İstanbul Sözleşmesi

2011 yılında bugünkü iktidar tarafından kabul edilen “ İstanbul Sözleşmesi” son buldu mu? 

Dört yıl önce AKP Kadın Kolları Genel Başkanı konuşmasın da İstanbul Sözleşmesini parlamentosundan ilk geçiren ülke olmanın gururunu taşıyoruz demişti. 

Zaman zaman gündem olan“İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması”  

Belirli çevrelere sıkıntı verecek gibi gözüküyor.. 

“Sadece kanun yaparak kadına yönelik şiddetin önlenemeyeceğini belirterek İstanbul Sözleşmesini kabul ettiklerir- günden bugüne kadar, kadına yönelik şiddet artı”. 

Eksilmedi her gün bir değil birkaç kadının şiddet kurban oluyor. 

Bunlar bilinen, görülen, duyulan ya görülmeyen, duyulmayan, susturulan kadınlar mazlumlar ne olacak. 

Onların sayısı bilinmiyor. 

Kadına şiddet devam ediyor. 

Sözleşmenin kaldırılmasını isteyen çevrelerde heyecan uyandırıyor.
Ne oldu da iktidar çevreleri kendisinin çıkardığı yasayı yürürlükten neden fes etti dersiniz.
Aradan geçen on yıldan sonra iktidar kanadında böylesine keskin bir anlayış değişikliği neden gerekli oldu? 
Sözleşmenin kaldırılması için öne sürülen  

“Ailenin çürümesi”, 

“Boşanmaların artması”, 

 “Ahlak yoksunluğunun çoğalması”,  

“Eşcinselliğin yaygınlaşması da” artış oldu. 

Diyenler horlanmıştı, gündeme getirenler hakkında mahkemeler açılmıştı. 

Köşe yazısından dolayı Abdurrahman Dilipak hakkında seksen bir ilin kadın kolları tarafında dışlanmıştı. 

Kadın kolları tarafında sevilmeyen yazar olmuştu. 

Bugün ise tam tersi oldu. 

Kadın kollarının savunduğu sözleşme neden kaldırıldı. 

İstanbul sözleşmesi şekil mi değiştiriyor. 

Halk desteğini kaybetmekten endişe duyan iktidarın yeni bir siyasi yaklaşımı mı? 

İktidar araç olarak mı kullanılıyor?
Seçim kaygısı duyan iktidar yeniden başa mı dönüyor. 

Son seçimlerde seçmenlerin desteğini kaybeden iktidar, muhafazakâr sağcı kadınları yeniden çatısı altına almak mı istiyor. 

Ak parti Kadın kolları sözleşmenin kaldırılmasına ne diyor.. 

Atanmış kadın il başkanları nasıl düşünüyor. 

İslamcı, muhafazakâr, sağcı kesimde siyasi destek bulmaya çalışırken, batıcı kadın seçmenlerin desteğini riske atmak stratejisi nasıl bir sonuç verecek, göreceğiz.
İstanbul sözleşmesi, kazanılmış haklar olarak gören milyonlarca kadının kırmızıçizgisi olarak görülüyordu. 

Bugün muhalefet ne diyor İstanbul sözleşmesi geri gelecek diyor. 

İktidarı acil almış olduğu bir karar olarak söylüyor. 

Ne diyelim yeni bir gündem geldi. 

Günlerce televizyon ekranlarında yorum dinleyeceğiz? 

Devlet, şiddet gören, “Kadına yönelik şiddetin kader değil, politik olduğunu” anlatmak gerekli. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (546) 896 57 35
Reklam bilgi