Güzeller Ağlasın Bana!

                Yağmursuz, rüzgârlı bir gün… Uzak akşamlarda kalan “seni” düşündüm. Gözlerime yaş, gönlüme hazan düştü. Sesin, bakışların yâdıma düştü. Ölüp ölüp dirildim!

                Ah ne zor şeymiş ayrılık, ne yaman imtihanmış!

                Sen gelirdin yanıma, ruhum bayram ederdi; bahçede güller, kırlarda çiçekler açardı boyuna. Güneş doğardı sonra; kırlar sarıya, dağlar maviye, ovalar yeşile boyanırdı. Kuşlar kanat çırpardı, çobanlar kavalını çalardı, ozanlar sazını akort ederdi; Sen gelirdin köşe başından; yeniden başlardı hayat, yeniden doğardım.

                Yıllar geçti. Ömür sermayesi tükendi. Saçlarıma aklar, gönlüme ahlar, defterlerime mısralar düştü! Ne çok bendin, ne çok sevgiydin, ne çok huzur ve mutluluktun! Ama şimdi yoksun!

                Senden uzak bu şehrin ortasında yarım bırakılmış bir roman, tamamlanmamış bir mektup, notaları karışık bir melodi gibi hissediyorum kendimi. Ah bilsen ne çok perişanım, ne çok yalnızım, ne çok bensizim!

                Tesellisi yok dertlerimin! Günler geçtikçe, aylar, yıllar aktıkça özlemin yaralarıma tuz buz oluyor. Bütün şehirler olanca gücüyle üzerime geliyor. Kitaplara, şarkılara, anılara sığınıyorum ama yetmiyor, tesellisi yok bu derdimin, yok!

                Hani birlikte dolaştığımız o sokaklar var ya; o oturduğumuz kafeler, gezdiğimiz kitapçılar, ezberlediğimiz şiirler, mırıldandığımız şarkılar var ya onlar şimdi hepsi benim ölüm fermanım! Sadece onlar mı? Hayır? Senden bir iz, bir hatıra saklayan her ne varsa diken gibi kanatıp durmakta ruhumu! Ölüp ölüp diriliyorum geceler boyu!

                Ah ne zor şeymiş ayrılık, ne yaman imtihanmış!

                Delirmediğime, çöllere düşmediğime şükrediyorum. Başımda bir aklım, sol yanımda bir kalbim var mı yok mu çoğu zaman unutuyorum, derin derin hülyalara dalıp gidiyorum. Uyuyunca geçen şeyler vardı ya hani şimdi uyutmuyor beni, geçmiyor sızıların, iyileşmiyor bıraktığın yaralar!

                Sakın yanlış anlama, isyankâr değilim. Haza min fadlî Rabbî! Sen Rabbimin bir lütfu ve ihsanıydın bana, biliyorum. Ama gel gör ki ayrılığın ölümden beter şu küçücük kalbime. Her hatırlayışımda çöldeki Mecnun’a dönüyor bir yanım, kaldıramıyorum. Gücüm takatim kalmadı. Vuslata dair en ufak bir umudum yok. Kezzap dökülmüş bir yüz gibi çaresiz ve elem dolu kalbim! Tek tesellim sinemde her doğan günle beraber yeniden nükseden hatıralar demetidir. Onlar olmasaydı belki hiç olmayacaktım, hiç yaşamayacaktım, hiç nefes almayacaktım!  Beni yaşatan, ayakta tutan senden hatıra kalan bu acılardır. Ben bu acılarla yaşıyorum, bu acılarla hayata tutunuyorum. Onlar yaşama sebebim. Şair boşuna mırıldanmamış kulaklarımıza:

                Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz!

                Neyse sözü uzatmakta ayrı bir azap, ayrı bir işkence! Ama şunu eklemeden geçemeyeceğim: Bir tek sen anlardın beni, bir tek sen yanardın bana, sen koşardın, sen tutardın ellerimden her düştüğümde! Ama artık yoksun, varsın ama yoksun! Sır oldun, gittin! Ben de varım ama yokum! Sensiz kalan bu yangın yerinde sadece soğuk bir kül vardır artık ve ben bu külden arta kalan bir toz zerresiyim sadece!

                Yokluğun mektebim oldu. Elifba’yı söken bir tıflı ebcedhan misali hayatı sil baştan öğreniyorum senden miras bu acılar mektebinde. Ve en çokta şunu öğrendim bu mektepte: Bizim mutlu olmaya vaktimiz de yok, ömrümüz de! Gayri payımıza düşen gülüştüklerimizdir! Artık tek kelime edecek kudretim yok! İçime bıraktığın acı yeter bana! Ben bu acıyla varım, bu acıyla yaşıyorum, bu acıyla ayaktayım ancak! Güzeller, güzellikler ağlasın bana!

               

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulbari KARABEYESER - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi