“Otizm Spektrum Bozukluğu Çocukluk Döneminin Başında Gelişim Gösterir”

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Otizm Spektrum Bozukluğu hakkında açıklamalarda bulunuldu.

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan açıklamalarda: “ Otizm spektrum bozukluğu, ya da kısa adıyla OSB, bir bireyin beyninin gelişiminde başkalarını nasıl algıladığını ve onlarla nasıl sosyalleştiğini etkileyen, bu sebeple de sosyal etkileşim ve iletişimde sorunlara neden olan bir tıbbi durumdur.

Hastalık ayrıca belirli sınırların dışına çıkamayan veya tekrarlayan davranış kalıplarını da içerir. Otizm spektrum bozukluğu içinde kullanılan "spektrum" terimi, geniş bir yelpaze üzerine yayılmış semptomları ve semptomların derecesini ifade eder. 

Otizm spektrum bozukluğu çocukluk döneminin başında gelişim gösterir ve nihayetinde bireyin toplum içinde, örneğin sosyal hayatta, okulda, ya da çalışma hayatında sorunlarla karşılaşmasına neden olur.

Doğumdan sonraki ilk yıl içinde otizm belirtileri ortaya çıkar. Daha nadir vakalarda ise ilk sene boyunca çocukta normal gelişim devam eder ve daha sonra otizm belirtilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte çocuklar, 18 ila 24 ay arasında bir gerileme döneminden geçer.

Otizm spektrum bozukluğunun tam anlamıyla iyileşmesi mümkün olmasa da, erken başlanan ve yoğun olarak sürdürülen tedavi birçok vakada çocuğun hayatında büyük ve önemli bir fark yaratabilir.”ifadelerine yer verildi.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Otizm Spektrum  bozukluğunun çeşitleri hakkında açıklamalarda bulunuldu. Yapılan açıklamalarda: “Otizm spektrum bozukluğu günümüzde Otizm, Asperger sendromu (AS), Çocukluğun dezintegratif bozukluğudur (ÇDB). Önceden tanımlanmamış gelişimsel bozukluk türünde olduğu gibi, birbirinden bağımsız oldukları kabul edilen tıbbi durumların tamamını kapsamaktadır. 

Otizm belirtilerine sahip ancak hastalığa tanı konacak kadar yeterli kriterleri sağlamayan çocuklara verilen tanıya atipik otizm denir. Bu tür otizmin varlığı tartışmalı olsa bile, çocuklarda otizm belirtileri görüldüğü zaman mutlaka bir uzman doktora başvurulmalıdır.”denildi.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ NELERDİR?

Otizm spektrum bozukluğunun bilinen tek bir nedeni olmadığını ifade eden Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri tarafından: “Otizm spektrum bozukluğunun bilinen tek bir nedeni yoktur. Hem genetik faktörlerin hem de çevre faktörlerinin farklı roller oynadığı öne sürülmektedir. Ancak aşılar ile otizm spektrum bozukluğu arasında bir bağlantı olmadığı tıp uzmanları tarafından kesin olarak bilinmektedir. Günümüzde otizm spektrum bozukluğu tanısı alan çocuk sayısı, geçmişe göre artış göstermektedir. 

Genetik faktörlere bakıldığında, birkaç farklı genin otizm spektrum bozukluğunda rol oynadığı görülmektedir. Bazı vakalarda otizm spektrum bozukluğu Rett sendromu veya kırılgan X sendromu (FXS), yani diğer adıyla frajil X sendromu denilen genetik bir bozuklukla ilişkilendirilebilir. Diğer vakalarda ise genetik mutasyonlar otizm spektrum bozukluğu riskini artırabilir. 

Bunlardan ayrı olarak başka genler beyin gelişimini, beyin hücrelerinin kendi aralarındaki iletişim biçimini etkileyebilir veya semptomların şiddetini belirleyebilir. Bazı genetik mutasyonların, yani değişimlerin kalıtsal olduğu görülürken diğerlerinin kendiliğinden ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Çevresel faktörlere bakıldığında ise günümüzde viral enfeksiyonlar, hamilelik sırasında alınan ilaçlar, ortaya çıkan komplikasyonlar veya hava kirliliği gibi faktörlerin otizm spektrum bozukluğunu tetiklemede rol oynayıp oynamadığı araştırmacılar tarafından incelenmektedir.

Otizm spektrum bozukluğu dünyanın her köşesindeki çocukları etkileyebilir, ancak bazı faktörler bu bozukluğun ortaya çıkması riskini artırabilir.”ifadelerine yer verildi.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan açıklamalarda: “Bazı çocuklar erken bebeklik döneminde göz temasından kaçınma, isimlerine yanıt vermeme ya da bakımlarını sağlayan kişilere karşı kayıtsızlık gibi otizm spektrum bozukluğunun ilk belirtilerini gösterebilir. 

Diğer vakalarda ise çocuklar yaşamın ilk birkaç ayında veya ilk yılında normal gelişim gösterebilir, ancak aniden kendi içine çekilip gerileme gösterebilir, agresif bir tutum takınabilir veya o zamana kadar edindikleri dil becerilerini kaybedebilir. Bu semptomlar genellikle 2 yaşına kadar görülür.

Otizm spektrum bozukluğu olan bazı çocuklar öğrenmede zorluk çekebilir veya normalden daha düşük zekaya sahip olma belirtileri görülebilir.

Spektrum üzerindeki diğer çocuklarda ise normal ve hatta yüksek zeka görülebilir. Bu çocuklar hızlı öğrenme yetisine sahiptirler, ancak bildiklerini günlük hayatta uygulamak, karşılıklı iletişim kurmak ve sosyal durumlara uyum sağlamakta zorluk çekebilirler.

Otizm spektrum bozukluğu olan her çocuk, spektrumun bir diğerinden farklı ve benzersiz bir konumundadır. Bu bozukluğa sahip bireylerin her birisinde düşük işlevden yüksek işlevliğe kadar yayılan benzersiz bir davranış modeli ve şiddete eğilim seviyesi görülebilir. 

Spektrumun, her bireyde bir diğerine göre farklı ve bir belirtisi ortaya çıkabilir bu nedenle, bozukluğun ne kadar ağır olduğunun belirlenmesi kolay olmayabilir. Çocuğun engel seviyesi ve günlük hayatındaki faaliyetleri ne kadar gerçekleştirebildiğiyle ilgili bilgi toplanmalıdır.

Otizm spektrum bozukluğu olan bireyler tarafından gösterilen bazı yaygın belirtiler aşağıdaki gibi gruplandırılarak verilmiştir:

SOSYAL İLETİŞİM VE ETKİLEŞİM

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından  sosyal iletişim ve etkileşim hakkında yaptığı açıklamalarda: “Otizm spektrum bozukluğu olan bir çocuğun veya yetişkin bir bireyin sosyal etkileşim ve iletişim becerileri ile ilgili çeşitli sorunları olabilir bunlar;

Adının söylenmesine tepki vermemesi veya zaman zaman kendisiyle konuşan bireyleri duymuyor gibi görünmesi, kucaklanmaya ve taşınmaya direniş göstermesi, tek başına oynamayı, kendi dünyasına geri çekilmeyi tercih etmesi, göz temasından kaçınması ve belirli bir yüz ifadesi yoksunluğu,

Konuşmaması, geç konuşması veya daha önce kazanılan kelime ya da cümleleri söyleme yeteneğini kaybetmesi,kendiliğinden diyalog başlatamaması veya diyaloğu sürdürmemesi, yalnızca bir istek belirtmek ya da bir şeyi tanımlamak için diyalog başlatması, anormal şarkı söyler gibi bir ritimle ya da robot sesi benzeri tekdüze bir ton ile konuşma eğilimi, kelimeleri ya da cümleleri kelimesi kelimesine tekrarladığı halde nasıl kullanılacağını anlamaması, sürekli aynı kelimenin tekrarı, basit soruları veya talimatları anlamıyor gibi görünmesi, duyguları veya hislerini ifade edememesi ve başkalarının duygularının farkına varamaması, nesneleri getirmemesi, veya onlara işaret etmemesi, karşılıklı sosyal etkileşime pasif, saldırgan veya yıkıcı tarzda ve duruma uygunsuz bir şekilde yaklaşma eğilimi,yüz ifadesi, vücut dili veya ses tonu gibi kelimelerle ifade edilmeyen iletişim yöntemlerini tanımada zorluk çekmesi, mizah ve imayı anlamakta güçlük çekmesi, tehlikeye karşı duyarsızlık,yoğun inatçılık ve hırçınlık,”ifadeleri kullanıldı.

DAVRANIŞ BİÇİMLERİ

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri tarafından hastalığın davranış biçimleri hakkında yapılan bilgilendirmede:  “Otizm spektrum bozukluğu olan bir çocuğun veya yetişkin bir bireyin davranış biçimleri ile ilgili çeşitli sorunları olabilir bunlar; 

Öne arkaya sallama, kendi çevresinde dönme veya el çırpma gibi kendini tekrarlayan hareketler,

Kendini ısırma veya başına vurma gibi kendine zarar verebilecek faaliyetler,

Belirli rutinleri veya ritüelleri geliştirme ve bunlarda meydana gelecek en ufak bir değişiklikten büyük rahatsızlık duyma, koordinasyon sorunları görülmesi, ayak parmakları üzerinde yürüme 

Bir şeyleri düşürme, sürekli takılma gibi hareket kalıplarını tekrarlama, garip, sert veya abartılı bir vücut dili kullanma,nir oyuncak arabanın dönen tekerlekleri gibi herhangi bir nesnenin detaylarından aşırı etkilenme, ancak bu nesnenin genel amacı veya işlevi anlayamama, ışığa, sese veya temasa karşı alışılmadık derecede hassas olmasına rağmen ağrı veya sıcaklığa kayıtsız olma, taklitçilik ya da yalandan inanma gibi hareketleri yapamama, bir nesne ya da faaliyete anormal derecede odaklanma veya takılma, belirli yiyecek türlerini toptan reddetme veya sadece belirli yemekleri yeme.

Otizm spektrum bozukluğu olan bazı bireyler büyüdükçe ve olgunlaştıkça başkaları ile daha fazla iletişime geçebilir ve davranışlarında daha az rahatsızlık gözlemlenebilir. Hastalığın daha az görüldüğü bazı vakalarda normal veya normale yakın bir hayat sürülmesi mümkün olabilir. 

Bununla birlikte, spektrum üzerindeki diğer çocuklar dil veya sosyal becerilerle ilgili zorluk yaşamaya devam edebilir ve gençlik yıllarının gelmesiyle davranışsal ve duygusal problemler daha ağır bir hal alabilir.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU TANISI NASIL KONULUR?

Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanı hakkında yapılan açıklamalarda: “Bütün bebekler kendi hızlarında, kendi programlarına uygun bir şekilde gelişirler. Ancak otizm spektrum bozukluğu olan çocukların gelişimin belirtilerinde genellikle 2 yaşından önce belirtiler görülmeye başlanır. 

Eğer bir çocuğun gelişimi hakkında endişeler varsa veya çocuğun otizm spektrum bozukluğu olabileceğine dair şüphe mevcutsa bu endişeler doktorlarla paylaşılmalıdır. Otizm tanısı koyabilecek uzmanlar çocuk psikologlarıyla, çocuk nörologlarıdır. Otizm spektrum bozukluğunda görülen semptomlar diğer gelişimsel bozukluklarla da bağlantılı olabilir.”denildi.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU TESTİ NASIL YAPILIR?

Testin nasıl yapıldığı hakkında bilgi veren Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri: “Otizm spektrum bozukluğu tanısı konulması için belirli bir otizm testi yoktur. Uzman doktor, çocuğun bilişsel, dil ve sosyal becerilerinde var olabilecek gecikmeleri tespit etmek için tepkilerin varlığı ya da yokluğunu belirleyen çeşitli gelişimsel testler önerebilir:

6. aya kadar gülümsemeye ya da mutlu bir ifadeyle tepki vermeye başlamaması,

9. aya kadar sesleri veya yüz ifadelerini kopyalamaya başlamaması,

12. aya kadar gevezelik etmeye veya mırıldanmaya başlamaması,

14. aya kadar el sallama ya da işaret etmeye başlamaması,

16. aya kadar tek kelime söylemeye başlamaması,

18. aya kadar taklitçiliğe ya da yalandan inanmaya başlamaması,

24. aya kadar iki kelimelik sözcük öbeklerini söylemeye başlamaması,

Herhangi bir yaşta dil kullanımı veya sosyal becerileri yitirmesi.” ifadelerini kullandı.

(Canan ARIÖZ)

02 Nis 2021 - 15:38 Kirşehir/ Kirşehir- Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi