GENÇLİĞİMİZİN SORUNLARI

Sevgili gençler, teknolojinin çığır açtığı günümüzde geleceğimizi emanet edeceğimiz, yarınlarımızda bizlere güneş olacak ve bana göre en önemlisi, aziz Türk ırkının devamını sağlayacak gençlerimizin sorunları yaşadığımız dönem içerisinde çeşitlilik arz etmektedir.

Bu sorunları siz ebeveynlerle sohbet ederek hem çözmeye hem de ortak dertlerimizi paylaşmaya geldim. Sizlerle sohbet etmek, gençlerimizin sorunlarını paylaşmak üzere Ankara’dan geldim ve Ata’mızın manevi huzurundan sizlere selam ve sevgiler getirdim.

Sizlerin de bildiği üzere ülkemiz genç nüfus olarak dünyanın gıpta ile baktığı bir durumdadır. Gençlik, bir ülkenin dinamizmini gösterir. Bu dinamizm gösteriyor ki, yarınlar emin ellerdedir. Avrupa’nın en genç nüfusunu sahip olmamız, sözde şirin gözüken ve aslında bizi bölmek amacını güden ülkeler tarafından özellikle ülkemiz gençliği üzerinde birtakım kirli oyunlar oynanmaktadır. Yaptığım araştırma ve incelemeler ışığında bunlara değinmeye çalışacağım.

Kişisel tespitlerime göre, gençliğimizin bugünkü sorunlarından başında ahlak sorunu geliyor. Bu sorunun ilk çözüm yeri, hepimizin bildiği gibi ailedir. Çünkü eğitim ailede başlar. Aile bireyleri ve özellikle anne ve babalar çocuğuna kendi davranışlarıyla örnek olmalı, ahlaklı bir genç yetiştirmek için onun davranışlarını sürekli kontrol etmelidir. Bir bireye daha çocukken ailesi tarafından verilen eğitim, öğretim, sosyal olma ve ahlaki davranışlar, onun iyi bir birey olması için önemli bir etkendir. Bu ilk eğitim ve davranışları kontrol etme, eğitim-öğretim kurumlarında ve hatta iş hayatının şekillenmesinde de önemli bir yer tutmaktadır.

Aileden başlayan ve okul sıralarında devam eden eğitim-öğretim kavramında önemli bir basamak da okullardır. Gerek basın-yayın organlarında gerekse de görsel medyada zaman zaman karşımıza çıkan haberlerde gençlerin yetişme şekillerinde aile terbiyesi ile beslenmiş bir çocuğun daha başarılı olduğu görülmektedir.

Şunu da çok iyi biliyoruz ki, gençlik, azgın akan bir suya benzer. O azgın su kontrol edilip de ovalarda usulüne uygun sulama yapılırsa topraklar verimli olur. Aksi takdirde o azgın su usulüne uygun sulama yapılmazsa maalesef o verimli toprakları ve yetişen ürünleri alır, götürür. Bu durumda öncelikle hasat almayan aile, sonra da ülkemiz zarar görür. İşte azgın suya benzeyen gençlerimiz de iyi terbiye edilmediği takdirde bütün geleceğimizi siler süpürür ve bu durumdan hem aile hem genç hem de ülkemiz zarar görür.

Gençleri okullara göndermek, onların sorunlarını çözmek için yeterli bir etken değildir. Ailesi tarafından kontrol edilemeyen bir gencin okulda da kontrolü zordur. Kontrol mekanizmasının çalışması gençlerin eğitimi, öğretimi, sosyalleşmesi, vatanına ve milletine hayırlı bir fert olabilmesi için aile reislerine, çocuğun kendisine hami olarak gördüğü büyüklerine, öğretmenlerine düşmektedir. Yani anne, baba, öğretmen ve diğer ebeveynler yetişecek yeni nesilleri bir potada eritmelidir. Özellikle aileler, yaygın olan şu düşüncelerinden vazgeçmelidirler; “Çocuğumu nasıl olsa okula gönderiyorum, öğretmenleri ilgilenir. Bu, son derece yanlış bir düşüncedir. Elbette ki öğretmenler gençlerin hayatlarının şekillenmesinde, onların topluma kazandırılmasında etkendir, ancak, gencin okul dışındaki sosyal hayatında hem okuldan hem aileden edindiği edinimler bir arada düşünülüp uygulandığında verimlileşir. Yoksa öğretmen, okulda gözlemci sıfatında kalmış olur.

Gençlerin yetişmesinde, önemli, hatta günümüzdeki en önemli etkenlerden biri de arkadaş çevresidir. Arkadaş seçimine dikkat etmeyen gençler hem aileye hem de topluma karşı asi olmaktan öteye gidemez. Sosyalleşmenin önemli şartlarından biri olan arkadaş edinme, gençlerin gelecek yıllarının şekillenmesinde önemli bir yer tutar. İyi arkadaş; bilgisiyle, becerisiyle, ahlakıyla standartlaşmış olan kişidir. İyi birey olmada bu şartlara vakıf olan arkadaşların edinimine de gençler özen göstermeli, her alanda başarıya ulaşmada fikir alışverişinde bulunmalıdırlar.

Bu ve bunun tersi olan arkadaşlıkları aile ve ebeveynler çocuklarına öğretmeli, iyi arkadaşlar edinen geçler ödüllendirilmelidir.

Aileler çocuklarını Hz. Ali Efendimiz’in söylediği; “Gençleri kendi yaşadıkları zamana göre değil, çocuklarının yaşayacağı zamana göre yetiştirmelidir.” sözünden hareketle yetişmelerini sağlamalıyız. Yani çağın gereklerine göre eğitim verilmeli, gençlerin özgüven sahibi olmaları sağlanmalıdır. Aksi takdirde, başarısız bir genç grubuyla karşı karşıya kalmamız olasıdır. Özgüven, çocuk yaşlarda verilmeli, hayat boyunca sürekli bir desteğe ihtiyaç duymaları engellenmelidir.

Gençlerimizin hayatları boyunca olumsuzluklarla karşılaşmamaları için şunlara dikkat etmeliyiz:

1. Gençlere mükemmel bir aile terbiyesi verilmeli, anne ve baba daima doğru sözlerle çocuğunu telkin etmeli,

2. Okullarda öğretmenler de gençleri doğru bilgilerle donatıp hayalcilikten kurtarmalı, doğrulukların dillerine değil, kalplerine yerleştirilmesi sağlanmalı¸

3. Gençler para harcama savurganlığından korunmalı, para kazanmanın zorlukları ve emeğin ne derece önemli olduğu mutlaka anlatılmalı,

4. Gençlere sorumluluk bilinci verilmeli ve onlara örnek olunmalı¸

5. Gençleri sosyalleştirerek içinde yaşadıkları topluma uyumlu hâle getirebilmek için aile toplantılarında onlara söz hakkı verilip, onların da fikirleri alınmalı,

6. Gençler, kötü arkadaş gruplarından uzak tutulmalı, iyi arkadaş edinmeleri sağlanmalı,

7. Boş zamanlarını kitap okuyarak ve faydalı işler yaparak geçirmeli¸

8. Kötü alışkanlıkların başlayabileceği internet kafeleri, birahane ve kahvehane gibi yerlerden uzak tutulmalı,

9. Alkol ve uyuşturucu kullananlardan ve satanlardan uzak tutulmalı¸

10. Gidecekleri yerler konusunda ailesine danışmalı ve bilgilendirmeli,

11. Atalarına saygılı ve yaşadıkları bu cennet vatanın kolay elde edilmediğini hatırlarından çıkarmayarak üzerinde yaşadığımız Afyonkarahisar toprakları ve binlerce şehidimizin yattığı Çanakkale’yi imkânlar ölçüsünde ziyarette bulunup değerlendirmeli,

12. Anne babalar gençlere kendi temel ihtiyaçlarını kendilerinin gidermesini telkin etmeli, ileride kendilerinin de bir yuva kurarak çocuklarının olacağını, bu çocukların da daha iyi şartlarda okuyabilmeleri için çok çalışmaları gerektiği telkin edilmeli,

13. Özellikle görsel ve yazılı basında magazin ağırlıklı programların yerine eğitici-öğretici programlara yönlendirilmeli,

14. Özellikle görsel medyada şiddete yönelik yayınların artması, bu yayınların da başarı hedefleri olan gençlerimiz üzerinde çok büyük hasarlar bırakmaktadır. Bilhassa anne babalar bu konuda çok dikkatli olmalıdırlar.

Değerli dinleyiciler, son söz olarak şu konuya dikkatinizi çekmek isterim;

Her aile reisi bir sarrafa mutlaka gitmiş az ya da çok altın almıştır. Eve gelir gelmez ilk işi, altını güvenli bir yer bulup koyup zaman zaman da koyduğu yerde duruyor mu diye kontrol eder, değil mi? Peki, altın yerinde duruyor mu diye kontrol ediyoruz da neden canımızdan bir parça olan yavrularımızı kontrol etmiyoruz? Burada yorumu sizlere bırakıyorum.

Konuşmamın sonunda şunu ifade etmek istiyorum: Gençlerimiz, geleceğimizin temel taşlarıdır. Bu taşların yerli yerine oturabilmesi için hepimize önemli görevler düşmektedir. Gençlerle el ele verdiğimiz, ebeveynler olarak onlarla arkadaş olduğumuz takdirde var olan sorunların azaltılması hatta yok edilmesinin mümkün olabileceğini unutmamalı, hatırdan çıkarmamalıyız. Kaymakam Bey’in teşebbüsüyle eğitim gönüllüleri desteğiyle yapılan bu konferansımıza teşriflerinizden dolayı hepinize sonsuz saygı ve sevgilerimi sunuyor, mutluluklar diliyorum.

[Afyonkarahisar Sandıklı Anadolu Lisesinde halka verdiğim konferans]

                        

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat DUMAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (546) 896 57 35
Reklam bilgi