Yol ve Yolculuk İmgesi | Kırşehir Aşıkpaşa Gazetesi

SON DAKİKA

Emekli Olan Personeller Unutulmadı

Genel, Güncel, Manşetler

Yol ve Yolculuk İmgesi

Bu haber 30 Ekim 2018 - 10:17 'de eklendi ve 574 views kez görüntülendi.

Neden bilmem ben, yolculuğa çıkarken, hayatımda bir devrin açıldığını ya da kapandığını duyarım. Romancı Reşat Nuri’de kahramanlarını muhakkak bir istasyonda durmak zorunda bırakır ve romanı, tamda buradan başlar. Yani yolculuğun sonunda kahramanın hayatında bir devri açmış olur yazar. Demek ki yol ve yolculuk imgesi pek çok usta romancı açısından, kahramanlarının hayatında, yeni bir devre taalluk ediyor. Buna sebep olarak da ben, çocuklukla gençlik karışımı bir dönem de okuldayken, sık sık yolculuklara çıkmamızı görüyorum.
Evet, okul yıllarımda sürekli yolculuklar yaptım. Bu yolculuklar genelde aynı güzergâhlar üzerinde de olsa, yol boyunca görülen manzaralar eşliğinde zihnimden gelip geçenler, hep başka başkaşeylerdi. O şeyler de üzerinden uzun seneler de geçse, alnımın içinde kıymetli bir yere yapışıp kalmışlardır.
Ruhbilim terimi olarak imge, duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, görüntüsü olarak tanımlanıyor. Öyleyse yolculuk esnasında görme algısı çok faaldir ve bunlar bilince yansıdıkları zaman, hayal gücümüzü besliyorlar ve biz kendimizi, verimli bir imajlar dünyasının içinde buluyoruz hemen. Hakikaten, kimi zaman yazmakta zorlandığımı hissettiğimde de kendimi hemen dışarı atar ve uzun uzun, boş boş yürürüm. Çünkü bedenim faal olduğu zaman zihnim de harekete geçer ve yolculuğumun sonunda, metnime girecek olan pek çok şeyleri kafamın içinde hazır bulurum.

Yol ve yolculuk, farklı sanat türlerinde olduğu gibi edebî türler içinde de geçmişten bugüne kullanılan başlıca temalardan biri olmuştur. İlk sözlü ürünler destan, masal gibi anlatı türleri başta olmak üzere bugünün öykü, roman gibi türlerinin de temasını teşkil eden yol ve yolculuk; değişim, arayış, kaçış, keşif, sevgiliye kavuşma gibi amaçları ihtiva eder. Modern zamanlarda bu kavramlar bireyin kimlik bunalımını, yalnızlığını, iletişimsizliğini, kaçma arzusunu ve içsel sorunlarını simgeleyen bir metafora dönüşür.

Yine kendi açımdan bakacak olursam yolculuk, özellikle de kitap fuarları için yaptığım seyahatlerde, şehirlerarası bir otobüsün içinde, bir yandan kafamda hayaller canlandırıp, diğer yandan da sıcak kahve içerek, pencereden dışarısını seyretmek, ne doyulmaz bir mutluluktur. Derken önümde bir roman açıp, gene arada sırada pencereden karanlığın içinde, bir belirip bir kaybolan şehir ışıklarına bakarak, yumuşak bir sessizliğe doğru yol alan anılarımın peşinden sürüklenmek, ne ilham açıcı bir şeydir!Üstelik sonrasında soğuk, şiddetli bir yağmur başlayıp da, pencereme vuran damlaların sesleri, kafamın içinde kilise çanları gibi çınlarken, arzu ile hayalin yoğurduğu bir roman kurgusu yapmamak elde midir?

Öyleyse biz romancılar açısından yol ve yolculuk imgesi, kökleri bilinç ve bilinçaltında yatan pek çok yazı malzemesinin harekete geçmesine sebep, bir çeşit uyandırma zili gibidir. Zilin çalması, yani yolculuğun başlamasıyla birlikte muhayyilemiz de harekete gelir ve zihnimizin karışık konularını, bir yapbozun parçaları gibi yavaş yavaş bir araya getirmeye başlarız.

Tuncay AYMELEK

Tuncay AYMELEK
Tuncay AYMELEKtuncayaymelek@asikpasagazetesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.