Köye Dönüş Üzerine

Geycek köyünden ilk göçen kişinin İhsan Süter olduğu kısmen kendi hayatını da anlattığı şiir kitabındaki yazılarından anlaşılmaktadır. 1950’lerde başlayan köyden göç hikâyesi başlangıçta geçim derdi ve istenmeyen olayları yaşamak mecburiyetinde kalan kişilere aitti. Ancak köy okullarının 1950’den sonra peyderpey açılışına müteakiben ilkokulu bitiren köy çocukları 1949’da açılan Mucur Ortaokulu’nda eğitimlerine devam etmeye başlamışlardır. Mamafih göçü etkileyen faktörlere eğitim de eklenmiştir. 1961’de Almanya hikâyesiyle farklı bir boyut kazanmıştı daha iyi bir hayat için göç olgusu. Bu, mecburi bir göçtü; çünkü ekilen/dikilen arazi ile ailedeki nüfus artışı karşılaştırıldığı zaman insanları bekleyen son, mukadder bir fukaralıktan başka bir şey değildi.

Yaban ellere; rızkının peşinde ecnebi memleketlere giden insanları birçok tehlike bekliyordu. Dilini, dinini ve kültürünü bilmedikleri gurbet illerinde yitip gitmek ihtimali de mevcuttu. Almanya'ya giden ilk grup işçilerden olan Ahmet amca ile Bayram amcanın yaşadığı tecrübe birebir aynıydı.80 metre karelik haim denilen bekâr/işçi odalarında sabah sekiz ile akşam beş arasına sıkışmış bir hayat... Yiyecek bol, hayatında musluktan hiç sıcak su aktığını görmemiş bir insan için sıcak su, soğuk su seçenekli duş sistemi bulunmaz bir nimet. İki öküzün peşinde, güneş doğmadan başlayıp akşam ezanının okunmasına kadar devam eden zorlu bir köy hayatından kısmen rahat bir yaşama kavuşmak olarak da tasvir eden çıkabilir...

İkinci grup Almancılar da öncekilerinkine benzer bir deneyim yaşadılar orada. Üçüncü kuşak Almancılar ise daha rahattı. Artık orası ikinci bir vatan olmuştu... Türkler Almanya'da kalıcı idiler...70'li yıllarda gurbetçi göçü dışında bir de halkta beliren tahsil meyli köy çocuklarının köyden ayrılışının da başlangıcı oluyordu...60’lı ve 70’li yıllardaki okuma sevdası özellikle erkek çocuklarının Mucur’a akmasına sebep olmuştu. 80'li yıllar da memur hevesiyle okuyan gençlerin köyden birer uzaklaşmasına şahit olunan yıllardı... Bu trend, hayatımıza giren televizyonun ışıltılı, sanal, müreffeh, yalancı dünyası ve kültür erozyonu ile birleşince köy hayatı tükenme yoluna girmiş sayılırdı.

90'lı yıllarda yaşananlar ise anlaşılması zor bir muhtevaya sahiptir. Geçimini topraktan ve hayvancılıktan kazanan insanlar bile köylerden uzaklaşmak gayretindedir... Daha rahat ve cici şehirli hayatının cazibesine kim dayanabilir ki! Bunda, rahat bir hayat için yükselen köyden şehre göç akımının ayartıcı cazibesini görmemek mümkün değildir. Neticeyi kelam köyden göçlerin bu serencamı içerisinde bazı köylülerin aileleriyle göçtüğü görülmektedir.

1990’dan sonra köyden Mucur’a göç moda haline gelince yoğunlaşan göç akımı, 2000 ‘li yıllarda köylerimizin 20-25 hanelik metruk, mahzun viranelere dönmesine kadar devam etmiştir. Hali hazırda köylerimiz boşalmış, şehirdeki hayat da eski cazibesini kaybetmiş, birçok insanı hayattan bezdirmeye başlamış durumda.. Gürültü, dağdağa, izdiham, görüntü ve çevre kirliliği, pahalılık, betonlaşma, makinalaşma, yozlaşma ve ifsadın has safhaya çıktığı günümüzde artık insanlar şehirlerin dar, sevimsiz, samimiyetsiz ve boğucu hayatından bizar vaziyetteler...

Tam bu noktada, Türk edebiyatının hikaye türünde önemli eserler vermiş olan Mustafa Kutlu’nun, tek düze ,metal, beton ve plastik yapılar arasında tüketilen modern hayat kurgusuna karşı öne sürdüğü “toprağa dönüş” tezini hatırlamak yerinde olur. Son yıllarda köylere kısmı bir dönüş başladı... Çocukluğunu geçirdiği, hatırlarla dolu köyünde tabiatla iç içe yaşamak isteyenler köye dönüş akımına canlılık katıyor... Ya eski köy evi tamir ediliyor ya da yeni bağ evleri yapılıyor. Böylece insanın yitirdiği benliğini arama serüveni devam ediyor...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa ŞAHİN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Dr. - Sevgili hocam dilinizin ucuna kadar gelmiş ama söyleyememişsiniz sanırım. Özellikle 2010 sonrası Doğu ve Güneydoğu illerinde teröre bağlı güvenlik gerekçesi ile köyler boşaltıldı. Köy okulları vs. kapandı önce.... Sanki Kırşehir ya da Muğla, Isparta... kısacası köy okullarının yüzde 90dan fazlası kapatıldı. Sizin anlattıklarınız bir sosyal olay. Sizin doğduğunuz köyden örnek vereyim. 10 yıl içinde köyünüz yüzde 80-90 göç verdi. Yazları bağ bostan diye 1-2 ayını köyde geçirenleri boş verin. Bu hızlı göçü de açıklamak gerekir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Şubat 17:40
02

Yazar - @Dr. 01 nolu yoruma cevabı: Tüm Türkiye’deki göçü yazıya dahil etmedim..

Terör nedeniyle boşaltılan köylerden bahsetmedim..

Yazıda eksik kalan hususların bir kısmını da siz ifade etmişsiniz.

Teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Mayıs 09:39


Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi