BURUK BİR BAYRAM

Bayramlar sevinç günleridir. Sevinmek ve mutlu olmak nasıl bir şeydir? Durduk yerde insanlar sevinebilir ve mutlu olabilirler mi? Mutlu ol kardeşim demekle insanları mutlu etmek mümkün müdür?
İnsan birşey için emek verir, sonra da emek verdiği şeye kavuşursa işte o zaman sevinir ve mutlu olur. Başına gelen bir musibet üzerinden kalkarsa, eksikliğini duyduğu bir şeye sahip olursa veya hasretini çektiği bir şeye, bir kimseye kavuşursa sevinir ve mutlu olur. Zor olan bir görevi ifa eder, o görevin hakkını vererek tamamladığına inanırsa sevinir ve mutlu olur.
Müslümanlar Ramazan gibi mubarek bir ayı ve bu ayda yapılması gerekenleri şayet ifa etme başarısını gösterdiklerine gerçekten inanıyorlarsa bayramı hak etmiş sayılırlar, sevinmeye ve mutlu olmaya hakları vardır.
Aslında sevinmek ve mutlu olmak tek başına olacak bir şey değildir. Bu sevince başkaları iştirak edince bir anlam kazanır. Etrafımızda mutsuz ve üzüntülü insanlar varken bir Müslümanın sevinmesi ve mutlu olması mümkün değildir. İslam dünyasının içinde bulunduğu hali göz önünde bulundurduğumuzda, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da buruk bir bayram yaşayacağımız muhakkaktır. İçimizi kan ağlatan durumlar her gün cereyan ediyor. Ülkeler işgal ediliyor, insanların tepelerine bombalar yağıyor. Masum insanlar, çocuklar, kadınlar yaşlılar, ömrünün baharında gencecik insanlar ölüyor, sakat veya yetim kalıyor. Bu vahim olayları hergün görüyor ve onlara çare olamamanın ızdırabını yaşıyoruz. Gerek İslam dünyasında, gerekse gayrı Müslim topraklarda asla tasvip edilemeyecek savaşlar, cinayetler ve yağmalamalar, işgaller, tecavüzler, katliamlar devam ediyor.
Sunni sınırlarla ve bayraklarla ayrılmış olan İslam ülkeleri, birbirlene sahip çıkmıyor, ehli salibin saldırıları karşısında basit kınamalarla yetiniyor veya oh oldu dercesine tamamen sessiz hatta bazen saldıran tarafa göz kırparak, bazı ufak menfaatler gözeterek saldırgan tarafın safında bile olabiliyorlar, yani İslam ümmet bilinci neredeyse sıfır düzeyde.
Bütün bu olub bitenlerin yaşandığı dünyada sevinçli ve mutlu bir bayram yaşamak elbette zor görünüyor.
Elbette bayram olması hasebiyle bir kısım ihmal edilmemesi gerekenler var. Bunların başında sıla i rahim geçmektedir.
Sıla i rahim: kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, onlarla güzel ilişkileri sürdürme, haklarını gözetme, iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme şeklinde açıklanabilir.
Bu tür görevleri ihmal etme, akrabalara kötü davranma, sıla i rahimi terk etmektir.
Nisa suresinin ilk ayetinde Allah a saygısızlığın hemen arkasından, akrabalık haklarına riayet etmemekten sakınılması istemektedir. İslam alimleri bu ayet ve daha başka ayet ve hadislere dayanarak, sıla i rahimi gözetmenin farz ve sıla i rahimi terk etmenin haram olduğunu belirtmişlerdir.
İnsanlar akrabalarla ilişkilerini koparırken, çok basit sudan bahaneler ortaya koyarlar. Ben gidiyorum onlar gelmiyor veya benim gibi düşünmüyor, mezhabi, tarikatı bana uymuyor vs...
Hadislerde sıla i rahim konusunda karşılık beklenmemesi, ilişkiyi kesenlerle de akrabalık bağlarının sürdürülmesi gerektiği bildirilmektedir.
Hatta Allah ın elçisi, sılai rahimin Müslüman olmayan yakın akrabaya karşı da geçerli olduğunu ifade etmiş ve "Allah din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz."(mümtehine suresi 8.ayet) mealindeki ayetin buna işaret ettiğini bildirmiştir.
Yazımın başında da belirttiğim gibi sevinç ve mutluluklar yalnız olmaz. Başkaları ile beraber olur. Sevinç ve mutluluklar paylaştıkça çoğalır.
Bayramları bütün akrabalarla konu komşumuzla ziyaretleşerek, onların hal ve hatırını sorarak, ikramlarda bulunarak, ikramlarını kabul ederek gerçek bayramlara dönüştürebiliriz.
Bayramları, tatil yerlerinde tanımadık bilmedik yerlerde ve akrabalardan uzaklarda geçirmek doğru bir davranış değildir.
Yazımı Hacı Bayram Velinin şu güzel dizeleri ve temenniler ile bitirmek istiyorum.
Can bula cananını, Bayram o bayram ola
Kul bula sultanını, Bayram o bayram ola
Hüznü keder def ola, dilde hicab ref ola
Cümle günah affola, Bayram o bayram ola
Umutlarımızın dostluklarla pekişeceği, yüzünüzdeki tebessümün bitmeyeceği, zulüm ve katliamların olmadığı, barış, huzur ve sağlık dolu bayramlara ulaşmak dilek ve dualarımla
Allah a emanet olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Süleyman Faydali - Yazımın sonundaki şiir, Hacı Bayram Veli ye ait değil, Alvarlı Efe ye aittir. Durumu düzeltir, böyle bir yanlıştan dolayı okurlarımdan özür dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mayıs 23:04


Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi