, dost sohbetinde, bazen misafirlikte, çay ortamında, bazen bir durakta beklerken, insanların konuşmalarına ister istemez şahit oluyoruz. Dertleşmiyor kimse, dertlerde yarışıyorlar sanki, senin derdin dertmidir, benim derdin yanında hiç kalır yarışına giriyor. Derdin ne kadar büyükse daha çok hayran kalsınlar, her şeye rağmen ayaklarının üzerinde dimdik durabildiğine şaşırsınlar istiyor insan. Dert küpü yavaş yavaş kendini kibre bırakıyor. Kimse kimseyi dinlemiyor, biri konuşurken diğeri vereceği cevabı düşünmekle meşgul olduğu için kendi cevabına odaklanıyor. Biz önce muhabbeti kaybettik. Onu kaybettikten sonra da insanlar sadece konuşmaya başladı, kimse dertleşmedi. Bir arkadaşımızın, bir akrabağmızın hatta çocuklarımızın derdini bile omuzlayamaz olduk.
Doğanın dengesini bozduk, Üstüne beton yığınından binalar inşa ettik, insanlar yaşasın, herkes daha üst bir kat için yarışsın, yukarıdan baksın diye. Nefisler ifşa edildi, gizlisi saklısı kalmadı hiçbir şeyin, artık herkesin zayıflığını biliyor olduk.
Dünyanın diğer ucundan birini hem görebiliyor hem de sesini duyabiliyoruz; gurbetmiş, hasretlikmiş elden çıktı. Özlem ve hasrete de ihtiyacımız kalmadı.
Yol arkadaşlığı ve yolu unuttuk, eskiden günler çok uzundu hatırlarsanız, kocaman bir gün geçmek bilmezdi, şimdi zaman öyle hızlı çalışıyor ki pazartesiydi daha dün hangi ara cumaya ulaştık diyoruz. Sıkıntıyı, özlemi, derdi, muhabbeti ve bizi insan yapan her şeyi yavaş yavaş terk ettik.
Evler akıllı olduktan sonra komşulara da ihtiyaç duymadık, iyilik yapmaya çalışsan bile bundan nem kapan insanlar var artık. Herkes herkese kötülük yapacakmış gibi gelmeye başladı, bu normal oldu, şaşırmıyoruz ama biri iyilik yapsa şüpheleniyoruz. İyiliği de, komşuluğu da, kaybettik, şimdi sıra akrabalığı kaybetmeye geldi. Artık herşey sanal alemde dönmeye başladı. Canın iyilik mi yapmak istedi, cebinden bilmem hangi numarayı ara falanca ülkeye yardım yap rahatla.
Biz bu gamı ve kederi taşıyamadık, o yüzden çatladık, o yüzden bizden akıp gitti her şey. Virüslere karşı bağışıklık kazandık ama sağlıklı birer hasta olduk. Cep telefonu hastalığı, konuşamama hastalığı, benlik yarışı, kibir ve zenginlik gösterişi.
Ve insanlık nerede biraz doğallık kaldıysa oraya sığınmaya çalışıyor. Bütün bu derin düşüncelerin arasında eğer bir yerde onu bulursak, işte oradan yeniden doğmaya çalışacağız . Bir yerlerde hâlâ var olan bu insanlığa sarılmaya geç kalıyoruz. Bu yüzden sesini yükselt, karşı çık, hiçbir şey olmuyorsa al bir taş sen de at düşmana, seni senden çalmaya çalışan her şeye bir taş at. Yeni bir yılı bekleme, aralık ayında uyan, uyanacaksan en karanlık gecede uyan ve doğrul. Muhabbeti bul, ihsanı, islamı bul, özlemi bul, hasreti, sılayı, insanlığı bul, yeniden bismillah de, yeniden kardeş ol, yeniden dost ol, yeniden Müslüman ol.

Mehmet Emin Turpçu

Avatar
Mehmet Emin TURPÇUmehmeteminturpcu@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.