Sanayide Tarımda Neredeyiz?

Kırşehir’de yaşamak, ayakta durmak oldukça zor bir hadisedir. 

Kırşehir’de çekememezliğin var olduğunu, birbirini istememezliğin bol olduğunu, fitneliğin, hasetliğin ve kıskançlığın oldukça yaygın olduğunu, bu şehirde yaşayarak görüyoruz. 

Bu zihniyet var oldukça şehrimiz hep geri gidiyor. 

Göç veriyor. 

Köyler bitiyor, kasabalar düşüyor. 

İlçeler küçülüyor. 

Mantık. 

“Benim yoksa başkasının da olmasın!”  

“Az Olsun Benim Olsun” anlayışı yaygınlaşıyor.  

Yardımlaşmak, paylaşmak, öncelikler arsında olsaydı çok daha güzel olmaz mıydı? 

Kırşehir iklim açısından bozkırın tezenesi olsa da tahıl ambarı diyebiliriz. 

Yaylım meralarımız çok geniş, bu yüzden hayvancılığa elverişli bir iliz. 

Coğrafi bölge açısından, Anadolu’nun merkezi konumunda olan şehiriz. 

Başkente çok yakınız. 

Türkiye’nin her yerine aynı mesafedeyiz. 

Ancak biz bu konumdan faydalanamıyoruz. 

Şehrimizin sorunlarını üstlenecek seçilmişler çıkaramıyoruz. 

Çünkü seçilmişleri biz seçmiyoruz atanmışları sandıkta okeyliyoruz. 

Yukarının atamış olduğu ancak sahibine hizmet ediyor. 

Kırşehir’in gelişmesi adına kafa yoran insanlar bir araya gelemiyor. İktidar partisi muhalefet partisini kabul etmiyor. 

Partizanlık her şeyin önünde oluyor. 

Bugün seçilmiş belediye ne diyor, biz yatırımdan pay alamıyoruz. 

İktidar partisi hayır para geliyor belediye çalışmıyor. 

İki vekil bir araya hiç gelmiyor. 

İktidarın teşkilatıyla, muhalefetin teşkilatı laf üretiyor. 

Sivil Toplum Teşkilatları ya iktidara yakın duruyor, ya da muhalefet gibi konuşuyor. 

Oda temsilcileri siyasi partilerin arka bahçesi gibi konuşuyor. 

Bölük pörçük bir görüntümüz var.  

Birlikte güç olan komşu şehirler marka şehirler olurken bizim gibi benim olsun da başkasını boşver diyenler var oldukça küçülmeye devam ediyoruz. 

Birlik ve beraberliği sağlayamadığımız için de, şehrimiz küçülüyor. 

Seçilmişler birlik içinde güven vermiyor. 

Sanayide, istenilen seviyelerde değiliz. 

Tarımda tam istediğimiz yerde değiliz. 

Hayvancılıkta iyi gibi görünsek de kapasiteyi artıramıyoruz.  

Kel, kör, topal gidiyoruz.  

“Bir kel, bir kör, bir de topal yolda yürüyorlarmış. 

Yanlarından çok hızlı araba geçmiş.  

Kel bak şu hayvana, demiş.  

Topal ben onu bir koşuda yakalar gelirim, demiş.  

Körde boşuna koşma ben onun plakasını aldım zaten demiş.” 

Hikâyesi aynen şehrimizde yaşanıyor. 

Keller, körler, sağırlar her zaman birbirlerini ağırlar sözü hayatın içerisinde. 

Siyaseti elinde tutanlar. 

Benim dediğim olsun gerisi önemli değil mantığını taşıyanlar. 

Kırşehir birleşirse ben küçülürüm diyen küçük beyinliler var oldukça bu şehir büyümez. 

Kırşehir olarak sanayide, tarımda, siyasette neredeyiz?  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi