Tasarruf seçilmişlerde başlamalı

Tasarruflu olmak, önce israf etmemek demektir.   

Boşa geçen zaman da, gereksiz yere yanan ışıklar da israftır. Lüzumsuz çalışan her âlet, hor kullanılan her eşya israftır.  

Bir işin verimsiz yapılması, ham maddelerin ziyan edilmesi, iyi planlama yapılmadığı için kaybedilen zaman ve emek hep israftır. Yapabileceğinin iyisini yapmamak, fırsatları harcamak da israftır. 

Bugün dünyanın bir tarafı israfta zirve yapıyor. 

Diğer tarafı ise çöplüklerde ekmek topluyor. 

Yaşadığım dünyada ve ülkemizde önümüzde iki tür hayat var. 

Birisi aşırı israfta, diğeri ise aşırı açlık sınırında… 

Devlet israfta önde gidiyor. 

Yatırımlar olmalı ama bu kadarında pes dedirtiyor. 

Yık yenisi yap, kurumlar iç dizaynı tüm masa sandalye tefrişatların değişimleri. 

Yukarıdan aşağı saray döşemeli makamlar. 

Her makama otomobil, şoför, koruma. 

Her makamın sekreteri, odacısı, çaycısı, şoförü, koruması bir bakınız bu israf değil mi? 

Makama gelmeden önce bunların ne odacısı, ne sekreteri, ne çaycısı, ne şoförü, nede koruması… 

Bugün ülkemizde en büyük israf devlet kurumlarında yapılıyor. 

Halkın cebinde ne varsa onunla idare ediyor. 

Bu israfların önüne geçilmedikçe zamların da önü alınmaz. 

Ülkemizde zamların ateşi sönmüyor. 

Pazarın, manavın, kasabın zamları dinmiyor. 

Büyük  Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir televizyon programında şöyle diyor:  

“Ben tasarrufa dikkat ediyorum.  

Her meseleye ekonomik bakıyorum.  

Ben kasaba gidip 100 lira verip et almıyorum.  

Gidiyorum, kuzuyu kestiriyorum ya da toplu bir hayvanı.  

Oradan parçalayıp alıyorum.  

Buna kadar dikkat ediyorum.” 

İlahi Destici! 

 “Yüz lira verip kasaptan et almıyorum” diyorsun. 

Asgari ücretli eti unutmuş. 

Kasapta bir kilo et alamayanlar nasıl bir koyun alsınlar. 

Birileri bu ülkede deveyi tek başına görürken… 

Vatandaş kasabın attığı kemiği almak için ne zaman çöpe bırakacağı saati gözlüyor. 

Bu günlerde kasap kemikte atmıyor. 

Çünkü kemik de parayla satıldığı bir ülkede nasıl koyun alacaksınız. 

Seçilmişe, cebinde parası olana ülkemizde yaşam kolay… 

Alım, satım da sıkıntısı yok. 

Cebinde parası olmayıp cep delik cepken delik gezenler ne yapsın. 

Destici güzel açıklıyor. 

Deseydi ki ben kasapta et almıyorum, pazarda kesmiş olduğum koyunu garibanlarla paylaşıyorum. 

Demiyor. 

Ne diyor, ben kasapta almıyorum bir koyun alıp kesiyorum. 

Seçilmişler de bu yakışır bir kilo etle mi uğraşsın cebi dolular bir koyun almak varken. 

Toplumsal refahı yükseltmek için devletin daha tasarruflu, daha etkin, daha verimli olması gerekiyor. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer ÇAM - Mesaj Gönder

# genel

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aşıkpaşa Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aşıkpaşa Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aşıkpaşa Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aşıkpaşa Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Aşıkpaşa Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi