“Siyasi Emelleriniz İçin Hiçbir Yüreğe Kurşun Sıkamazsınız”

EHİLİYET VE LİYAKATA BAKAN VAR MI?

Hani bazı kavramlar vardır ya üzerine çok nutuklar atılır, çokça lafını ederler veya atıfta bulunurlar.

Ama icraata dökmek işlerine gelmez, ya da güçleri yetmez.

İşte ehliyet ve liyakatte bunlara en güzel örnektir.

Bu söz herkesimin azgında duyarsınız.

Seçilmişler de ve atanmışlar da çok duyarsınız.

İş icraata gelinci hiç birisini bulamazsınız.

Bugünkü manzara bu değil mi?

Sadece bugünkü bir olay değil, bu ülke ne zaman demokrasiye geçmiş işte o günden bu güne kadar geçen sürede iş ehil olanlar değil yakın olanlara verilmiş.

Dün böyle olunca gelenlerde o yolu tercih ediyorlar.

İşlerin böyle geliyor.

Ne zaman birisi çıksa yahu bu yolun sonu iyi değil dese işinde aşında siyasetinde oluyor.

İşinde, aşında, siyasetinde olmak istemeyenler ise yükseliyor.

İşi ehline vermek kavramı her zaman için geçerli değil mi?

Kuran ne güzel bahsediyor “Ey iman edenler! İnsanlar arasında adalet edin ve emaneti, işi ehline (uzmanına, lâyık olana) verin.” (Nisa Suresi, 58).

Bu ayet kimler için ben Müslüman’ım diyenler için bugün gerçekten ben Müslüman’ım diyenler Kuran’ın emrine uyurlar mı?

Hayır, bugün Kuran’ın emrine uyan yok sadece kıl beşi gel makama.

Bir işte ben de varım demek için araştırmak, eğitim almak, öğrenmek, bu yolda gayret göstermek dururken eğer birilerinin adamı olma yolunda gayret ediyorsak vay halimize!

Bugün çocuklarımız canlarını dişine takıp o sınavdan bu sınava koşturuyorsa, analar-babalar varlarını yoklarını çocuklarının gelecekleri için harcıyorsa sonuçta hep sırtını birilerine dayananlar kazanıyorsa, işin ehli olan deneyim sahibi kişiler ötekileştiriliyorsa vay halimize…

Birilerinin adamı olarak bir yerlere gelmiş, yetkilendirilmiş kişilerin yeteneksizlikleriyle topluma nasıl bir katkısı olabilir.

Birilerine kukla olmanın ötesine geçebilirler mi?

Doktor yeterli tecrübe ve deneyime sahip olmadıkça hastaya ne fayda sağlar.

Hikâye bu ya ”

Adamcağızın gözü ağrır, bir baytara gider.

Gözüme ilaç yap der.

Baytar hayvanların gözlerine ilaç için ne yaptıysa onun gözüne de onu yapar.

Herifçiğin gözü kör olur.

Adamcağız hâkime gider baytardan şikâyetçi olur.

Baytarın verdiği ilaçtan gözüm kör oldu der.

Hâkim, “Gözün diyeti lazım gelmez, çünkü bu adam eşek olmasaydı baytara gitmezdi” der, hikâyede olsa bizlere çok şeyler hatırlatıyor.

Devlete ve millete düşen, önce kaliteli, sahasında ehliyetli kişileri yetiştirmektir.

Sonra da onları hak ettikleri yere getirmektir.

Bu benim yakınım, ahbabım, akrabam, partilim, köylüm, şehirlim diye görev veremez.

Adam kayıramaz.

Özellikle kamu işlerinde adam kayırmak, işi ehline vermemek büyük bir vebaldir.

Bu işi yapanlara destek olanlar da aynı vebali taşırlar.

İş ehline verilmezse, âlimlerin, kıymeti bilinmezse, baytarlar doktorluk yapmaya başlarsa Allah’ta iyileri çekip alır.

İnsanlar, cahillerin, beceriksizlerin elinde oyuncak olur.

Atalarımız ne demiş, “İş bilenin kılıç kuşananın.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (506) 913 38 59
Reklam bilgi