BAYRAMDA GELDİ GEÇTİ

Bayram bitti...  

Nerede o eski bayramlar, eski zamanlar mı? 

Desek…  

Aslında bakıyorum da yaş ilerleyince söylemeye başlıyor insan bunları. 

Artık yaşlandık. 

Şükür ederim Altmış bayram yaşadım. 

Hangisini anlatsam. 

Eskide bayramlar bayramdı. 

Çünkü biz çocuktuk.  

Çocukken anne babanızın elinden tuttuğu ve elini öpmeye götürdüğü büyüklerin bugün neredeyse tamamı öteki dünyaya gitmişse. 

Dahası artık yaşıtlarınız ve arkadaşlarınız da teker teker gitmeye başlamışsa. 

Bayram geldiğinde şöyle bir durur ve dilinizden dökülür o kelimeler "nerde o eski bayramlar". 

Artık bayramın adı iyiden iyiye değişti şu kendini işten kafasını ayıramayan bizlerle birlikte.  

Bayramların adı tatil oldu..  

Peki ya bu mu bayramın anlamı?  

Bu mu öğretildi bize, böyle mi yaşadık bayramlarımızı...  

Nerde eli öpülmeyi bekleyen büyüklerimiz, bayramlıklarını başucunda saklayan çocukluklarımız.. 

Masaların üzerinde kolonyanın yanında akide şekeri. 

Bayramlaşmaya gelinecek diye kapıyı bekleyen çocuklar.  

Neymiş, bayram kutluyormuşuz... 

Eskide bayramlar bayramdı dedelerimiz ebelerimiz yaşardı. 

Hayır, dualarını alırdık, haşlık bilmez, şekere kanardık. 

Eskide bayramlar bayramdı annemizin babamızın ellerini öperdik. 

Bugün eski bayramlar dileyerek geçmişi özlüyoruz. 

Yeni bayramlar tatil oldu, anne, baba huzur evlerine kondu. 

Klişe cümlelere sığınmayan, yaşamı, dünü, bu günü sorgulayan insanlar azalıyor.  

Akrabalarla, dostlarla mesajlaşma bayram oldu. 

Bayram mesajları bile cep telefonlarıyla hazır kalıplarla geçiştiriliyor. 

Nerede o eski bayramlar veya nerede o eski günler diyebiliriz bu anlamda. 

"Nerede o eski bayramlar" demiyorum.  

Ama eski zamanları özlüyorum diyorsam, neleri özlediğimi söylüyorum.  

Nerde o Kırşehir sokaklarının iki katlı ahşaptan, kepişten, tahta merdivenli, bahçe kapısı tokmaklı evler. 

Nerde o eli kamçılı  iki atlı yaylı paytonlar. 

Önünde kuyusu, içinde her tülü meyvesi, olmazlarında dut ağacı yanında ihrambul kokusu. 

Nerede o hırla gölünde suya girdiğimiz günler. 

Nerde İğde çiçeklerinin bütün Kırşehir mahallerine yayılıp insanın içini hoş eden kokusu. 

Nerede o doğal her bahçede açan güller. 

Nerede o bahçelimizdeki hormonsuz yiyecekler. 

Nerede o şehrimizin tertemiz havası kokusu.  

Nerede o akrabalık ve komşuluk ilişkileri. 

Aşiret dayanışma, yardımlaşma ruhu. 

Nerde o siyah önlük, beyaz yakalı, eli cetveli Kılıç özü ilkokulu öğretmenleri. 

Kalmadı özlemimiz bu. 

Ve daha ahlaklı temiz bir toplum. 

Daha adil bir bölüşüm. 

Şeytan ABD siz, kalleş Rus’uz, Yahudi İsrail siz, Savaşsız, sömürüsüz bir dünya

Mazlum halkların hakları, kadın ve çocuk haklarını koruyacak İslami yaşam. 

Dünle yaşıyorum, bugüne şükrediyorum, yarın daha iyi mümince yaşayabilme umudunu taşıyorum. 

Yoksa yılda bir gün bayramla avunuruz. 

Ve bayram çabuk biter. 

Ve bir bayram daha bitti... 

Acısıyla tatlısıyla sevinciyle yeni bayramlara doğru. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi