Cenaze yemekleri

Her canlı ölümlü. 

Doğan her canlı bir gün ölecek. 

Önemli olan nasıl yaşadığınız. 

Yaşar iken ömrü nerede nasıl tükettiğiniz. 

Allah’ın huzuruna vardığınızda pişman olmayınız. 

Emrettiği gibi dost doğru yaşayınız. 

Yeryüzünün şeytanlarına değil Allah’a yakın olunuz. 

Kim ki Allah’a yakın olursa ahireti mutlu ölümü de onun düğünüdür. 

Allah bizleri sadece kendine secde eden ve yalnız kendisinden yardım isteyen kullarından eylesin. 

Ölümlü dünyanın biz canlıları bir gün taşıdıkları emaneti teslim edecekler. 

Ölüm kimseyi ayırmıyor ömrü dolanı alıyor. 

Sen kralsın, cumhursun, başkansın, vekilsin, seçilmişsin, zenginsin demiyor günü saati dolan göçüyor. 

Ölümden kaçış yoktur. 

Hepimiz vakti, saati geldiğinde kabirle buluşacağız. 

Taşıdığımız bedenimiz toprak olacak. 

Dünyalıklar uğruna harcadığımız ömür bizden hesap soracak. 

Her gün aramızdan bir yakınımız, dostumuz, arkadaşımız ya da yakınların vefatı haberlerini alıyoruz. 

Geçen gün bir cenaze merasimine katılmıştım.
Namazını eda edip dualarla uğurladık.  

Allah rahmet eylesin…
Geleneklerimizden mezarlıktan çıkıp, mahallede ki cenaze çadırında Kur’an okunup baş sağlığı dileyip ayrılıyoruz. 

Bu esnada cenaze sahipleri yemek derdine düşüyor. 

Artık kaç gün taziye çadırı duruyorsa her gün yemekler ikram ediliyor. 

Günün sonunda yedi yemeği adıyla çorbasından tatlısına güzel bir menüyle misafirler ağırlandıktan sonra merasim son buluyor!
Allah’ın dini İslam’da, ne de peygamberin uygulamasında cenazeden sonra (yedisi, kırkı, elli ikisi) gibi günler olmadığını her fırsatta belirtmemize rağmen; bu yemek, içmek geleneği sanki dini bir mecburiyet gibi toplumun sırtına yapışmış kalmış.
Geleneğe karşı çıkanlar toplumda dışlanıyor. 

Eskiler bilir; değil bir yakınımız konu komşudan veya mahalleden birisi vefat etse, günlerce televizyon radyo açılmazdı.
Cenaze evinin ocağı tütmezdi çünkü komşuların hazırladığı yemekler götürülürdü.
Kentler büyüdü anakent oldu.
Nüfus artıkça konut alanları daraldı ve üst üste oluşan evlerde oturmaya başladık.
Artık ne o eski komşuluk ilişkileri, ne o eski dostluk, ahbaplık kaldı!
Apartman kapısında karşılaşıldığında bile, candan güler yüzlü bir hal hatır sorma olmuyor!
Üst komşumuzun hastalığından, derdinden, kederinden habersiz olduk.
Kayıp olan kültürümüzle birlikte cenaze törenlerindeki usul ve adaplardı pörsüdü ve
cenaze merasimlerinde, ayrı ayrı köşelerde küme küme olmuş insanlar koyu bir sohbete tutuşuyorlar.  

Bir arada bulunan insanların gündemi yalan, dolan siyaset ve ahlaksızca yapılan ticaret sohbetleri.  

Ölümden ibret alınmıyor. 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi