Gönül Dağı TRT’de izlenir

Yetmişli, seksenli yıllarda TRT yayınlarının bir ağırlığı olurmuş.

Kültüre, değerlere, aile yaşantısına karşı saygılı yayınlar yaparmış.

Geçmiş yıllarda kanal sayısı çok değilmiş.

Tek kanal, tek yayın, tek haber, tek dizi, tek film, tek müzik yayınları olurmuş.

TRT haftanın sayılı günlerinde insanları televizyon başına toplarmış. Bugünkü gibi; abuk, sabuk, cinsellik ağırlıklı diziler sunulmazmış.

Bizlerin yaşı o yıllara denk gelmediğinden anlatılanlardan duyduklarımızı aktarıyoruz.

O yıllar geride kaldı.

Bizim dünyamız başladı.

Teknoloji gelişti yayın sayıları artı.

Dünya insanların avuç içine sığdı.

Her yaşta insanın elinde bugün dünya…

Nerede ne oluyor, anında duyuluyor.

Hangi ülkede ne yaşanıyor, saniyeler içerinde ceplerde.

Televizyon kanlarında korkunç artış oldu.

Her isteyen, tüzüğünü uyduran birazda parası olan RTÜK’ten onay alıp, yayın hayatına başlıyor.

Kanal sayısı artıkça izleyiciye dönük yayınlar veriliyor.

Haber kanaları da aynı değil, kimileri ülkeyi şaha kaldırıyor, kimleri ülkeyi ayaklar altına alıyor.

İkisi de doğru değil deyip de yayın hayatında tutunan olmuyor.

Dizilerde öyle artık aile ile seyredilecek dizi var mı diye soruluyor.

Her gün bir dizi yayında olsa da izleyicisini eğiten, öğreten değil, yozlaştıran, bozan, ahlaksızlaştıran diziler yerini alıyor.

Eğitim öğretim ahlaktan uzak yayınlar değer buluyor.

Dedi, kodu onun, bunun, karısı, kızı, oğlu, kocası konuşulan kanlar reyting kırıyor.

Son yıllarda TRT’nin sunduğu Gönül Dağı Dizisi hoşuma gidiyor ve de izliyorum.

Gurbette de olsam da gönül bağımın hiç kopmadığı ana vatanım, baba yurdumun özlemiyle seyrediyorum.

Çekimleri ne kadar Kırşehir’de olmasa da sözleri konuşmaları bizim kültürümüzden diyorum zevkle izliyorum.

Dizide yok yok.

Mesela ailece, yüzümüz kızarmadan, utanmadan izleyebileceğimiz sahnelerin olmadığı sürükleyici bir hikâyesi var.

Boz toprağın kültürünün işlendiği, gelenek, göreneklerimizin olmazsa olmazları; büyüklere saygının, küçüklere sevginin, komşularla yardımlaşmanın, akraba ve dostlarla dayanışmanın işlendiği çok güzel örneklemelerin yer aldığı sahneler unutulmaya yüz tutmuş kültürümüzü yeniden buluyorum.

Gönül Dağı’na bağlanmışsınız, hayatınızda geride kalan sevdikleriniz, pişmanlıklarınız, hasretiniz, özlem duyduğunuz anıları yeniden yaşıyorsunuz ve silkelenip, “Üç günlük dünya için kimseyi kırmanın, üzmenin, fırıldak olmanın” bir anlamı olmadığının farkına varıyorsunuz…

Dizide oynayan oyuncuların her biri ayrı bir rolü çok güzel sergiliyor.

Sevincin muhabbetin, dostluğun, acının her cümlesinde çok önemli hayat dersleri veriyor.

Gönül Dağı Dizisi şehirlerimizde tükenmeye yüz tutmuş “gelenek, göreneklerimizin olmazsa olmazları; büyüklere saygının, küçüklere sevginin, komşularla yardımlaşmanın, akraba ve dostlarla dayanışmanın gerekliliğini” yeniden hayata sunuyor.

Bugün yaşantımızda uzaklaştırdığımız geleneklerimizden olan sevgiyi, saygıyı, komşuluk ilişkilerini yeninden nasıl kazanılır bunu düşünmemiz gerekir diyorum.

TRT yeniden dirilişimiz olan ahlakımızı, geleneklerimizi, kültürümüzü, saygıyı, sevgiyi, komşuluk bağlarını sağlayacak dizilerin sayısını artırmalı derim.

Vesselam…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Yeniyapan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi