Kurbanımız ve Tüm İbadetlerimiz Âlemlerin Rabbi Allah İçindir

Kurban; sözlükte ‘’yaklaşmak ‘’ manasına gelir. İslam hukuku dilinde, ‘’Allah a yaklaşmak için kesilen hayvan’’ manasına kullanılır. Yani yüce Allah ın razı olacağı bu eylemi yaparak O’nun sevgisini ve rızasını kazanmaktır. Zira O kullarına her zaman yakındır. Önemli olan,  kulun bunun farkında olarak her eyleminde O’nun rızasını gözetmesidir.
Kurbanı anlayalım: Kurban,  Hz. Muhammed (SAV) in ümmeti dışındaki, önceki ümmetlere de Yüce Allah ın meşru kıldığı bir ibadettir. Şu ayet bunun delilidir. ‘’Biz her ümmete, hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine, Allah’ın adını ansınlar diye, kurban kesmeyi gerekli kıldık.”(Hac Suresi 34. Ayet)
Kurbanın tarihçesini ta Hz. Âdem’in oğulları Habil ve Kabil’e kadar götürmek mümkündür. Maide Suresi 27. Ayette yüce Allah; “Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti.” Buyurmaktadır.
Daha dar bir çerçeve içinde ele alınacak olursa Hz. İbrahim’e kadar uzanır. O İbrahim ki, Hakk’a teslimiyetin en güzel örneğidir. Kur’an-ı Kerim’de, o ve oğlu İsmail’in merkezinde oldukları kurban hadisesi anlatılmaktadır.
Saffat Suresinde Hz. İbrahim’in putperest bir kavimle olan mücadelesi ve putları nasıl kırıp geçirdiği anlatıldıktan sonra (Saffat Suresi, 83-99. Ayetler) yüzüncü ayetten itibaren şu şekilde anlatılıyor:
“Ey Rabbim! Bana Salihlerden olacak bir evlat bağışla, dedi.”
“İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.”
“Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince; ‘Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı(kurban ettiğimi) görüyorum. Bir düşün. Ne dersin?’ dedi. O da cevaben; ‘Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun’ dedi.”
“Böylece ikisi de teslimiyet gösterdiler. (İbrahim, oğlu İsmail’i boğazlamak için) yüzüstü yere yatırınca”
“O’na, ‘Ey İbrahim!’ diye seslendik.”
“Rüyana bağlı kaldın! İşte biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz.”
“Doğrusu, bu gerçekten çok açık bir imtihandı.”
“Biz, oğluna bedel, ona büyük bir kurban verdik.”
“Böylece biz onun, sonraki nesiller arasında övgüyle anılmasını sağladık.”
“Selam olsun İbrahim’e.”
“Güzel davrananları İşte böyle mükâfatlandırırız.”
“Çünkü O, inanan, Salih kullarımızdandı.” (Saffat Suresi, 100-111. Ayetler)
Kurbanın önemi:7
Bayramda kesilen kurban, insana bahşedilen hayat nimetine şükür, yüce Allah’ın bu günlerde, oğluna bedel olarak kurban kesme emrini yerine getiren İbrahim Peygamber’in mirasını yaşatmak, günahların affı ve hataların bağışlanması için yapılır. Sayısız nimetlere bir şükür vesilesi ve Allah’ın rızasının kazanılması için kurban bir fırsattır. Nitekim Kevser suresinde ‘’(Ey Muhammed) biz sana kevseri verdik. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes’’ buyrulmuştur. Kevser: Çok nimet demektir. Rabbimizin kullarına nimetleri saymakla bitmez.
Hac suresi 34. Ayette, her ümmete kurban kesmenin meşru ve gerekli kılındığı, bunun sebebinin de Allah adının anılması, yine Hac 28. Ayette, etinin yenilmesi ve fakirlere dağıtılması belirtilir. Buda göstermektedir ki kurban,  Allah ın anılması O’nun rızasının kazanılması ve etinin yenilip fakirlere de dağıtılması için emr olunmuş bir ibadettir
Şu ayete de dikkatinizi çekmek istiyorum. ‘’Bu hayvanları şükredesiniz diye size boyun eğdirdik’’ (Hac suresi 36. Ayet) Sayısız nimetlere bir şükür vesilesi ve Allah rızasının kazanılması için kurban bir fırsattır.
Hakikatte kesilen kurbanların ne etleri ne de kanları Allah a lazım değildir. Allah bu vesile ile müminlerin sadece takvasına (sorumluluk duygusuna) bakmaktadır.
‘’Onların ne etleri ne de kanları Allah a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. Güzel davrananları müjdele.’’(Hac suresi 37. Ayet) buyurarak kurban kesmenin amacı bütün açıklığı ile ifade edilmiştir. Bu ayet genel olarak bütün ibadetlerde iyi niyetin ve ihlâsın gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Anlaşılıyor ki ibadetlerimizde Allah rızasına ulaştıracak olan temel unsur, kalplerimizin takvası, yani bu ibadeti sorumluluk duygusuyla, gösterişten uzak olarak, sadece Allah rızası için yapma çabasıdır. Hz. Peynirler (s a v) de bir hadisinde: ‘’Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti ne ise, eline geçecek olan odur’’ Ayrıca ‘’Hali vakti yerinde olduğu halde kurban kesmeyen bizim mescidimize yaklaşmasın’’ buyurarak, imkânı olduğu halde kurban kesmeyenlere karşı sert ifadeler kullanmıştır.
Bayramları hem sevinç hem de Allah katında kazanca dönüştürmek elimizdedir. Etrafımızda birçok mağdur ve yoksul insanların olduğunu unutmayalım. Ümmet bilinciyle hareket edelim. Yerli yabancı demeyelim. Hele de ülkemize sığınmış, çok olumsuz şartlarda yaşayan, çok düşük ücretle çalışıp, hem evinin kirasını verip, hem de diğer ihtiyaçlarını karşılama sıkıntısı çeken insanların olduğunu, belkide evine aylarca et götüremeyen, çoluk çocuğu et yüzü görmeyen, acaba kurbanda bir pişirim et getiren olur mu diye bekleyen garibanları unutmayalım. Kurban paylaşmaktır. Kurban etlerimizi bu insanlarla da paylaşalım. Paylaştıklarımızın asıl bize ait olduğunu bilelim.
Bayramın bir gün öncesine arefe günü denir. Arefe günü sabah namazından itibaren başlayıp, bayramın dördüncü günü ikindi namazı ile biten teşrik tekbirleri vardır. Farz namazların ardından selam verince yüksek sesle teşrik tekbirleri getirilir. Bu vaciptir. Tekbirlerin yüksek sesle getirilmesine teşrik denir. Adeta kabede hacıların yüksek sesle tekbir korosuna bütün dünya müslümanları eşlik etmiş olurlar. Allah ın yüceliğini, eşi ve ortağı olmadığını, Ondan başkasına kulluk yapmayacaklarını haykırırlar. Keşke bu haykırış farkında olarak, bilinçli bir şekilde yapılsa ve O ndan başka ilah ve mabut tanınmasa. Müslümanlar yeryüzü tağutlarını hayatlarından kovabiseler. Onların beşeri tahakkümlerine karşı gerçek bir kıyam yapabilseler.
Ümmet-i Muhammedi dağınık, param parça duruma düşüren asabiyet hastalığından kurtularak İslam kardeşliğinin gerçek anlamıyla oluştuğu, bütün asabiyetlerin (ırkçılığın) bir kenara bırakılıp, Ümmet bilincinin oluştuğu gerçek bayramlara ulaşmak dilek ve dualarımla Kurbanlarımız gerçekten Allah’a yakınlaşmamıza vesile osun, bayramınız mübarek olsun. Selam ve dua ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman FAYDALI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi