Milletin Meclisinde

İktidar muhalefeti takmıyor. 

Muhalefet iktidarı eleştiriyor. 

Rekabet eleştiri olsa da, saygı, sevgi yok görünüyor. 

Türkiye son yüzyıl boyunca birçok çalkantılardan geçmiş, darbelerle sert yönetim değişikliklerine uğramıştır. 

Her iktidar, seçimle veya darbe ile geldiği iktidarını sağlamlaştırmak ve kamuoyunu kendi çevresinde toplamak için hem iktidarı devraldığı siyasi kadrolara, hem de iktidarı için tehlikeli gördüğü muhalefete karşı suçlamalarda bulunmuştur. 

Bugünde o gelenek devam ediyor.  

İktidar, her şeyi bildiğim gibi yaparım mantığı ile hareket ederken; muhalefet, muhalefeti her şeye karşı çıkmak, her şeyi engellemek olarak görüyor. 

Her ikisi de ben haklıyım diyor ya seçmen ne diyor.   

Siyasi partiler, muhalefet, iktidar ilişkisini kendi bulundukları konuma göre değerlendiriyor; hatta zaman zaman ülke çıkarları bile göz ardı edilebiliyorlar.  

Konulara veya olaylara demokratik olgunluk ve ülke çıkarları açısından bakmak yerine muhalefet etmek veya iktidar olmak noktasında bakılıyorlar. 

İktidar devleti yönetmek  

Muhalefet ise karşı olma anlamında kullanımıyla iktidarın politikalarına karşı olmakla biliniyor. 

Normal bir iktidar muhalefet ilişkisinde iktidar ve muhalefetin demokratik sistem içinde birbirlerinin varlığına inanmış ve gerekli şartlar sağlandığında iktidarın muhalefet muhalefetin ise iktidar olacağı olağan karşılanmıştır.  

Ancak Türkiye’de iktidar muhalefet ilişkileri bu normal koşullardan biraz farklı bir gelişim sergilemiş, iktidar ve muhalefet adeta bir savaş halinde olmuştur.  

Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal gelişiminden kaynaklı olan bu durum partiler arasında kutuplaşmalara da neden olmuştur. 

Türk siyasi hayatına ne zaman çok partili dönem girmiş o gün bu gün iktidar muhalefet çekişmesi süregelmiş. 

Son yıllarda ise bu artık bariz bir şekilde halka yansımakta… 

İktidarlar eleştiriye tahammül etmeli. 

Eleştirilen yaklaşımlara kulak tıkayıp gözünü kapatmamalı. 

Eleştiren muhalefete, halka, basına, saygı duyulmalı. 

İktidarın her projesine de muhalefet mantığıyla bakılmamalı. 

Muhalefetin görevi hükümetin yanlış politikalarını eleştirmek… 

Eleştirirken katkı sunmak… 

Bugün Türk parlamentosunda bu var mı? 

Yok. 

Ne var. 

Bolca kavga, küfür, sataşma yumruklaşma. 

Meclis Kürsüsüne çıkan, ya yuhalanıyor ya, yumruklanıyor. 

Neden bu kadar tahammülsüzlük… 

Parlamento çatısı altında yumruklaşma değil tokalaşma olsa halkın huzuru mutluğu daha güzel olmaz mı? 

Bugün bu ülkenin halkı ne istiyor seçilmişlerin kaynaşmasını. 

Seçilmişler a parti, be parti değil ülke olmalı demeli. 

Bulunduğumuz şehirde aynısı olmuyor mu? 

Seçilmiş vekiller küs gibi. 

Seçilmiş başkanlar dargın gibi. 

Sivil toplum başkanları siyasiler gibi. 

Dargınların küskün görünenlerin olduğu yerde sevgi olur mu? 

Sevgi sözcüğüne hasret kalmış bir ülke olduk. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi