MUHAREM UZUN İNCE BİR YOLDA

Siyaset çukuruna giren çıkamıyor. 

Çıkmak istese de ayaklarından birileri çekiyor. 

Tırmandıkça yukarılara da bir türlü ulaşamıyor. 

Yaşlısı, genci yok bu işin. 

İçine düşen çukurda eriyor. 

Bu siyaset nasıl bir heves ise, bulaşmaya görsün, gören gözleri duyan, kulakları yok ediyor. 

Yenilse de gözleri görmüyor, halkın ve partililerin seslerini kulakları duymuyor. 

Çok zaman olmadı gel bakayım Muharrem dediler. 

Cumhurbaşkanı adayı olarak meydanlara sundular. 

Meydanlarda coşan ince kendini parti genel başkanı gibi görmeye başladı. 

Meydanların sesi soluğu biz geliyoruz sözleri birlerini de korkutmaya başladı. 

Seçimler oldu bitti maşallah şarkılarıyla köşke Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uğurladılar. 

CHP genel başkanı alışmıştı seçim kaybetmeye yalnız bu sefer kendisi değildi çağırdığı çırağı kaybetmişti. 

İnceye Kaybetmek çok zor oldu. 

Genel başkanıyla araları gerildi. 

Kılıçdaroğlu bir rakibi daha harcadım der gibi ıssız yerlerde gülerken. 

Muharremde boş durmadı. 

Sen bana bunu yaparsan bende senin partini bölerim oylarını çalarım dercesine.  

Muharrem yeter artık Kemal çekil partini başından dese de. 

Bir ayağın çukurda girmiş hala iktidar olacağım dersin. 

Halk Kemal seni iktidar etmem diyor. 

Bırak bu sevdayı diyenler parti kapısında soluyor.  

Muharrem, Kemal CHP genel başkanlığını vermezse ben meydanlara ineceğim dedi. 

Parti otobüsü ince, ince muharremce Anadolu şehirlerini dolaşıyor. 

Muharremin rakibi sadece iktidar değil öncelikli olarak CHP çakma lideri Kemal. 

Muharrem gelebilir mi, CHP oylarını bölebilir mi? 

Bunlar biraz erken. 

Madam Hayganuş'un kocası Agop ölmüş. 

Hayganuş çok üzgün.  

Sevgili kocasının mezarının başında oturmuş ağıt yakıyor. 

Komşuları, arkadaşları da elleri önlerinde bu dramatik anı saygı içinde sessizce izliyorlar. 

Hayganuş'un kocası Agop'a yaktığı ağıt herkesin gözlerini yaşartıyor: 

‘‘Ah Agop efendi ah...  

Sen ne güzel, ne âlim adam idin... 

Fransızca bilir idin... 

İngilizceyi, Alamancayı fevkalade konuşur idin... 

Sen edebiyattan, fizikten, kimyadan, riyaziyeden çok iyi anlar idin... 

Şiir bilen yazar idin...'' 

İzleyenler suskunluk içinde bekliyorlar, ama ölçüyü kaçıran Hayganuş'un Agop'a sıraladığı övgüler bir türlü bitmek bilmiyor. 

Artık biri dayanamıyor ve patlıyor: 

‘‘Yahu Madam Hayganuş, amma da büyüttün ha!..  

Agop'u hepimiz tanır idik.  

Rahmetli hiç de dediğin gibi bir adam değil idi. 

Mesela, Fransızca filan bilmez idi.  

Şiir de yazmaz idi.  

Az biraz okuması, yazması var idi.  

Hepsi o kadar...'' 

Madam Hayganuş, komşusunun bu sözlerini duyunca hemen ağlamasını kesmiş ve başını kaldırarak gururlu bir sesle şöyle yanıt vermiş: 

‘‘Olsun... Heves eder idi.'' 

Şimdi bizim Muharrem incede o hesap. 

Hevesleniyor çıkmış uzun ince bir yollara giderim şehir kasaba diyor. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (546) 896 57 35
Reklam bilgi