Günah Keçisi Müteahhit  

Sel felaketinin yaşandığı illerde hayat normale dönüyor. 

Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinin Ezine Çayı altında kalan enkazlar kaldırılıyor. 

Birçok ilde, ilçelerde, köylerde dere yatağına dikilen konutlar yıkıldı, yan yattı, çamura battı. 

Sel baskınlarının en acısı can kayıpları… 

Balçıkların altında kalan işyerleri yeniden hayat dönmeye çalışıyor. 

Çamur deryası olan yollar kazınıyor. 

Sel sularına dayanamayıp yıkılan köprüler onarılıyor. 

Maddi zararın boyutu her geçen gün daha da belirleniyor. 

Maddi hasar gideriliyor ya can kayıpları. 

Bunlar nasıl yeniden hayata kavuşacak. 

Mal bir şekilde yeninden kazanılıyor ya canlar. 

Sular çekildikçe selin getirdiği korkunç felaketlerde ortaya çıkıyor. 

Bölge İnsanlarının birikimleri çamur deryası içinde… 

Sel suları bölge insanın yıllarca birikimini bir saatte yok etti.  

Sel gitti, geride acı, yıkım, gözyaşı, kaldı. 

 “Dere yatağı intikamını aldı” diyenler sanki bundan sorumlu olanlar değil. 

Dere yatağı neden intikamını aldı dersiniz.  

Felaketlerden çıkan dayanılmaz gerçekler: 

Çünkü insanoğlunun doymak bilmeyen dünyalıkları hırsından… 

Seçilmiş iktidar oy için evet dedi. 

Seçilmiş başkanlar imara açtı. 

İmar müdürleri inşatlara izin verdi. 

Mühendisler proje sundu. 

Müteahhitler köşe oldu. 

Mal sahipleri sele kurban oldu. 

Suçun ortakları ortada olmasa da...  

Sonunda fatura inşaatı yapan müteahhitte kaldı.  

Suçlu müteahhit bulundu. 

Günah keçisi yapıldı. 

Sonunda Tutuklandı. 

Müteahhit ceza evinde olsa da, ortakları çarşıda, pazarda geziyorlar.  

Dere yatağına yapılan binaların müteahhitleri vardı ama her binanın aynı zamanda “proje mühendisleri” de vardı.  

Mühendisler bu projeleri yapmasalardı;  

Müteahhitler o binaları dere yatağına çakıldan, yığma topraklarının üzerine dikemezlerdi. 

Bugün suçlu müteahhitse burayı imara açan, inşaat izni veren, proje sunanların hiç suçları yok mu? 

Müteahhidi tutuklanan binanın projesini yapan mühendise, dere yatağına “imar izni veren”  belediye başkanına, belediye imar dairesine, belediye meclisinin imar komisyonuna ve dere yatağını imara açanlar nerede.. 

Bunların hiç suçu yok mu? 

Nasrettin hocanın dediği gibi “hırsızın hiç suçu yok mu”?  

Dere yatağına konun binalar imar affı geldi. 

İmar Barışı Yasa düzenlenmesi ile kaçak yapılar kayıt altına alındı. 

Yıkım kararları ve para cezaları iptal edildi. 

Ruhsata bağlandı. 

İmar Yasası ve ilgili tüm mevzuat hükümleri uygulansa ne kaçak yapı olur ne de dere yatağına inşaata göz yumulur.  

Ama maalesef yerel yönetimlerin taviz kar uygulamaları ile kaçak yapılaşma yaygınlaşırken. 

İmar Barışı Yasa maddesine ilişkin düzenleme ile yapılar kaçak olmaktan sorumluları da suçlu olmaktan kurtuldu. 

Sel geldiğinde sele kurban gidiyor. 

Ormanlar yandığında yerlerine inşaatlar konuyor. 

Etme bulma dünyası eden bir gün bulacak. 

Bulanlarda ibret alacak. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi