ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ

    Birlikte yaşamanın en tabii sonucu; insanların birbirini eleştirmesidir. Çünkü yüce Allah, her insanı farklı bir kabiliyet ve karakterde yaratmıştır. Her insan kendi yapıp ettiklerinin en doğru olduğuna inanır veya doğru olduğuna kanaat getirdiği şeyleri yapar. Diğer insanlar da bu yapılıp edilenleri ya beğenir, takdir eder; ya da beğenmez, karşı çıkar ve değişik bir tarzda yapılmasının daha doğru olacağını düşünebilirler. Bunun adı da eleştiridir.
    “Eleştirmek” kelimesi, “”elemek” kökünden türetilmiş bir kelimedir. Bir şeyi, örneğin bir tahılı elerseniz, onun işe yarayanını yaramayanından ayırmış olursunuz. Atalar derler ki; “leğen gibi olma, kasnak gibi de olma, elek gibi ol.” Bildiğiniz gibi leğen, hiçbir şeyi alta geçirmez, kasnak da hiçbir şeyi üstünde tutmaz, hepsini alta geçirir. Elek ise bir kısmını alta geçirir, bir kısmını da üzerinde tutar. Bu sebeple elek iyidir, elemek iyidir. Eleştiri de böyle bir şeydir. Başkalarının yapıp ettiklerinin iyi tarafları da olabilir kötü tarafları da. Eleştirirken, iyi tarafları da görmek lazımdır.
    Kırşehirli hemşehrilerimin de bildiği gibi bir benzetme daha vardır. Derler ki; “keser gibi olma; hep bana hep bana, rende gibi olma; hep sana hep sana, testere gibi ol; bir sana bir bana.”
    Eleştirirken insafı elden bırakmamak gerekir. Ayrıca eleştiri, dedikoduya değil gerçek bilgiye dayanmalıdır. Yanlış olduğunu kesin bildiğimiz bir konuda, usulüne uygun, yapıcı bir üslupla müdahale edilmeli, amaç düzeltmek olmalıdır. Amaç, üzüm yemek olmalı, bağcıyı dövmek olmamalıdır. Yanlışa müdahale etmemek ve sessiz kalmak, o yanlışı meşru saymak olur. Allah’ın Rasulü (s.a.v.), bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Bir kötülüğü gördüğünüzde onu elinizle düzeltin, elinizle düzeltemiyorsanız, dilinizle müdahale edin, buna da gücünüz yetmiyorsa kalbinizle buğz edin. (Yani o kötülüğün yapılmasını kalben istemeyin.) bu da imanın en zayıfıdır.
        Değerli Kırşehirli okurlarım; kesin bilgimiz olmayan noktalarda görüş beyan etmekten kaçınmalıyız. Zan ile hareket etmek yanlıştır ve insanı günaha sokar. Müslüman, söylediği her sözün, yaptığı her işin bir sonucu olduğunun, onun hesabını vereceğinin bilincinde olmalıdır. Çünkü yüce Allah Kur’an-ı Keriminde şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok esirgeyendir.” (Hucurat Suresi/12. Ayet)
Eleştirilerimiz, magazin kültürüne dayanmamalı, hakaret içermemelidir. Sağlam bilgiye ve sağlam kaynağa dayanmalıdır. Doğruluğundan emin olmadığımız bilgi ve haberlerin, taşıyıcılığını yapmamalıyız.  Hele de günümüzde, akı kara karayı ak gibi göstermeye çalışan şer odakları varken… İnanan insanların, Müslüman olduğunu söyleyen insanların bu konuda çok hassas olmaları gerekir. Yüce Peygamberimiz; “Duyduğu bir haberi, doğruluğunu araştırmadan hemen başkalarına aktaran kimseye, bu davranışı günah olarak yeter” buyuruyor. Yüce Allah da Kitabında şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat Suresi/6. Ayet)
Kur’an ahlakıyla ahlaklanan insanlar, basiret sahibi olur ve olgun davranırlar. Gıybetten, dedikodudan, yalandan, iftiradan kesinlikle uzak dururlar. Doğru bildiklerini de söylemekten asla çekinmezler. Hem kendilerini düzeltir hem de etraflarını düzeltmenin mücadelesini verirler. Eleştirinin haklı olduğu noktalarda, eleştirilenler de bu eleştirileri ciddiye almalı, hem yanlışlarından vazgeçmeli hem de kendisini uyaran kardeşine teşekkür etmelidir. Müslümanlar, birbirlerini eleştirmekten asla korkmamalı, haklı oldukları noktalarda mutlaka eleştiri yapmalıdırlar.
Birilerine yaranmak için, doğru yanlış her sözü alkışlamak yalakalıktır, dalkavukluktur. Bu tür yalakaların olduğu yerde, hep pohpohlanmaya alışmış yöneticiler, eleştiriyi sevmezler. Kendilerinin hep doğru yaptıkları zehabına kapılarak bazen büyük yanlışlara düşebilirler. Eleştiri kültürünün geliştiği toplumlarda, yanlışlar asgariye düşer. Doğru haktır. Hakkın hatırı halkın hatırından üstündür.
Haksızlık kimden gelirse gelsin, mazlum kim olursa olsun, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmayı şiar edinen gerçek Müslümanlar olmak dileğiyle.
Selam ve dua ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (546) 896 57 35
Reklam bilgi