Etini Ye Sahibini Sorma Baba 

Atasözleri, geçmişten büyüklerimiz tarafından söylenmiş ve günümüze kadar bir miras olarak bizlere ulaşmayı başarmış yaşanmış sözler. 

Miras olarak bizden sonraki nesillere de ulaşacaktır.  

Günlük hayatta da kullanılan atasözlerimizden… 

“Üzümünü ye bağını sorma” sözü. 

Eskiden büyük ve küçükbaş hayvancılık Kırşehir’in Yağmurlu aşiretinin geçim kaynağıydı. 

Yağmurlu aşireti altı parça köyden oluşmakta…  

Benim doğduğum köyüm Yağmurlu Kurtbeli Yeniyapan. 

Aşiret hayvanlarını mevsimine göre köy arazilerinde kışlatırmış.  

Yaz gelince de yaylaya göçüp derme, çatma damlarda ve ağıllarda baharı ve yazı yaylada geçirirlermiş.  

Yaylaya göç baharla başlar güz gününe karda devam edermiş. 

Ne zaman yaylım alanlarında ot bozarır, havalar soğur, yayla göçleri köylere yeniden başlarmış. 

Köyde yaylım alanları olmadığın da her sülalenin bir yaylası varmış. 

Yaylaya göçenler bol otlu dağ ve tepelerinde koyun ve keçilerini ve büyükbaş hayvanlarını otlatarak yavrularını büyütürlermiş. 

Bununla birlikte koyunların keçilerin ineklerin sütünden, peynirinden, yoğurt çalıp yayarak tereyağına kadar kışlık yiyecekler küplere basarlarmış. 

Koyunların kuzularından, oğlak ve yünlerinden, inek ve danasından faydalanırlarmış.  

Aşiret dağlara yerleştiğinde ekim alanlarının kısalığında genelinin geçimi hayvancılıktı. 

Diğer çevre köyleri bizden farklıydı ekim alanları güçlü tarlaları vardı.  

Aşiret köylülerinin geçimi elinde bulundurduğu koyunu, keçisi, ineğiydi. 

Bugün aşiret köyleri boşaldı, geriye sadece yıkık yayla evleri ve bolca yaylım alanları kaldı. 

Helal kazancıyla geçinen aşiret köylüleri olduğu gibi birde haram, helal demeden midesini dolduranlarda yok değilmiş. 

Köylüler bazen, keçi, oğlak, koyun, kuzularının kaybolmasından şikâyetçi olsalar da. 

Çevre köyler daha çok tedirgin olurlarmış. 

Aşiret köylerinde çalmakta meşhur olanlar varmış. 

Ancak, durumu suçüstü yakalayamadıklarından bir şey de yapamıyorlarmış.  

Ama genelde köylü bu işin ehillerini de tahmin etmiyor değillermiş. 

Haram yiyiciler işlerini profesyonelce yaptıklarından çevre köylüler bir türlü suçüstü yapamıyorlarmış.  

Çevre köylerde filanın öküzü, oğlağı veya kuzusu, bir bakarsın filanın keçisi, ya da koyunu kaybolurmuş.  

Birkaç gün dedikodusu olur ve unutulurmuş.  

İnsanlar biraz da alışmışlar bu sıkıntıya. 

Çevre köylüler dua ederlermiş ki aşiretin öküzü, koyunu, keçisi ölmesin diye. 

Ne kadar hayvanlarını korumaya çalışsalardı haram yiyiciler bir yolunu bulup çalmayı sürdürüyorlar. 

Köy odasında nasıl çaldıkları anlatırlarmış. 

Haram yiyicilerin birisi arkadaşlarına çok övücüymüş gibi boğazından helal lokma geçmediğini kendisi de söylermiş ara ara..  

Haram yiyici hırsızlık yapamayacağı yaşa gelmiş canı da et istiyormuş. 

Kapsında duran koyuna, keçiye, ineğe kuzuya, oğlağa, danaya hiç dokunmuyormuş. 

Çünkü helal lokma boğazından geçmediği için hep köy odasında gururlu bir şekilde anlatırmış. 

Bir gün babasının et isteğine karşılık oğlu basının haberi olmadan evde yaşlı koyunu keser. 

Koyun kesilip kavurma yapıldıktan sonra sofra kurulur baba ne görsün bir sac dolusu kavrulmuş et. 

Bu eti nerden buldunuz?  

Ne kestiniz?” diye sorusuna; “… 

Sen yemene bak, baba “etini ye sahibini sorma” cevabını verirler. Baba uzun zamandır hasret kaldığı yufka ekmeği alıp ete hücum edip yemeye başlar.  

Ancak beklenmedik bir sıkıntı ile karşılaşan ağzındaki lokma, çiğner, çiğner bir türlü boğazından aşmayınca, oğullarına benim, yetmiş yıldan beri boğazımdan helal lokma geçmedi.  

Bu, olmaya ki benim koyunu kesip kavurma yapmayasınız… ?”  der ve kahkahalarla gülerler. 

Yılar geçse de harimiler değişmiyor. 

Dün öküz, koyun, keçi, çalanların yerine bugün devletin hazinesini çalanlar geldi. 

Halkın malını kılıfına uyduranlar var artık. 

“Üzümünü ye bağını sorma” diyenler çoğunlukta.  

Tüyü bitmedik yetimin hakkını hortumlayan hırsızlar itibar görüyor. 

Ne diyelim koyun keçi çalanlar bunların yanında yunmuş yıkanmış. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 30
Reklam bilgi