Pazarda Sebze, Meyve Cep Yakıyor 

Meyvenin sebzenin en bereketli olduğu mevsimdeyiz. 

Halk bereketiyle bir türlü alış veriş yapamıyor. 

Doyasıya Allah’ın nimetleri olan meyveden sebzeden nasibini alamıyor. 

Çünkü meyve, sebze cüzdan yakıyor. 

Pazarda tezgâha varılmıyor. 

Markette insanlar reyonların etiketine bakıyor. 

Tarlada üretici benim suçum yok diyor. 

Toptancı tekelciler biz ne yapalım diyor. 

Kabağın, salatalığın zammı yine tüketiciye yansıyor. 

Ülke olarak Çiftçiden, üreticiden yana bir tarım politikanız yoksa. 

Tarımsal destekleriniz yeterli olmaktan çok uzaksa. 

İthal girdiler yüzünden üretim maliyeti dayanılmaz boyutlara varmışsa. 

Pazarın zammı normal… 

Tarım ülkesiyiz o kadar çok toprağımız var ki. 

Allah dört mevsim bizim coğrafyamıza ikram etmiş. 

Yaylım araziler boş hayvanlar ahırlarda. 

Eklim alanlarında ürün çeşitleri uygulanmıyor çiftçi tek üründe duruyor. 

Köylü şehre göç veriyor. 

Üretici gübre zamlı, mazot zamanlı, elektrik zamlı, işçi zamlı, sulama sıkıntılı diyor. 

Herkesin kendine göre bir mazeret buluyor. 

Tüketicinin hiçbir mazereti yok. 

Nasrettin hocanın hesabı “hırsızın hiç suçu yok” hep tüketici mi suçlu. 

Ticaret Bakanlığı, büyük şehirdeki hallerde fiyat kontrolüne başlamış pahalılıkla mücadele için. 

Devlet kontrol etmeli, vatandaşta sorumluğunu bilmeli. 

Geçen gün televizyon kanalarında bir haber satıcı kabağa kızmış imha ediyor. 

Bunu yapan ne ceza alıyor. 

Buna benzer o kadar çok gıda üzerinde oyunlar oynanıyor ki. 

Devlet kontrolde… 

Bereket ayı olan Ağustosta en çok zamlanan ürünün ne derseniz bunların başında tarım ve gıda ürünüyse, doğru çözüm için doğru teşhisi koymak gerekir ama o teşhis hallerden mi koyulur, orası şüpheli. 

“Üretiminde dünya üçüncüsü olduğumuz domatesten yola çıkalım. Çiftçi üretiyor, hal komisyoncusuna satıyor.  

Komisyoncu yüzde sekiz komisyon bedeli, vergiler ve hal rüsumu ödeyerek domatesi, tüccara, markete, ihracat yapacak firmaya satıyor.  

Alan, domatesi boyuna göre alıyor, ezik-çürük ayıklanıyor, ambalajlanıyor ve tüketim için yola çıkıyor.  

İşletme gideri, paket maliyeti, kâr derken, ürünün fiyatına en az yüzde kırk bir ekleme yapılıyor.  

Taşıma parası, halde indirme parası, yolda kaybedilen ürün maliyeti de fiyata ekleniyor.  

Burada yeniden vergi, kâr işleminin ardından domates pazara, markete gittiğinde bir daha üzerine kâr ekleniyor ve fiyat tarladaki fiyatın dört beş katı oluyor.  

Girdiler artınca tüketicinin cebine yansıyor. 

Ülke olarak yeniden tarım politikası üzerinde kafa yorulmalı.  

Bilim ile tarım ve hayvancılığı birleştirerek yaparsak dünyada neden lider olmayalım. 

Bunun içinde köylere yeniden dönüş sağlanmalı. 

Tarım alanlarının alt yapısı ve bilimsel çalışmaları yapılmalı. 

Bölge olarak ürün çeşitleri artırılmalı. 

Bunların olması için üretici bilgilendirilmeli. 

Ülkemizde tarım ve hayvancılık dedem usulüyle yürütülüyor. 

Her zaman diyorum, meslek okullarına önem verilmeli. 

Sanat okulları bünyesinde tarım okulları açılmalı. 

Burada yetişen gençlere iş imkânları sağlanmalı.  

Türkiye’de kaçta ne tarım lisesi var? 

Neden her ile tarım liseleri açılmıyor. 

Ülke olarak tarımda başarı istiyorsak ilim ile tarımı ve hayvancılığı birlikte yapmalıyız. 

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi