“Balık Göz Sağlığını Destekler”

Balığın sağlıklı olduğunu bilseniz de, ne kadar faydalı olduğunu okuyunca şaşıracaksınız. Balığın faydaları nelerdir? Balık yağı faydaları nedir? Balık nasıl temizlenir? Nasıl saklanır?

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım konu hakkında açıklamalarda bulundu. Tuğruş Yıldırım açıklamalarında: “Zengin vitamin içeriği ve ideal besin profili nedeniyle balık, herkesin düzenli olarak tüketmesi gereken bir gıda. Kalp hastalıklarını önlemeye yardımcıdır. Kandaki yağ düzeyinin dengelenmesini sağlar. Göz sağlığını destekler. Stres ve depresyon tedavisinde yardımcı olur, intihar riskini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur. Cilt sağlığını korur.

Beyin gücünü arttırır, hafızayı güçlendirir. Kemikleri sağlamlaştırır, eklemleri korur.

Görüldüğü gibi balığın faydaları saymakla bitmiyor.”dedi.

OMEGA 3 BALIĞIN FAYDALARININ BAŞINDA GELİYOR

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım balığın faydaları hakkında yaptığı açıklamalarda: “Balık yağında bulunan omega 3, balığın bu kadar faydalı olmasını sağlayan unsurların başında geliyor.

Bu etki omega 3 grubu yağ asitlerinden EPA (eikosapentaeonik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) adlı iki önemli yağ asidi çeşidinden kaynaklanmaktadır. Çeşitli yayın ya da kaynaklarda omega 3 içeren pek çok gıda türü verilmektedir. Ancak EPA ve DHA genelde balık yağlarında -bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“HER BALIK OMEGA 3 YAĞ ASİDİ İÇERMEYEBİLİR”

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım açıklamalarında: “Her balık ya da su ürününün yeterince omega 3 yağ asidi içermeyebilir. Bu asidin, yağlı balıklarda fazla bulunduğunu, bu balıklara, somon, uskumru, ton balığı, alabalık, hamsi, tirsi ve morina balığı gibi balıkların örnek verilebileceğini kaydedilmektedir.

Bilim adamları, DHA ve EPA asitlerinin, yağlı balıklardan doğrudan alınabileceği gibi, eczanelerde satılan balık yağı tabletleriyle alınabileceğini de vurgulayor.

Eğer diyetimizde sağlık açısından sıkça balık tüketiyorsak bunun yanında E vitamini içeren gıdalar ya da E vitamini tabletleri almamız faydalıdır.

Balık yağı tabletleri, E vitamini eklenmiş olarak satılmaktadır. Bunu nedeni, balık yağındaki yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitleri olan omega 3 ve diğerleri yaşlanmayı hızlandırıcı etkisi olduğu ve bunun da E vitamini takviyesiyle engellendiğidir. Yani bol balık yiyelim ancak bunu E vitamini ile yiyelim.

İçeriğinde bulunan Omega 3 yağ asidi, iyi kolesterolü yükseltir ve yüksek tansiyonu düşürür, kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Aynı zamanda kanser riskini azaltır, yaşa bağlı hastalıkları önler, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler. Omega 3 yağ asitleri yiyenlerde depresyonun azaldığı ve dolayısıyla intihar risklerinin azalttığının ortaya koyulmuştur.

Antidepresanlar yerine belli miktarlarda omega 3 yağı alımının antidepresan ilaçlardan daha yararlı olacağı düşünülmektedir. Omega 3 yağı beyindeki uyarıcıların doğru çalışmasını sağladığından dolayı faydalı olmaktadır. Son yıllarda özellikle hamile kadınlarda depresyonu engelleyici olarak önerilmiştir.

Şeker, karbonhidrat yok; protein zengini

Balıkta şeker, karbonhidrat yok denecek kadar azdır. Protein açısından ise son derece zengindir. Bu özellikleri nedeniyle balığın faydaları çok fazladır. 100 gram yağlı balık yaklaşık 22 gram, yağsız balık ise 10 gram protein içerir. Balık aynı zamanda proteininden en çok faydalanılan besin türüdür. İnsan vücudu balık proteinin %93’ünden faydalanır. Bu oran kırmızı etlerde ve diğer beyaz etlerde çok düşüktür.  Balığın az karbohidrat içermesinin yanı sıra madensel tuzlar ve mineraller açısından son derece zengindir, bol miktarda fosfor, kalsiyum, iyot ve flor içerir. Balık eti A, B1, B2 ve D vitaminleri açısından da zengindir. Balık etinde yağ hem az, hem de kolesterolü parçalayan bir etkiye sahiptir. Bu nedenle de kolesterolü yüksek hastalara balık eti yemeleri tavsiye edilmektedir. Yapılan araştırmalar, bol miktarda balık içeren diyetle beslenen çocukların zeka itibariyle daha çok gelişmiş olduklarını göstermiştir. Buna sebep olarak da, yedikleri balığın kolaylıkla hazmedilmesi, sindirim yolunda hiç bir bakiye bırakmaması ve çocukların kendilerini rahat ve sağlıklı hissetmelerinden dolayı, öğrenme ve ödevlerini yapmaya karşı derin bir arzu duymaları gösterilmektedir. ” ifadelerine yer verdi.

BALIK NASIL ALINIR VE SAKLANIR?

Yapacağınız yemeğin tatlı ve sağlıklı olması için balığın alınmasının ve saklanmasının çok iyi bilinmesi gerekir, çünkü kırmızı etlerde olduğu gibi uzun süre dinlendirilmeye ve terbiyeye gelmez. Tazeyken veya tazeliğini muhafaza ederken tüketilmesi gereklidir. Bu nedenle dondurulacak balığın da satın alınırken taze olması gerekir. Taze balığın görünüşü son derece canlı olur.

TAZE BALIK NASIL ANLAŞILIR?

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım açıklamalarında taze balığın nasıl anlaşıldığı konusuna değindi. Yıldırım açıklamalarında: “Taze balık ile bayat balık arasında önemli farklılıklar vardır. Aşağıda verdiğimiz bilgileri okuyarak taze balığı bir görüşte tanıyabilir, bayat balık almaktan kurtulabilirsiniz. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık bayatlarken gözleri buğulanmaya başlar ve içeri çöker. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Halbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir. Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Balığın taze olduğunu anlamanın en önemli püf noktası, bizzat test etmektir. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır.

Balığın faydaları anlatmakla bitmezken bir o kadar önemli konu ise balığın taze alınması ve saklanmasıdır. Balıklar oda sıcaklığında durduğunda hızla bozulabilir, birkaç saatte dahil yenmeyecek duruma gelebilir. Bu kış ayları için geçerli olup yaz aylarında bu süre oldukça kısalır.”ifadelerine yer verdi.

BALIK BUZDOLABINDA KAÇ GÜN SAKLANABİLİR?

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım balığın buzdolabında ve derin dondurucuda kaç gün saklanabileceği konusunda yaptığı açıklamalarda: “Hemen pişirilmeyecekse mutlaka temizlenip buzdolabına konulmalıdır. Buzdolabının normal +4ºC’lık bölümünde 3 gün, tek kapılı buzdolaplarının buzluklarında ki, buranın sıcaklığı 0 ila –5ºC arasındadır, 14 gün saklanabilir.

Daha uzun süreli saklamalar muhakkak üç yıldızlı buzdolaplarının –18ºC’lık derin dondurucularda veya bağımsız derin dondurucularda yapılmalıdır.

Derin dondurucularda saklama süreleri hamsi, sardalya gibi küçük balıklar için 3 ay, 3 ila 4 adedi bir kilo gelen çipura, lüfer gibi balıklar için 5 ila 6 ay.

1 kilodan büyük balıklar için ise 6 ila 8 aydır. 25ºC’lık derin dondurucularda ise bu süre yarı yarıya artar.”ifadelerini kullandı.

BALIKLAR DONDURULMADAN ÖNCE TEMİZLENMELİ

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım Balıkların dondurulmadan önce temizlenmesi gerektiğini ifade ederek: “Balıkların dondurulmadan önce temizlenmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak hamsi, sardalya ve gümüş gibi balıklar bunun istisnasıdır. Bu balıkların temizlenmeden saklanması gerekir.”ifadelerine yer verdi.

ÇÖZDÜRÜLEN BALIĞI TEKRAR DONDURMAYIN

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım balığın çözüldükten sonra tekrar dondurulmaması gerektiğinin altını çizerek: “Dondurduğunuz balıkları çözdüğünüz taktirde tekrar dondurmamalısınız, bakteri üremesi açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle donduracağınız balıkları aile nüfüsunuza göre iki veya üç kişilik porsiyonları içeren öğünlere bölerek dondurmak yukarıdaki problemin halli için tavsiye edilir.”dedi.

BALIK BUZDOLABINA NASIL KONMALI?

Balığın dondurulmadan önce buzdolabına nasıl konulması gerektiği hakkında tavsiyelerde bulunan Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım: “Balığı dondurmadan önce porsiyonlara bölüp alüminyum folyo veya asetat ile ambalajlamalı ve üzerine balığın cinsini, dondurulduğu tarihi içeren bir etiket (stiker) yapıştırmalısınız.

Ambalajları önce buzdolabının 0 ila +5ºC’lık bölümünce birkaç saat soğutmalı, bilahare derin dondurucuya koymalısınız. Bu işlem esnasında derin dondurucunuzu “şoklama” konumuna getirmelisiniz.

Balığı çözeceğiniz zaman ise, iri balıkları buzdolabının normal kısmına alıp bir gün dinlendirerek çözebilirsiniz. Haşlanmış küçük karidesleri ise hemen sıcak suya atabilirsiniz.

Balıkları dondurmadan önce hafifçe tuzlamakta yarar vardır. Eti diriliğini muhafaza eder.”dedi.

BALIK NASIL TEMİZLENİR?

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım balığın nasıl temizlenmesi gerektiğini açıklayarak: “Balıkları balıkçınızdan temizlenmiş ve isteğinize göre parçalanmış alabilirsiniz. Ancak balıkçılar küçük balıkları genelde temizlemek istemezler. Veya balığı temizlenmiş almak için daha çok ücret ödemeniz istenebilir. Bu gibi durumlarda, balık nasıl temizlenir öğrenerek kendiniz yapabilirsiniz…

Pulsuz ve küçük boydaki balıkları temizlerken bıçağa gerek yoktur. Balığı sol avucunuzun içine alıp sağ elinizin işaret ve baş parmağı vasıtasıyla balığın kafasını kopararak ve sonra baş parmağınızı karnına sokup yararak temizleyebilirsiniz.

Ardından bol suyla iyice yıkamanız gerekir. Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz gibi, pişireceğiniz yemeğe veya kendi arzunuza bağlı olarak fileto da çıkarabilirsiniz. Bu işlem için karnını yardığınız parmağınızı hiç çıkarmadan kuyruğa kadar yürütmek ve sonra kılçığı ileri geri hafifçe oynatıp yumuşak hareketlerle yerinden çıkarmak gerekir.

Bu balıklar küçük olduğu için filetoları genelde birbirinden ayırmaya gerek yoktur. Filetoları açık veya kapanmış olarak kullanabilirsiniz. Bunun istisnaları ile filetonun ne şekilde kullanılacağı yemek tariflerinde belirtilmiştir.

Sardalya pullu balık olmakla birlikte yine aynı yöntemle ayıklanır. Ancak ayıklamadan önce parmaklarınızla pullarını kazıyabilirsiniz. Bu işlem için bıçak kullanmaya gerek yoktur, çünkü pullar iri ve yumuşak olduğu için parmak temasıyla yerlerinden ayrılırlar.

Uskumra, kolyos, istavrit, çinekop gibi orta büyüklükte ve pulsuz balıklar ise bıçak yardımıyla temizlenmelidir. Anüs üzerine bıçakla küçük bir kesik attktan sonra balığın karnı yarılarak iç organları dışrı çıkarılarak karnı temizlenir. Bu arada solungaçlarının da koparılarak çıkarılması gereklidir. Temizlenmiş balığın içi ve başı bol su ile iyice yıkanmalı ve karın çevresindeki siyah zarlar ile kan pıhtıları bıçak ucuyla iyice temizlenmelidir. Palamut, torik gibi balıkların karnını tamamen yarmak gerekmez. Anüsün üzerine atacağınız derince bir bıçak kesiğiyle bağırsakların vücuttan ayrılması sağlanır. Karın az yarılarak bıçak ucuyla iç organların tamamı dışarı alınır. Palamut ve torik gibi balıkları iki şekilde doğrayabilirsiniz; dilimlemek veya fileto çıkarmak. Eğer tava veya yahni yapacaksanız balığı 1 parmak (2 ila 2.5 santim) kalınlığında dilimler halinde kesebilirsiniz. Fırın balık için fileto çıkarılması daha iyi olur. Fileto çıkarmak için balığın kuyruk kısmından başlayıp kılçık paralelinde balığı ikiye ayırmak gerekir. Palamut ve toriğin baş kısmında fazla bir şey olmadığından kuyruğu ile birlikte kesip atabilirsiniz. Eğer bu balıklardan lakerda yapacaksanız dilimlerin kalınlığı iki misli yani asgari 4 santim olmalıdır. Lakerda için balık temizlenmesi özel itina ve işlem gerektirir, bunun için ilgili bahise bakmanız tavsiye olunur.Çingene palamutu, uskumru ve kolyoz gibi balıklar yeterince büyük olmadıklarından dilimleme veya filetolama yapılmaz. Ancak çingene palamutları karnı tamamen yarılarak, sırt derisi kesilmeksizin iki yana açılabilir. Pullu balık nasıl temizlenir sorusuna ise önce pullarının kazınması gerekir. Bu işlem için balığı yatırıp kuyruğundan tutarak bıçağı her iki yanına birkaç defa sürtmek gerekir. Balığın derisinin ve etlerinin zedelenmemesi, balığın kesilmemesi için bıçağı dik tutmak gerekir. İç organlarının temizlenmesi aynen palamutta olduğu gibidir. Balık büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre bütün bırakılır veya fileto çıkarılır. Pilaki yapılması düşünülüyorsa kalın dilimlere bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne göre, kofana ise mutlaka fileto yapılmalıdır. Sarı kanat ise lüferin küçüğü olduğundan iki tarafı boyunca bıçakla çizilerek bütün bırakılır. Çinekopu ise çizmeye dahi gerek yoktur.”ifadelerini kullandı.

HANGİ BALIKLARIN KAFASI KOPARILMAZ?

Kırşehir Sahil Balıkçılık Sahibi Tuğrul Yıldırım açıklamasını şu şekilde sonlandırdı: “Lüfer, çinekop, sarıkanat, kofana, levrek, çipura ve özellikle çorbaya uygun kırlangıç, öksüz, adabeyi ve iskorpit gibi balıkların kafaları koparılmaz. Özellikle ilk gruptaki balıkların yanak ve beyinleri çok lezzetlidir.

Bazı pullu veya pulsuz balıkların derisi oldukça kalındır. Örneğin sinarit veya dil balığı gibi. Bu balıkların derisini komple çıkarabilirsiniz. Bu işleme tulum çıkartma denir. Bu durumda bıçağınızın ucunu kuyruk kısmından derinin altına sokup biraz ayırmak ve sonra oradan tutup yavaş yavaş yukarı doğru çekmek gerekir. Gerekirse arada bıçağınızla tulum çıkartmaya yardım edebilirsiniz. Bu işlemlerden sonra bolca akan kan temizlenmelidir.

Pullu balık temizlenmesinde pullar etrafa saçılır ve eğer bu işlemi mutfağınızda yapıyorsanız etrafı batırır.” (Canan ARIÖZ)

21 Haz 2021 - 10:38 Kirşehir- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi