Ticaret odalarıdır da

Anadolu’nun merkezindeyiz. 

Ne demir yolumuz ne hava yolumuz, ne de çevre yolumuz oldu. 

Kırşehir seçmeni gelene paşam, dedik gidene ağam, mevcuda reisim dedi yine de Anadolu’nun boz kırlarında göç veren illerden oldu. 

Sadece bozkır arazilerin baş gösterdiği, zor bir coğrafyada oluşumuz değil elbette, eleştiri ve uzlaşı kültürü bakımından da fizyolojik yapımızın temelinde sorunlar mevcut.  

Yoğun bakımdayız adeta. 

Birbirimize olan tahammül sınırlarımızda bile çok zaman zaaflarımız var. 

En küçük yapıcı eleştiride bile yüzlerin ekşimesi, suratların asılması kaçınılmaz ve alışık olduğumuz bir durum bizde. 

Onlarca kök salmış, kangren olmuş sorunların yumağında bir ilin mensubuyuz hepimiz.  

Bazen bakıyorum da içinde olduğumuz, uğraş verdiğimiz, üzerinde kafa parlattığımız konular çekirdek kabuğunu doldurmuyor. 

Bir il düşünün; geçmişe kıyasla ekonomik gücünü kaybeden kentlerin başında gelsin. 

Bir il düşünün; Anadolu’nun en canlı merkezlerinden birisi olsun. 

Ya bugün? 

Yıllardır yerinde sayan, hedefi, planı ve projesi olmayan.  

Üstüne üstlük girişimcilik ruhunu başka kentlere kaptırmayı marifet saymış kafa yapısıyla ne yaparsanız yapın durum bu… 

Ticaret odalarının kafası ticaret ve para ilişkisini yönetir, tüccara bilinç katar, geleceği yön verir. 

Yeri geldiğinde de siyaseti. 

Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin en eski odalarından birisi. 

Demem o ki; Selçukludan Osmanlıdan Ahi merkeziyiz.  

Her yıl Ahilik kutlamalarında rol alıyoruz. 

Koca koca odalara sahibiz.  

Boyumuz ne uzamış ne de kısalmış.  

Devlet anadan uzak, yatırımcı babalardan ayrı kaldık… 

Çevre illerin odaları harıl harıl yatırmalar alıyor yatırımcılara imkân sunuyor. 

Bizim odalar koltuk kavgası veriyor. 

Ben beceremedim gideyim diyen olmuyor. 

Çevre illerin oda başkanları Ankara gelmiyor, yatırım bakanlıkların kapısında kalkılmıyor, yatırımcıları davet ediyor. 

Adamlar gelecek yüz yılın planını yapıyorlar. 

Bir, iki, üç, dört, beş organize sanayi açıyorlar. 

Biz bir organize sanayimizi bile ayakta zor tutuyoruz. 

Bizde ise durum aynı; yoğun bakım ünitesinde makinaya bağlı. 

Ankara lütfederse yatırım gelecek, lütufta bulunmazsa gelmeyecek. 

Yıllardır Ankara’da dayınız var mı dedik seçilmişleri gönderdik. 

Parlamentoya seçilmişlerde Kırşehir’in dayısı, yatırımcısı olmadılar, kendilerinin yatırımlarını öne aldılar. 

Allah’a şükür Petlas lastik fabrikası dışında bir yatırım alamadık.  

Ticaret odasını yönetenler ya bankaların kapısında ya valiliğin çağırdığı toplantıda ya da belediyenin.  

Yıllardır ticari zekâsını, fikrini ve zikrini ortaya koyamayan anlayış memleket yönetiyor. 

Yazacak çok şey var dostlar… 

Demem o ki; Kırşehir’i geride bırakan siyaset değil yalnız. 

Ticaret odalarıdır da… 

Büyük kentleri herkes için çok kolay bir kazanç kapısı olarak göstererek kabahatinizi gençleri ve girişimcileri Kırşehir’den kaçırırken aklınız neredeydi diyeceğim ama hala kaçıyor gençlik memleketten. 

Sizler o koltuklarda durdukça şehir küçülmeye devam edecektir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi