Veren El Olabilmek

Bu mübarek rahmet ayında iyiliklerimizi olabildiğince artırarak kazançlı çıkmanın, gerçekten bayramı hak etmenin gayreti içinde olmalıyız. Gerçi insanların ihtiyaçları 12 ay devam ediyor. Yapılan iyilikleri, özellikle zekat ve sadakayı sadece ramazana has kılmamalıyız. Bütün yıla yamalı ve ihtiyaç sahiplerini her zaman görüp gözetmeliyiz. Fakat ramazanın ayrı bir özelliği var. Bu ayın apayrı bir kutsiyeti var. Bu ayda yapılan iyilik ve ibadetlerin müminler nazarında farklı bir yeri var. Bu ay adeta hasat mevsimi gibidir. Örneğin bir çiftçi her ay çalışır fakat hasat mevsimi gelince daha uyanık olmak ve daha çok çalışmak zorundadır. Bu mevsimde yapacağı ihmalkarlık bütün emeklerini zayi edebilir. Ramazan da hayır ve ibadetler açısından öyledir. Yüce Allah uyanık olmayı, bu ayın feyiz ve bereketinden yeterince istifade etmeyi bizlere nasip eylesin. Amin. Değerli Müslüman kardeşlerim! İyilik ve hayır yapmak için fakirin ve yoksulun kapımıza gelmesini veya el açıp istemesini beklemeyelim. Özellikle durumunu insanlara açıkça bildirmeyen, ar ve haya sahibi, onurlu yoksulları kendimiz arayıp bulalım ve onların ihtiyaçlarını giderelim. Dilenen insanlar aç kalmazlar. Onlar genelde bu işi meslek edinmiş ar ve hayaları kalmamış yüzsüz insanlardır. Bunların içinde pek nadir de olsa ihtiyaç sahipleri çıkabilir. Fakat dilenmeyi gururuna yediremeyen, iffetli insanları arayıp bulmak çok daha önemlidir. Şu ayete kulak verelim. "... Hayır olarak yapacaklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız." "(Yapacağınız hayırlar) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşmayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir. "(Bakara suresi 272-273.ayetler) Bir de ihtiyaç sahiplerine yapılan infakta, elimizdeki malın iyisinden vermeli ve insanların onurunu incitmemeye özen göstermeliyiz. Yine bu konuda ayetler bize ölçü vermektedir. " Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden sizin için çıkardıklarımızın iyi olanlarından hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamıyacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkmayın. Biliniz ki Allah zengindir. Övgüye layıktır." (Bakara suresi 267.ayet) Zekat olsun sadaka olsun yapılan hayırların gizli yapılması, açıktan yapılmasından daha üstün sayılmıştır. Zira gizlice yapılan hayırlar, riya ve gösterişten uzak olması sebebiyle hem Allah ın rızasına daha uygundur hem de insan haysiyet ve şerefini muhafaza bakımından daha faydalıdır. Bu konuda da Yüce Rabbimiz bize ölçü vermektedir. "Eğer sadakaları (zekat ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne ala! Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. (Bakara suresi 271. ayet) Geleneksel anlayışta, ihtiyaç sahibine verirken ifade edilen bazı onur kırıcı sözler var ki, bunların hiçbir dayanağı yoktur. Örneğin: "Bu benim zekatım veya fitrem, aldın kabul ettin mi?" Hatta bu söz üç defa tekrarlanır. Bunun hiçbir dayanağı yoktur. Zekat veya fitre olduğunu, veren kimsenin bilmesi yeterlidir. Bunu verdiği kimseye açıklamasına gerek yoktur. Bir de, verebilmek için illa da ekonomik açıdan belli bir seviyeye ulaşmayı beklememeliyiz. Sahip olduklarımızı sürekli yetersiz görerek, Hayatımızı beklentilerle ve yoksulluk duygusu ile dolduruyoruz ve bu durum bizi paylaşmaktan alıkoyuyor. Çünkü ne kadar fazla şeye sahip olursak, sahip olmadıklarımızın listesi o kadar uzuyor. "Verecek bir şeyim yok" demek, bana hiçbir şey verilmedi, demektir. Oysa peygamberimiz, "Yarım hurma ile de olsa hayır yapınız" buyuruyor. Yüce Allah kullarına karşılıksız verdiğini, onlardan cennet karşılığında istiyor. Biz bu dünyaya sahip olmak için değil, şahit olmak için geldik. Yaptıklarımız bizim şahidimiz olacaklardır. Bunun bilincinde olarak verdiklerimizin miktarından çok niyet ve tavrımız önemlidir. Yüce Allah, sadece kendi rızasını gözeterek verenlerden ve bu mübarek ayda kazançlı çıkanlardan eylesin. Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi