Kıssada olsa

Kırşehir’de ramazan ayı geldi gidiyor.

Ramazan boyu sofralar şenlenmişti.

İftar masalarında ne yok ki.

Evlerde, lokantalarda, misafirliklerde her iftar masaları zengin sofrası gibi donatılıyordu.  

Aç kurtların saldırdığı gibi insanlar sofraya saldırıyor.

Masada ne var ne yok sünnetleniyor.

Davetlerde yemek sonrası, karınlar doyduğunda imamlı, hocalı, hacılı, Bektaşili, fıkralar başlıyor.

Hele masanızda birde fıkracı hocası davetliyse fıkra olmaz mı?

Bizde gelenek olmuş fıkralar hep Bektaşi ve hocalar üzerine yazılmıştır.

Hocalarda bu fıkraları kabullenmiş durumdalar her ortamda masa başı cemaatini güldürmek için anlatıyorlar.

Aslında hocaların üzerine yazılmış bu fıkraları çok doğru bulmuyorum.

Hoca, hacı üzerinden Müslümanları küçük düşürülmeye çalışılıyor.

Müslüman imamlara ve hocalara, hacılara hakaret olarak görüyorum.

İmamların üzerinde Müslümanlara yapılan bir hakaret sayıyorum.

Fıkralarda imamları, hocaları, aç, bencil, fırsatçı, doymaz gibi anlatılmasını doğru bulmuyorum.

Anlatılan tiplemeler ola bilir, fakat bunları genellemek doğru değil.

Müslüman paylaşan, Müslüman israf etmeyen, Müslüman sofrasını mazlumlara, yetimler, kimsesizlere, yolculara açan.

Fıkralara bakınca hocaların fırsatçı tiplemeleri hiç hoş değil.

Fıkralar üzerinde hocalar anlatılıyor.

Yılardır filmlere konu olan hoca, hacı tiplerine bir bakınız üçkâğıtçı, sahtekâr, yalancı.

Bunlar Müslümanların güvenirliğini lekeleyen bir proje derim.

Ülke genelinde binlerce hoca var bunların içinde görevinin bilincinde olmayanlar yok mu var.

Bütün hocaları aynı kefeye koymak doğru değil.

Eskide misafirlerin ağırlandığı günlerce, aylarca, misafir edinildiği köy odaları olurmuş.

Bugün Ramazan ayında lüks otel odalarında köşklerde ağırlanıyor.

Devlet kesesinde davetlimsin deniyor.

Köşkte sofra olunca Türkiye’nin bir ucunda gelenler oluyor.

Köşkün karesinde yer almak isteyenlerin mekânı köy odaları değil artık.

Yıldızlar üstü köşklerde iftar sofraları kuruluyor.

Köşk iftar sofralarına çocuklar davet edilmese de. 

Bugün aileyi çocuklar dizayn ediyor.

Eskiden toplu Ramazan yemeklerinde artan yemekleri, yemek masasına hizmet eden çocuklar yerlermiş. 

Yani büyüklerde artan yemekler çocukların hakkı imiş.

Bugün öylemi önce çocuklar doyuruluyor sonra yaşlıya kalanlar ikram ediliyor. 

Çok doğru bulmadığım bir fıkrayı sizlerle paylaşayım dedim.

Ağanın biri köylüye iftar yemeği vermiş.

Sofralarımızın öncüsü çorba içildikten sonra hoca cemaate:

“Çorbayı arttırmayın israf haramdır. 

Yemeği bitirmek sünnettir” der. 

Böylece çorba tamamen biter. 

Sıra sebze yemeğine gelir, hoca yine:

“Arttırmayın sünnettir” der yemek biter.

Sıra pilava gelir, tatlıya gelir. 

Hoca:

“Sünnettir” diyerek, her şeyi cemaate yedirir ve hizmet yapan çocuklar aç kalırlar.

Yemekten sonra hocanın ellerini yıkaması için su döken çocuklarla hoca şakalaşmak ister: 

Hocanın karnı tıka basa doymuş keyfi yerinde artık çocuklarla yarenleşmek istiyor.

“Balam sizin adınız ne” der. 

Çocuklar: 

“Farz hoca efendi” derler.

Hoca:

“Balam hiç farzdan ad olur mu?” der. 

Çocuklar da:

“Olur ya, sünnet diyelim de bizi de cemaate yediresin öylemi?” derler…

Burada çocukların mesajı çok önemli.

Hikâyede olsa, kıssada olsa, fıkrada olsa hep imamlar, hocalar üzerine yazılıyor değil mi?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Yeniyapan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi