Dünyadan Ahirete Yolcuyuz

"Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz." (Ankebut 29/57)
Şayet ölümden kurtulan biri olsaydı, hiç şüphesiz alemlere rahmet Hz. Muhammed (sav) olurdu. Böyle bir gerçek varken, bu gerçeği kim değiştirebilir veya bu fermanın karşısında kim durabilir.
" Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler."
"Sonra şüphesiz, sizde kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız." (Zümer 39/30,31. ayetler)
Ölümden asla kurtuluş yoktur ve biz bu dünyaya kısa bir süre misafir olarak geldik sonunda Rabbimizin "dön" emrine teslim olarak O' na döneceğiz. Bunun bilincinde olarak yaşarsak, anlamlı ve kayda değer bir hayat yaşamış oluruz.
Kâfirler ölümü asla hatırlamak istemezler zira ölümü yokluk olarak bilirler. Sahip oldukları servetin, köşk ve sarayların ve muhkem kalelerin kendilerini ölümden kurtaracağını zannederler. Oysa yüce Rabbimiz ne buyuruyor. "Nerede olursanız olun ölüm size ulaşacaktır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile!" (Nisa 4/78)
Ölüm de hayat gibi Allah ın yaratması ile meydana gelmektedir.
"O, hanginizin daha iyi amel işleyeceğini ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yaratmıştır." (Mülk 67/2)
Her insanı, ölümle başlayan ve sonsuza dek sürecek bir hayat beklemektedir. Bizler bu dünyada bir misafir gibiyiz. Fakat bu misafirhanede yaptığımız her işten, söylediğimiz her sözden, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan, yapmamamız gerekirken yaptıklarımızdan, kısacası tüm yaşadıklarımızdan ahirette hesap vereceğiz.
Akıllı insan, karşılaşacağı o günü hesap ederek hareket eden insandır. Bunu akledemeyenler gerçekten ziyana uğrayanlardır.
Mülk suresinde akletmeyenlerin akıbeti şöyle anlatılmaktadır.
"Rabbini inkar edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür."
"Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler."
"Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara : Size korkutucu (uyarıcı) bir peygamber gelmemişmiydi? diye sorarlar."
"Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, uyaran bir peygamber gelmişti, Fakat biz onu yalan saymış ve : Allah ın bir şey gönderdiği yok, siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz, demiştik."
"Ve şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkumları arasında olmazdık. Diye ilave ederler."
"Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkumları." (Mülk 67/6-11.ayetler)
Ölüm insan için en büyük nasihattir. Ölümü düşünmek, Müslümanın yaratıcı ile bağını kuvvetlendirir. O'ndan gelen sese kulak vermesini sağlar. Bu hayatı anlamlı bir şekilde değerlendirerek bütün sorumluluklarını yerine getirmesine yardımcı olur. Allah ın ihsan ettiği sayısız nimetlere şükretmesini bilir ve o nimetlerin geçici olduğunu düşünerek onlara aşırı bir sevgiyle bağlanmaz. Geçici olan ve meşru olmayan zevk ve eğlencelerin peşinden koşmaz.
Yalandan, hileden, aldatmaktan, aldanmaktan, fitneden, dedikodudan, yetim malı yemekten, cana, mala, ırza, namusa saldırmaktan uzak durur.
Ölümü yok oluş olarak görenler, bu alemde gayesiz ve sorumsuz bir hayat yaşarlar. Onlar için bu dünya sadece yeme, içme ve eylence yeridir. Hak hukuk diye bir şey yoktur. Her yol mübahtır. Kendi zevki ve çıkarı için yapamıyacağı hiçbir şey yoktur.
Bu dünyayı cehenneme çevirenler ve adeta yaşanmaz hale getirenler, kendi refahları ve zevkleri için, kendinden olmayanlara hayatı zindan edenler, yağmalayanlar, yakanlar yıkanlar işte bu insanlardır.
Milletlerin ve insanların Allah cc tarafından tayin edilmiş, belirlenmiş ecelleri vardır. O süre dolunca artık bir saniye bile ertelenmezler.
"Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler. (Nahl 16/61. ayet)
"Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir." (Müminun 63/11.ayet)
"Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Münafikun 63/11. ayet)
Bu ayetlere rağmen bir kısım insanlar, kendi efendilerinin, ölüm meleği canını almaya gelince
" daha yapacak işlerim var, şimdi zamanı değil" diyerek geri çevirdiği gibi yanlış, sapık, Kur an a uymayan saçmalıklar beyan ettikleri bilinmektedir. Bunlar, Allah ın ayetlerine rağmen böyle bir cesareti zannedersem, müntesiplerinin cehaletinden almaktadırlar. Başka türlü izahı çok zordur.
Her an ölümün gelebileceği şuuru ve inancıyla yaşayan, sorumluluklarının farkında olan, böylece rızayı ilahiyi kazanarak "Meleklerin " size selam olsun. Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık olarak cennete girin" diyerek, tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." (Nahl 16/32. ayet) ayetine ve davetine mazhar olan kullarından olmamızı temenni ve niyaz ediyorum.
Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (546) 896 57 35
Reklam bilgi