SON DAKİKA

Genel, Güncel, Manşetler

Genel, Güncel, Manşetler

Yine Bir Hac Heyecanı

Bu haber 14 Aralık 2018 - 9:08 'de eklendi ve 26 views kez görüntülendi.

Kur an ı Kerim de haccın farziyeti ile ilgili “Orada apaçık nişaneler, (ayrıca) İbrahim in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Allah bütün alemlerdn mütağnidir.” (Al i İmran suresi 3/97) buyurmaktadır.

Bu ayet, müslümanlara haccın farz olduğunun delilidir. Hz Peygamber sav de haccın, İslam ın temel esaslarından birini teşkil ettiğini haber vermektedir. “Makbul bir haccın karşılığı cennettir” buyurmaktadır. (Tirmizi “hac”)

Bütün alimler gücü yeten kimsenin ömründe bir defa hac yapmasının farz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Buna göre hac ibadeti kitap, sünnet ve icma ile sabit olan kuvvetli farzlardan biridir. Dünyada, başta müslümanlar olmak üzere milyonlarca insan fakr u zaruret içerisinde yaşarken, Müslümanlar haccı mı eda etmeli yoksa o insanların yardımına mı koşmalı? Bu da cevaplamayı gerektiren fakat bizim kapasitemizi aşan bir sorudur.

Müslümanlar ömürleri boyunca günde beş defa Kabe ye yönelerek namaz kılarlar. Her Müslüman, imandan sonra en en faziletli ibadet sayılan namazın kıblesini oluşturan mübarek mekanı görmek, orada başta Hz Muhammed sav olmak üzere geçmiş peygamberlerin, özellikle de Hz İbrahim, İsmail ve Hz Hacer validemizin hak din uğruna verdikleri mücadeleleri hatırlamak, asırlar boyunca birçok müminin namaz, dua ve niyazına sahne olan o, manevi atmosferi yaşamak ister.

Hac bu açıdan tarihin yeniden yaşanmasının ve mücerredin müçahhas hale gelmesinin vasıtası olmaktadır. Kur an ı Kerim de Kabe den “Allah ın evi” diye söz eder. (Hac 22/26) Bütün benliği ve samimiyeti ile Allah a bağlanan Tevhid ehli bir mümin, O nun evini ziyaret etmeyi en büyük manevi zevk olarak telakki eder.

Bu yönüyle hac müslümanlar için aynı zaman ve mekan içinde manevi bir ittifak anlayışına ulaştıkları, İslam kardeşliği ve tevhidin zirveye ulaştığı yerdir.

Bir yönüyle de ölüme hazırlanmaya benzetilir. Şu farkla ki, hac iradeye bağlı iken, ölüm insanın beklemediği, belki de istemediği bir anda gerçekleşebilir. Bundan dolayı hacca hazırlanan mümin dini, ahlaki ve hukuki mahiyette hak ilişkisi içine girdiği herkesle helalleşir. Borçlarını öder. Bakmakla yükümlü olduğu insanların nafakalarını ayırır ve ondan sonra yola koyulur.

Allah nasip ederse hacca kayıt olmanın 9.yılında,yine kuraya katılacak olmanın heyecanını yaşamaktayım. Dokuz sene önce her baklımdan hacca gitmeye daha müsait iken en azından dokuz yaş daha ihtiyarlamış durumdayım.

Hacca gitmede Suud yönetiminin, adeta “gelmeyin” der gibi ülkelere kota uygulamasının yanı sıra, ülkemizde de DİB nın uyguladığı kura sistemi kanaatimce doğru bir uygulama değil. İnsanlar kayıt olma sırasına göre öncelik hakkına sahip olmalılar. Dokuz yıl önce kaydolan kurada çıkmazken, yeni kaydolan çıkabiliyor. Oysa bu bir ibadettir. önce gelenin öncelik hakkı olmalıdır. Bunu piyango çekilişi gibi yapmak bence ibadet ruhuna aykırıdır. Nasılki camide önce gelen ön safta oluyorsa, hacda da önce yazılan öne

geçmelidir. Bir dakika önce yazılan bile sonra gelenden, gitmeye daha çok hak sahibidir. Diyanet in bu hakkı gözetmesi gerektiğine inanıyorum.

Şöyle bir örnek vereyim :

Bir cami düşünelim, bin kişi kapasiteli, oraya namaz için beş bin kişi geliyor. Şöyle bir uygulama yapabilir misiniz? Gelen cemaat içeri girmesinler. Önce kapıda toplansınlar, sonra kura çekelim, bin kişiyi içeri alalım, diğerlerini gönderelim. Bu ibadetin ruhuna aykırıdır. Gelen ön safa geçer öylece cami dolar. Orada mevki makam gözetilmez. Camiye giremeyenler kendilerince namaz kılma imkanını hazırlarlar.

Her alanda iltimas, torpil oynadığı bilinen bir gerçektir. Hiç olmazsa ibadette buna fırsat verilmemelidir.

Müslüman devlet adamları tarih boyunca hac yollarının güvenliğini sağlayarak, haccın yapılacağı mekanları imar ve inşa ederek, organizasyonu mümkün olanın en mükemmeliyle yerine getirmeyi bir görev bilmişler, bu sebeple de o kutsal mekanlara hizmet edenlere Hadimü l Haremeyn (Haremeyn in hizmetçileri) demişlerdir. Lakin uzun zamandan beri Suudi hanedanının oraların idaresini ellerine aldıktan sonra aynı hassasiyeti göstermedikleri, oraların imarı konusunda İslami hassasiyet ve duyarlılığı taşımadıkları, Kabe ye gereken saygı ve hürmeti göstermedikleri, müslümanlara ait hatıraları yok ettikleri, Kabe ye yakın yerlerde yüksek binalar, hoteller inşa ederek Kabe ye tepeden baktıkları, tavaf alanlarını yeterli hale getirecek ciddi çalışmalar yapmadıkları, organizasyonu istenen düzeyde ve yeterlilikte yapamadıkları için çok büyük sıkıntıların yaşandığı ve her hac mevsiminde yüzlerce hacının izdihamlarda hayatlarını kaybettiği herkesin malumudur. Bugünün müslümanlar Mekke ve Medine yi Suudi hainlerinin elinden, daha doğrusu işgalinden kurtarma mücadelesi vererek. Bu iki kutsal mekanı özgürlüğüne kavuşturmalı. Ümmetin ortak, liyakatli, emin ellerine teslim etmeliler.

Bu sebeple bugünki Suudi yöneticileri Hadimü l Haremeyn (Haremeyn in hizmetcileri) değil Hainü l Haremeyn (Haremeyn in hainleri) ünvanına daha layıktırlar. Ayrıca bu hainler ümmeti Muhammed in servetlerini İslam düşmanlarına peşkeş çekmektedirler. Ümmetin perişan hali ortada iken bu imkanları mağdur ve mazlum Müslümanların kurtuluşu için harcamak yerine, ümmeti parçalayıp yok etmek isteyen şer güçlere, bütün ümmetin gözüne baka baka vermeleri hainlik değildir de nedir?

Ayrıca bu hainler güya ülke savunması için İslam düşmanı ABD den aldıkları füzeleri bir müslüman ülke olan Yemen halkının uzerine yağdırmakta ve bir müslüman halkı sefalete mahkum etmektedir. Yemen i bugünki hale getirenler, İslam düşmanı olan kafirler değil, sözde müslüman iki ülkedir. Suudi Arabistan ve İran dır. Bütün müslüman ülkelerde, sözde müslümanlar müslümanları katlediyorlar. İslam düşmanlarına karşı verilmesi gereken cihat ruhu yok oldu. Müslümanlar silahlarını birbirlerine çevirdiler. Düşmanlarına karşı gösterecekleri şiddeti birbirlerine karşı kullanmaya başladılar. Böyle olunca Allah cc da müslümanlara yardımını kesti.

Rabbim müslümanları bu zilletten kurtarsın. Yeni hac ibadeti Müslümanların yeniden dirilişine ve kardeşliğine vesile olsun inşallah. Selam ve dua ile…

Süleyman FAYDALI
Süleyman FAYDALIsuleymanfaydali@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.